Jo ile Etiketlenmiş Yazılar

Jo ve Güiza

Aslında Jo’yu Fenerbahçe alsaymış, daha iyi olabilirmiş. Çünkü Jo-Güiza daha iyi bir ikili olurdu. Bir tek Red Kit, Jack, William ve Rintintin eksik kalıyor. Gerçi Fenerbahçe’de 3-4 tane Rintintin sayarım sana da, neyse.

Daltonlar_Resimleri

Cuma günü zor şartlarda bir Denizli maçı oynandı. Nasıl bir maçtı?
Bence iyi maç oldu. Ben Fenerbahçe’nin bu kadar mücadele edeceğini tahmin etmiyordum. Maç Dereağzı’nda, derede oynansa, futbolcular daha az yorulurdu. Dos Santos baktı ki hava soğuk, o bile koştu. İlk defa forması kirlendi.

Şükrü Saraçoğlu’nun çim problemi niye önlenemiyor?
Adam çölün göbeğine golf sahası kuruyor. Erensan, yılların Türk kazan firması, Arsenal stadının tesisatını kuruyor. Alttan ısıtmasını, otomasyonunu bir incele, belki işine yarar. Ama, Corinthians’ın çaycısını sor. Bütün klüp bilir.

Denizli tek galibiyetini Ankaraspor’a almış, bir şey farkeder mi?
Farketmez. Fenerbahçe için farketmez. Çünkü Fenerbahçe Manchester’a 3 de atabilir, Giresun’dan 3 de yiyebilir. Fenerbahçe bu. Aslında Lig’de kolay maç devri Beşiktaş’ın Adana Demirspor’a 10 gol attığı gün bitti. 15 senedir yenilgisiz lider var mı? Yok. 20 senedir 10-0 skor var mı? O da yok. Türkiye’de son 10 senede 7-1 var, 8-0 var. İkisi de malum. Uzatmaya gerek yok.

Peki ne eksik Fenerbahçe’de? Veya birşeyler eksik mi?
Fenerbahçe’de yıllardır bir eksik, bir de fazla birşey var. Eksik olan; Van Hooijdonk veya Moldovan. Fazla olan; para. Transfer taksitleri 3 ay geciksin, sen seyret, hepsi Batistuta kesilir. Van Hooijdonk dedim de, adamcağızın 3 sarı kartı vardı, 15 maç 4.sarı kartı görmedi. Emre, Lugano utanmasa soyunma odasında yatarak girecekler. Amaç, herhalde Sivas’da üşütmemek. Al sana bir eksik daha.

Önder sizce affedilmeli mi?
Eğer zaten Fenerbahçe Önder’e kalmışsa, vay haline. Adam Neill’i alıyor, Neill uçaktan gelip -10 derecede maça çıkıyor, sen hala Bekir’i yetiştireceksin. Abdülkadir, Abdülkadir diye getirdin çocuğu, ta oralardan. Şimdi nerede? İ.B.B.gov.tr.

Galatasaray Jo’yu aldı. Dos Santos yolda. Fenerbahçe’de hala Gökhan Ünal dışında bir şey yok. Sizce bu fırtına öncesi sessizlik mi?
Aslında Jo’yu yıllardır Fenerbahçe istiyordu. Kısmet Galatasaray’a imiş. Jo’yu az çok tanıyoruz. Bir kere adam şu an  iyi olsa vermezler, onu bırak problemli adam olmasa Premier Lig hiç vermez. Fakat futbolcunun sezon sonuna kadar ki performansı başka birşey. Avrupa’da oynamayacak adamı alman zaten ayrı bir bomba. Aslında Jo’yu Fenerbahçe alsaymış, daha iyi olabilirmiş. Çünkü Jo-Güiza daha iyi bir ikili olurdu. Bir tek Red Kit, Jack, William ve Rintintin eksik kalıyor. Gerçi Fenerbahçe’de 3-4 tane Rintintin sayarım sana da, neyse.

Son olarak, Gökhan Ünal transferi için ne söylerseniz?
Şöyle anlatayım; bir gün hiç giymediğin kotunu yıkamak için çamaşır makinasına sokuyorsun. Aaa, bir bakıyorsun, arka cebinde sayısal loto kuponu. Aaa, bir daha bakıyorsun trilyon sana çıkmış. İşte, sana Gökhan Ünal transferi. Veya Gökhan’ın hissettikleri.

Bu yazı Blackberi ile gönderilmiştir.

