Fenerbahçe taraftarı ile Etiketlenmiş Yazılar
Ey Fenerbahçeli!
Emrah Öner tarafından, Fenerbahçe kategorisi altında, 14 Eylül 2011 tarihinde gönderildi
Bak Fenerbahçeli…
Seni yıllardan beri tanırım.
Ve seni çok iyi anlıyorum.
Sen çok üzgünsün.
Niang’ın gitmiş, Santos’un gitmiş, Lugano gitmiş, Emenike gitmiş, Ebenike Güiza bile gitmiş, başkanın gitmiş, muhasebecin gitmiş, Şampiyonlar Ligin gitmiş, paran gitmiş, pulun gitmiş, itibarın gitmiş, sağlığın gitmiş, ahın gitmiş, vahın da gitmiş, bir tek sen gitmemişsin.
Seni UEFA’ya almıyorlar, Bank Asya’ya almıyorlar, kupanı geri almıyorlar, stada almıyorlar, hapiste ziyarete almıyorlar, arkadaş toplantısına almıyorlar, eve almıyorlar, gerdeğe almıyorlar, ama Beşiktaş’ı, Trabzon’u UEFA’ya alıyorlar.
Olayın üzerinden 72 gün geçmiş, senin üzerinden tüm Galatasaraylılar ve Trabzonlular geçmiş, Acıbadem geçmiş, önceki senenin şampiyonunun maçını pazartesiye koyan eyyamcı dingil geçmiş, Cuma-Salı-Cuma maç koyan fikstürcü geçmiş, nöbetçi mahkeme geçmiş, Lütfiş geçmiş, Robocop Erman geçmiş, Platini geçmiş, bir tek öz baban geçmemiş.
Bekir’in duruyor, Bilica duruyor, Baroni duruyor, Caner’in duruyor, Selçuk’un duruyor, Uğur Boral’ın duruyor, Ziya Şengül’ün duruyor, belki bunları bu sene tekrar görünce kalbin de duruyor.
Futbolcuları düşünüyorlar, Alex’in, Emre’nin terini düşünüyorlar, revirde Aziz Başkan’ı düşünüyorlar, UEFA’nın değerini düşünüyorlar, Türk Futbol Markasını düşünüyorlar, Sadri Başkan’ın yurtdışı harcını düşünüyorlar, play-off’u düşünüyorlar, Bursa’nın cezasını düşünüyorlar, ama senin şu 2 ayda ne çektiğini hiç düşünmüyorlar.
Ve sen yine de desteklemeye devam ediyorsun.
Ben seni anlıyorum, Fenerbahçeli.
Sen zaten bir tanesin.
Seni stada sokmazlar, sen bacadan girersin.
Takımı değil Bank Asya’ya, Asya Pasifik’e gönderirler, sen oraya da gidersin.
Ama kusura bakma…
Bu işleri bu hale sen getirdin.
Aziz Yıldırım Rüştü’yü dövdü, sen ısrarla kombine aldın.
Aziz Yıldırım kabloları kesti, sen ısrarla bilet aldın.
Aziz Yıldırım etrafındaki her Fenerbahçeliyi kovdu, sen taraftar kart aldın.
Sen telefon hattı aldın, su aldın, forma aldın, don aldın, nevresim takımı aldın, Lig TV aldın, ama 30 senede şike ile bile Türkiye Kupası alamadın.
Fenerbahçeli kardeşim.
Biliyorum, üzgünsün.
Ve bana da sinirleneceksin.
Ama Aziz Yıldırım belki de senin tüm paranı Papermoon’da Korcan ile yedi, sen hala onun maskesini, t-shirtünü giyiyorsun.
Sen Fenerbahçe’ye destek olmuyorsun…
Sen Aziz Yıldırım’a destek oluyorsun.
Sen…
Seni dünyaya rezil etmiş bir adamın t-shirtünü hala giyiyorsan, sen seneye kırmızı bile giyersin.
Ve dikkat ettiysen Fenerbahçe’n küme düşmedi.
Hala Süper Lig’de.
Ama bir tek sen Süper Lig’de değilsin.
