Holigan ile Etiketlenmiş Yazılar
3D Holigan
Emrah Öner tarafından, Genel kategorisi altında, 01 Şubat 2010 tarihinde gönderildi
Bu haftanın olayı tabi ki, 3D gözlüklü İngiliz taraftarı. Bu bir milat. Belki 3-5 seneye kalmadan, evimizde Messi’ye yatarak gireceğiz, Gattuso ile kavga çıkaracağız, Servet’in ılık sümüğünü hissedeceğiz. Bildiğim kadarı ile birinin bu konuda planları var. Yani gerçekten bir sanal stadyum yaratmak, seni o stadın içine sokmak, ve böylece evinde veya pub’unda stat havasını yaratmak. Fakat bu acaba teknoloji holiganı durdurur mu, onu bilmiyorum. Çünkü holigan dediğin 3 boyutlu da şişe fırlatır, o şişenin altından da eğilir.
Peki, millet 3D maç seyrediyor, o sırada biz ne yapıyoruz?
17 takımlı bir Lig’e 400 milyon dolar veriyoruz.
En güzel geceyi, Pazar gecesini Sabri’ye ayırıyoruz.
En az 5 tane maçı 3’er dakika seyredebiliyoruz.
Güç bela tribünün üstüne koyduğumuz kameradan güç bela ofsayt yakalamaya çalışıyoruz.
Bırak 3D gözlüğü, Lig’in Avatar’ını kovuyoruz.
“Ziya Abi ile benim kafamı kaldır, Gökmen Abi’nin kellesini ikiye böl, şimdi geri al yavaş yavaş oynat” işlemcisi ile yorum yapıyoruz.
Ne 3 boyutu anam, biz Sky TV’de olmayan 4. boyutu çoktan yakalamışız, şimdi 5.boyutu arıyoruz.
Ve Bihter kocası ile yattı
Emrah Öner tarafından, Genel kategorisi altında, 14 Ocak 2010 tarihinde gönderildi
Ve nihayet 2010 geldi. Ve nihayet Kazım ve Önder kovuldu. Ve nihayet Cüneyt Çakır Fenerbahçe maçına verildi. Ve nihayet Nihat gol attı. Ve nihayet bitter Bihter kocası ile yattı.
Yılmaz Vural’ın standupları, Carlos’un cezası, Semih’in opsiyonu, Sercan’ın bonservisi, Avatar’ın pipisi derken herkes 2010’a bomba gibi girdi.
Tabi ki Federasyon ve MHK da 2010’a bomba gibi girdi.
Euro 2016 için şehirler seçti, polemik yarattı, Türkiye’yi ikiye böldü.
Benim aklıma takılan sadece şu.
Sen Konya’ya maç koyuyorsun, holigan gelsin Mevlana’yı görsün diye…
Kaldı ki Trabzon’da da Sümela var, o var bu var.
Sen bazı yerlere otel yetmez diyorsun, öbürlerinde daha stadyum bile yok…
Kaldı ki 6 senede sen Mardin’i Maldiv yaparsın.
Ve sen Kayseri’ye, Adana’ya maç koyuyorsun.
Esas konu o da değil…
2010 Ramazan ne zaman başlıyor?
11 Ağustos.
2016 Ramazan ne zaman?
11 Haziran.
Euro 2016 ne zaman başlar?
11 Haziran.
Yani sen bana diyorsun ki,
2016 Haziran’da Konya’da İngiltere – Almanya maçı var,
Kayseri’de de Hollanda – Rusya maçı var.
Bu maçlarda 300 bin litre bira içilir, ve o gün Ramazan.
Peki sen hiç hayatında Ramazan’da Kayseri’ye, Konya’ya, Ankara’ya gittin mi?
Yok.
O zaman 3 şıkkın var.
Ya maçları sahurda oynatacaksın, herkes çaktırmadan alkol alacak.
Ya maçları hepsini İzmir’de oynatacaksın, herkes çakarak alkol alacak.
Ya da Eshedu en la ilahe illallah….
Emre, bizi CANGELEne kadar döv
Emrah Öner tarafından, Genel kategorisi altında, 12 Mart 2009 tarihinde gönderildi
Biricik Emreciksin’in alkollü yakalanması, Carlos’un parmağı, Volkan’ın dikişleri, Emre’nin kesik baş cinayeti. Kriz biter, Fenerbahçe’de gündem bitmez.
Bir memleket düşünün…
Başkanı, bakanları, muhalefeti, futbolcusu, futbolun en başındaki adamı, yöneticisi, sanatçısı, minibüs şoförü, öğretmeni, öğrencisi, imamı, ressamı, ölü yıkayıcısı, genetik mühendisi, herkes ama herkes;
Tribünde, sahada, adliyede, caddede, ışıkta, evde, okulda, canlı yayında, her yerde kavga ediyor, birbirini dövüyor, küfrediyor. Dilsizi bile eliyle kafasının üzerinde başörtüsü şekli yaparak “Ananı ananı” diyor.