Hakkaten bu yazı Blackberi ile mi gönderilmiştir?
Hayır. Öyle yazınca daha bir havalı oluyor. E-maillerin altına da yazıyorum, millet de birşey var zannediyor. Halbuki bildiğin 6300i.

http://www.hurriyet.com.tr/spor/yazarlar/13589012.asp

, , , , , , , , , , , , , , ,

Yorum yok

3.5

Fenerbahçe biraz kapandı, biraz şanslıydı, biraz Bilica vardı, biraz Baroni vardı, biraz direk vardı, biraz topla çıktı ve 1-0 aldı. Maçın özeti bu.

3mayis1989_nezihi_ridvan_hasan

Fenerbahçe, şu an iki ligde de lider.

Fakat şu ana kadar yaptıklarının, yapacaklarının teminatı olmaya yetmediğini, Kazım’ın takometresinden Daum’un demeçlerine kadar, bundan sonraki her hareketin kaderlerini belirleyeceğini zaten Mustafa Denizli, Ertuğrul Sağlam ve Tolunay Kafkas’ın onlara öğretmiş olduğunu varsayıyoruz.

Gruptan sonraki maçlarda Fenerbahçe’nin Twente gibi rakipleri çok arayacağını da biliyoruz.

Orta sahadaki Tioté’nin, sol açık Stoch’un Twente tarafından nasıl bulunduğunu düşünmek dahi istemiyoruz.

Fenerbahçe’nin genel olarak en büyük sorunu şu;
Fenerbahçe rahat futbol oynaması için her sene gidecek, en az 7.5 tane Fenerbahçeli futbolcu transfer edecek.
Fenerbahçeli futbolcu ne demek?
Fenerbahçeli futbolcu, Erdoğan, Müjdat, Şenol Ustaömer, Vokri, Kemalettin, Metin Diyadin, Ümit Özat, Johnson, Appiah, Aurelio, Tuncay, Oğuz, Brian Steen Nielsen, van Hooijdonk demek.

Peki bize 3.5 attırtan buçukluklar kim?
Ali Nail, Sercan, Demir Hotiç, Tarık, Benhur, Kostadinov, Selahattin, Sergio, Simao, Kezman, Beschastnykh, Recep, Dos Santos, Roberto Carlos, Burak, Selçuk, Güiza, Alex, Kazım, Ali Bilgin, Önder, Deivid.

İlginç olan, son 10 senede böyle yüzlerce isim buluyorsunuz, zaten son 5 yıl en tavan yapan dönem.

Fakat 1985-1990 arasına bakıyorum, ruhsuz 5 kişi bulamıyorum.
Adamların lakapları var zaten. Deli Nezihi, raporlu Schumacher, Arap İsmail.
Yakına geliyorum, 1995 senesinin en ruhsuz adamı belki Boliç.
Hele 1988 öncesi Engin, Cem, Fikret, Selçuk, Pesiç, Rıdvan, Alpaslan, İlyas’dan geçilmiyor.

Bir de diyorsunuz ki, Brezilyalılar neden Emre’yi şikayet ediyor?

Yani benim koşmaktan lifim, cifim, tepem atacak,
Bir bakacağım orada Güiza ofsayttan, Alex birinin arkasından, Dos Santos 360’dan bana bakıyor.

Meşhur bir laf vardır.
Tembele kapıyı ört demişler, yel gelir örter demiş.

Fenerbahçe’de daha meşhur bir laf vardır.
Ayağını yorganına göre uzat, uzat uzat uzat, ohhh süper…

, , , , , , , , , , , , , , ,

5 Yorum

3G Lig

50 sene önce Amerikalı bir baba ile oğlu Londra Hyde Park’ta frizbi oynuyorlarmış. Futbolun beşiği İngiltere’de o güne kadar çok az kişi frizbi gördüğü için insanlar toplanmış seyrediyorlar. Kalabalık gittikçe artmış, sonunda bir İngiliz dayanamayıp Amerikalı babaya yaklaşmış:“Rahatsız ettiğim için özür dilerim kuzum ama sizi 15 dakikadır seyrediyorum, kim kazanıyor?” 

pes2009tslpropatchyi6

Ve 3G Turkcell Süper Lig başladı.
Herkes hazır.
Ferrari hazır, Saabri hazır, Kazım hazır, Sos Dantos hazır, Batuhan hazır, Mehmet Topuz hazır, hakemler hazır, Denizli Stadı’ndaki jeneratörler hazır, Sinan Engin hazır, tek forvette Ahmet Çakar hazır…
Kısacası herkes hazır.
Herkes öyle diyor.
Trilyon Euroluk bir Lig bizi bekliyor diyorlar.
Bir bakalım, öyle mi?

