Galatasaray Lisesi ile Etiketlenmiş Yazılar
Canaydın’ın vefatı milattır
Emrah Öner tarafından, Genel kategorisi altında, 24 Mart 2010 tarihinde gönderildi
Ben bugün ne yazacağımı bilmiyorum…
Ne bir kere Galatasaray Lisesi’ne gitmişliğim var, ne bir kelime Fransızcam.
Ne Galatasaray’ı severim, ne Mecidiyeköy’ü.
Ne o denli rezillikten sonra alkışlayan cesaretli bir adam gördüm, ne bu kadar uzun alçakgönüllü bir adam.
Ne işi için bu kadar hayatını ortaya koyan bir insan gördüm, ne bu kadar hayatı kayan.
Ne bu kadar genç duayen gördüm, ne o kadar yaşlı ağabey.
Ne bu kadar şirin bir diktatör gördüm, ne bu kadar sinirli şirin baba.
Ne basket severim, ne de tekstilden anlarım…
Ne Özhan Canaydın’ı bilirim, ne de Galatasaray ruhunu.
Film bitti.
Bir kez daha kötüler kazandı.
Bir kez daha iyi adam öldü.
Süleyman Seba’nın gittiği gün milattı.
Özhan Canaydın’ın vefat ettiği gün milat falan da kalmadı.
Ve futbol dünyası, ahlaksızlara, sahtekarlara, hayvanlara, 3 kuruş için kendini satanlara kaldı.
Ben bugün ne yazacağımı bilmiyorum…
Fakat şunu biliyorum.
Adamı öldürdüler.
Şimdi fair play yazacaklar, saygınlığını yazacaklar, kibarlığını yazacaklar, ölümsüz diyecekler, efendi diyecekler.
Eline civciv versen, o civcivi 40 yıl yaşatır. İşte o adamı öldürdüler…
2 metrelik çınar, stadı göremeden vefat etti.
Bundan emeği geçen herkesin Allah belasını versin.
http://www.hurriyet.com.tr/spor/yazarlar/14199848.asp
www.emrahoner.com
598 Ragıp
Emrah Öner tarafından, Genel kategorisi altında, 16 Şubat 2010 tarihinde gönderildi
Bugün benim doğum günüm.
Babam doğum günlerimi “Yahu, bugün senin doğum günün mü? Ulan eşşşek kadar olmuşsun, hala doğum günü diyorsun” şeklinde kutlardı.
Ne şanslıymışım ki, elalemin doğum tarihi Einstein ile, Bill Gates ile aynıdır, benim ki Serdar Ortaç ile aynı.
Millete doğum gününde araba alınır, viski alınır, para gelir, bana mektup geldi.
Mektup, Galatasaray Lisesi ilk mezunlarından Ragıp Fersoy’dan. Arda’ya atmış mektubu ama bana gelmiş kazara.
Şöyle diyor özetle:
“Seni spor programlarından daha çok magazin programlarında görüyorum. O ekranlarda ne işin var senin? Sen futbolunla gündeme gel, sevgilinle sinema kapatmayla gündeme gelme. Çabuk unuttun galiba Florya’ya otobüsle geldiğin günleri. Futbol oynayacaksın, takım arkadaşlarına örnek olacaksın. Kaptan olmak öyle bant takmakla olmaz. Hem sen niye herkesle kavga ediyorsun? Galatasaray kaptanı kimse ile kavga etmez, sen güvenlikçi ile bile kavgalısın. Tarihi araştırırsan Metin Oktay’ın Fenerbahçe, Can Bartu’nun Galatasaray forması giydiği maçı bile bulursun. Senin Fenerbahçe marşına bile tahammülün yok. Emre Belezoğlu, Galatasaray’da 3.yılında bir Mercedes almıştı. Fatih Terim anahtarlarını almıştı, hakettiğin zaman binersin demişti. Bunları hatırla oğlum. Ben senin babandan bile büyüğümdür. Geçen seneki Arda gibi ol, takımı ateşle, şu Madrid’i tek başına devir ve gel.”
Mektup çok uzun…
Fakat ben bu mektubu, Arda’ya daha önce yazdıklarım için yayımlamadım.
Bu mektubu, fanlarım, canlarım beni destekliyor diye de yayımlamadım.
Bu mektubu, “Ne olacak ki canım, gencecik adam, gezecek tabi ki” diyenlere cevap olsun diye de yayımlamadım.
Bu mektubu, hepimizden büyük bir abimiz yazmış diye de yayımlamadım.
Ben bu mektubu, Arda için hiç yayımlamadım.
Ben bu mektubu;
Daha Milli Takımlar teknik direktörü bile olmayan, Alamanya savcılıklarında ismi çıkan, kavgası-gürültüsü eksik olmayan, fakat 18.takımı eksik olan, Rijkaard’lı, Mustafa Denizli’li, Daum’lu, Şenol Güneş’li, Bursaspor’lu, Eskişehirspor’lu ligin kıymetini bilmeyen Türk Futbolu için yayımladım.
Ben, nice senelere.



Son Yorumlar