Amerika’yı sadece Hollywood zanneden, ekşi sözlüğü yalayıp yutan bu topluluk, Avrupa’da, Amerika’da sokakta bir gram çöp görmeyince, “Barbarlar ama çok temiz insanlar, bizim gibi leş değiller” diyor, fakat İngiltere’de insanlar arabadan dışarı çöp atınca, İsviçre’de yere tükürünce ne kadar ceza öder, bilmiyor.
Zannediyor ki Teksas’da Pazar günü 12:00’den önce içki satılıyor veya 18 yaşının altında bir kızla beraber olunca bir yerinden sallandırmıyorlar.
Veya diyor ki, Premier Lig’deki holiganlar bile tel örgüsüz sahada, bir Safiye Soyman boyu kadar kadar uzaklıktan maç seyrediyor, ne cep telefonu atıyorlar ne havalandırma kapağı.
Fakat yine bilmiyor ki; adam olay çıkartırsa ya hapis yatacak ya da hayatında tek bildiği, tek değer verdiği şeyden, maçlardan men edilecek.
Şimdi bazı şeylerin altını çizme zamanı…
Bu adamlar taharet musluğu kullanmıyor diye senden benden çok pis değiller.
Her Pazar kiliseye gidiyorlar diye senden benden çok saygılı, kibar, efendi de değiller.
Adamların dizileri, filmleri, sokakları senin kahven, otobüsün, işyerin kadar küfür ve argo dolu.
Uyuşturucusu, tecavüzü, kürtajı, pisliği senin kadar belki daha fazla, belki daha az.
Adamların oradan temiz gözükmelerinin tek sebebi var.
Ceza-i müeddiye.
Bizde ondan var mı?
Yok.
Çünkü gerek yok.
Çünkü bizde, mühendisine “senin gırtlağını keseceğim” hareketi, garsonunun poposuna ayağıyla dalga mahiyetinde dokunmak, mübaşirin poposundan makas almak, hakimin üzerine yiğido gibi yürümek, dönercinin zabıtaya sinirlenip kendi dükkanının camına tekme tokat girmesi olağan kabul edildiği için ceza uygulaması pek görülmez.
Fakat bütün bunlara rağmen ceza-i müeddiye dediğimiz şey bir anda işledi ve Emre dün disiplin kuruluna verildi. Aynı adam Carlos’u rapor etmedi. İkisi de görüntüde var. Hatta Carlos’unki hakemin hemen önünde oluyor.
Daha önce yine görüntülere baktık, Rüştü elle oynamadı dedik, cezasını bir maça indirdik.
Belki Volkan’ın pozisyonunda da ağır tahrik var diyeceğiz, cezasını indireceğiz.
Peki Volkan’ın cezası inerse, Emre-Cangele arasındaki bütün diyalogları da izlememiz gerekmez mi? Yayıncı kuruluş, pozisyondan önce Cangele’nin olası bir küfrünü ekrana getirir ise, Emre’nin suçu azalır mı? Tabi ki, bu Emre’nin senelerdir yaptığı hiçbir abuk sabuk hareketin mazereti olamaz. Fatih Sultan Terim ile yaşanan bir İsviçre kuşatması, eminim anlamını bile bilmediği, fakat bir yerden duymuş olduğu beyazi futbolcuların siyahi futbolculara çok sık söylediği kelimeleri özentilik yüzünden ağzından kaçırması, yine İngiltere’de antrenmanda kavga çıkarması, kolbastısı vs.vs…Bunların hiçbirinin mazereti yok, olamaz da. Çünkü bunlara mazeret bulursak, Hıncal Uluç’un Emre için söylediği sözler nasıl Emre’nin annesinin fenalaşmasına sebep olduysa, aynı mantıkla Emre’nin gırtlak kesme hareketi Cangele’nin de annesini heyecanlandırmıştır. Bu ürik asit yarışının da hiçbir zaman önüne geçemeyiz.
Fakat “Eren Volkan’dan özür diledi, 7 dikişli yeri öpsün geçer, cezaya gerek yok” dersek, formasını çıkartana sarı kart, yedek kulübesini yerinden çıkartana ceza vermezsek, kafamıza göre görüntü izlersek, “Osman bıyığına oturayım” diyen bir milli sorumlumuzu hala başımızın üstünde tutarsak, yıllardır futbolumuzdan, ülkemizden atamadığımız bu kabadayılara, Ali kıran baş kesenlere cezaları sadece görüntü izleyerek vereceksek, TV’e bakarken, dudak okurken gözlerimiz kan çanağı olur, onu da söyleyeyim.



Son Yorumlar