Liderden başlayalım…
Fenerbahçe, ilk maçı rahat geçti. Bundaki sebep ilk golün ilk dakikada gelmesi midir? Bence hayır. Denizli’nin zaten maç asılacak ne adamı, ne hali vardı. Fakat Fenerbahçe’deki fiziki değişim her geçen gün kendini daha belli ediyor. Bu kesin.
Dos Santos çok gol kaçırdı, bunun sebebi hayatı boyunca bek oynamış olmasından olabilir.
Baroni’ye hiç girmiyorum. Zamanında Rıdvan Dilmen Johnson’u almaya Gaziantep’e gitmişti. Akşam eve döndüğünde yanında bir de Preko vardı. Aynı hesap.
Fenerbahçe’ye hala Taner Güleri, Nonda tadında yedek bir forvete ihtiyaç var. Bu hiç gıkı çıkmayacak bir oyuncu olmalı. Belki de bütün sene hiç oynayamayacak fakat hiç sorun yaratmayacak. Denizli maçında Güiza sakatlansa forvete kim geçecek, belli değil. Karanlıkta belki Atkinson girer, fakat bu ışıklar her maç sönmüyor. Her stat da Denizli değil zaten. Bir tek Denizli için geçerli bu entresanlıklar.
Defans olayına hiç girmiyorum. Zaten yönetim konuyu anladı, Edu’ya geçmiş olsuna gittiler, kolonyayı çukulatayı bıraktılar, şimdi stoper arıyorlar.

Galatasaray…
Hiç anlamıyorum. Geçen seneki kadro zaten iyidi. Sadece belki bir sağ bek, bir de teknik direktör alacaklardı. Şimdi en az 8 tane oynatman gereken yıldız var. Arda-Kewell-Keita-Baros-Elano’nun hepsini aynı anda oynatsan maç başına 2 gol garanti yiyorsun. En az 3 gol atman gerekecek. Ayhan ve Mustafa inanılmaz iyi basıyorlar fakat topu Elano’ya getirecek adamlar onlar. O konuda Mustafa yetersiz.
Trabzon kalecisi Tolga, 2 ay sakat olduğu için oynamıyor, fakat maaşını da istemiyor. Böylece Fair-Play adayı oluyor. Fakat ne hikmetse, Linderoth Polat 2 yılda toplam 2 maçla 2 milyon Euro alıyor. Fenerbahçe Edu’yu gönderiyor, Delgado’yu siliyor, fakat Linderoth hep orada. Gökhan Zan-Servet nokta ile virgül. Ben Hakan Balta’nın da Avrupa’lı Galatasaray’ın sol beki olabileceğine hala inanmıyorum. Bütün bunları toparlayacak olan adam Frank Rijkaard. Belki küçük bir Barcelona yaratacak, belki sene sonunu zor görecek.

Beşiktaş…
Valla Mustafa Denizli de biliyor, maçı çevirecek bir tane adamı yok. Az buçuk Delgado vardı, şimdi herkes Bobo’nun, Nobre’nin, Nihat’ın eline bakıyor. Bobo isterse 30 metreden gol atıyor, istemezse hiç yok. Ernst, Fink, Ferrari, Erhan tam Beşiktaş Lisesi mezunu. Karakterleri ile, giyimleri ile, kuşamları ile tipik Beşiktaş oyuncuları. Ne yıldızlar, ne ezikler. Ne çok artıları var, ne çok eksileri var. İşte bütün bunları düşünüp, taşınıp Mustafa Denizli’nin plan yapması lazım. Çünkü bu sene Galatasaray ve Fenerbahçe’yi öyle yenmeden ekarte edemezsin.

Sivas ve Trabzon…
Bunların ikisini birden yazmak istedim. Maçı da seyrettim. Bir kere Sivas’ın niye şampiyon olamayacağını ben size anlatayım, hemen anlayacaksınız.
Trabzon gol atıyor, kale arkasında Sivas seyircisi var, çekirdek çıtlatıyor. Sıfır tepki.
Sivas beraberlik golünü atıyor, kale arkasında Sivas seyircisi var, aaa çekirdek çıtlatıyor. Hiç tepki.
Yahu insan bir kızar, küfür eder, sevinir, üzülür. Yok anam, bunlar çekirdek çıtlatıyor.

Trabzon’a gelince.
Trabzon’un genel olarak bir daha şampiyon olabilmesi 3 ihtimale bağlı.
1. 3 büyükler ve Bursa, Sivas, Kayseri, Antep, Samsun, Kars, İnegölspor, İnebahtıspor vs. hepsinin kötü olduğu bir sezonu bekleyecek,
2. Şota, Arçil, Ünal, Hami, Ogün, Abdullah, Soner, Orhan vs. bu jenerasyonu tekrar yakalayacak,
3. Ya da Trabzon’u kapatacaksın, bütün klübü İstanbul’a taşıyacaksın. Başka yolu yok.

Hey gidi günler hey.
Hami dedim de, aklıma bir anı geldi. Trabzon bir gün Avrupa maçı yapıyor. Takımın ismini hatırlayamadım, önemsiz bir eleme maçı. Kahveye girdim, çaycıya sordum, maç başladı mı diye. “2-0 oldu birader” dedi ve ekledi, “30-35 Hami”.
“Fakat nasıl olur, maç ne zaman başladı ki 35.dakika oldu?” dedim.
Herif sinirlendi, “Ne dakikası birader, 30 metre-35 metre Hami. Çekil kenara.”

Bursa…
Hayatım boyunca 3 büyüklerin karşısında şampiyon görmek istediğim tek takım.
Şampiyon olursa formasını alacağım tek Anadolu takımı.
Bence forması ile, seyircisi ile, stadı ile, havası ile, anıları ile, ufak bir Premier Lig takımı.
Yani bu takım, bu klüp, bu seyirci İngiltere’de olsa Crystal Palace kadar tarihi olur, QPR kadar başarısı olur.
Fakat Türkiye’de olmuyor işte. 3 büyüklerle o fark hep açılıyor.
Tam yakalıyor, yine açılıyor.
Avrupa’ya on yılda bir çıkıyor, hiç bir takımı eleyemiyor, para kazanamıyor, para olmadığı için kuvvetli takım kuramıyor, sonraki sene Avrupa’ya da çıkamıyor. Böyle bir kısır döngü.
Halbuki para Avrupa’da. 3 büyüklerin dışındaki kader bu.

Bir anı daha. Bursa – Wimbledon Intertoto maçı var. Maçı seyretmiyorum. Ne seyredeceğim? Wimbledon İngiltere’de Bursa ile oynuyor. Skor belli.
Mahallede yürüyoruz, kuruyemişçiye girdik. Bir baktım, en az 10 kişi maçı izliyor.
Dedim, “Kaç kaç?”
Kurukahveci Mehmet Efendi dedi “4-0”.
Dedim, “Ya az bile atmış Wimbledon. 5 olur.”
Bütün kafalar bana döndü, “Hocam 4-0 öndeyiz.”
O sırada Ercüment 5.golü kaçırdı.
Hey gidi günler hey.

Ve işte böylece bir 3G Turkcell Süper Lig’i daha başlıyor.
Trilyonluk hatalı transferler, skandallar, ilk haftadan hakemlerle uğraşmalar, hakeme küfürler, sonra “Ben normalde hiç küfür etmem, yani ederim de pek etmem, orada da ortaya etmiştim, hakem üstüne alınmış” basın toplantıları, 2012’e kadar söz verilen şampiyonluklar, kaldı ki bu şampiyonluk sözü veren takımı tarihi boyunca 3 sene üst üste sadece bir antrenör çalıştırmış vs.
Sakın kimse bana futbol spordur, fair playdir, eğlencedir falan anlatmasın.
Sakın kimse kaybetmek de güzel bir onur falan demesin.
Eskidenmiş o, Metin Oktay’ın jübilesinde Metin Oktay Fenerbahçe forması, Can Bartu Galatasaray forması giyermiş.
Eskiden babamlar, Beşiktaşlısı, Galatasaraylısı önce Fenerbahçe Basket Takımında, daha sonra Mithat Paşa Stadına Can Bartu’nun maçını seyrederlermiş.
Eskidenmiş o, Beşiktaş-Fenerbahçe derbisinde Zeki Rıza Sporel, Beşiktaş 9 kişi kalınca, “Dokuz kişilik takıma bizim böyle oynamamız doğru olmaz. İzin verirseniz biz de 9 kişi devam edelim.” demiş.
Artık burada hırs var, para var, rekabet var, kavga var, kriz var, sıcak var, gürültü var, kan var.
Maçları, puanları, her şeyi kazanman, her topa kafa sokman gerekir.
Sokmazsan gözünün yaşına bakmazlar.
Bak, Keita Keita diye diye az daha gidiyordu kereta.

Böyle bakarsan herkes hazır.
3G Lig’de Güiza hazır, Galatasaray hazır…

Öbür G’leri mi soruyorsunuz?

Onlar da hazır, merak etmeyin.
Onları da haftaya yazacağım.

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

9 Yorum