Zira sen küme düştün…
Sen…
Ve sen, 1907’den beri en çok acı çeken Fenerbahçeli olarak tarihe geçeceksin.
Fenerbahçe açılımı
Emrah Öner tarafından, Genel kategorisi altında, 24 Mayıs 2010 tarihinde gönderildi
İllaki tane tane yazmamı istiyorsanız, ben sadece böyle anlarım diyorsanız işte size madde madde Fenerbahçe açılımı. İstediğiniz sorudan başlayabilirsiniz.
Republic of Fenerbahçe
Bu büyük potansiyeli tekrar tekrar ve uzun uzun yazmamıza gerek yok. Trabzon maçı öncesi Bağdat Caddesi Cumhuriyet Mitingi gibiydi. Yüce Rabbim Fenerbahçe taraftarına kilometrelerce ışıl ışıl cadde vermiş, kimilerine yokuş vermiş, kimilerine egzoz dumanı içerisinde otoban üzeri stat vermiş. Fakat aynı Tanrı biliyor da Fenerbahçe’ye UEFA kupası veya Şampiyonlar Ligi finali vermiyor.
- Potansiyel örneği : Fenerbahçe şampiyonluğu kaybettiği akşam eve girerken, bir baktım bizim bakkal ağlıyor. Ne oldu dedim, “Ağabey yıllık bira stoğumu bir günde aldım, ben ne yapacağım bu kadar birayı” dedi.
- Az ilgili bir örnek daha; Fenerbahçe o kadar farklıdır ki, bir Fenerbahçeli haberleri seyrederken, Beşiktaş veya Galatasaray haberi gelince kanalı değiştirir. Fakat Bir Beşiktaşlı veya bir Galatasaraylı, oturur sabaha kadar “Fenerbahçe nereye koşuyor” programını seyreder.
Taraftar
Şurada kaç senedir eleştiriyoruz, taraftar hala kombine alıyor, bilet alıyor, forma alıyor diye. Bana cevap veriyorlar, biz pazara kadar değil mezara kadar Fenerbahçeliyiz diye. Senin mezarına atkıyı ben bağlarım, sorun değil. Fakat ben size Fenerbahçe aşkınızı mı bitirin dedim? Sizden 2 şey istiyorum. Ya kombine alın, fakat akıllı, sistematik, disiplin içerisinde protestonuzu yapın, ya da kombine almayın, protestonuzu yapın. Çünkü bu kafayla daha çok final gider, daha çok Güiza gelir, daha çok anons yapılır, daha çok ağlanır.
- Protesto örneği : Aziz Yıldırım’ın basın toplantısından hemen sonra 30 bin kombinelinin klübe gidip kombinelerini fırlatması. Fırlatırken de “Aziz Başkan sen istifa etmedin, ama biz ediyoruz.” denebilir.
Aykut Kocaman
Bu anons skandalından sonra, anonsçudan önce kovacağım ilk adam Aykut Kocaman’dır. Bir sportif direktör, adı üstünde spor işlerini direktive etsin diye alınmış fakat;
- Eğer yedek klübesindeki teknik kadronun Bursa – Beşiktaş maçının skorunu doğru bilmesini sağlıyamıyorsa,
- Önündeki ekrandan Bursa maçını takip etmesine karşın, Selçuk ve diğerlerinin hareketlerine karşı hiç bir aksiyonda bulunmuyorsa ben bunda ya kötü niyet ararım, ya da hala ne iş yaptığını anlayamadığım Aykut Kocaman’ın görevine son veririm.
- Eğer bu işlerle idari menajer ilgilenir derseniz, o zaman onu kovarım.
- Yani kısacası birini kovarım. Çünkü burada bir skandal var.
Christoph Daum
Benim için ilk suçlu hiç bir zaman hakem veya teknik direktör değildir. İlk önce doğru kadro, sonra doğru teknik direktördür. Eğer kadroyu teknik direktör yapıyorsa o zaman ilk suçlu teknik direktördür. Bu taraftar Mustafa Denizli’yi kovdu, şimdi onu arıyor. Bu taraftar Zico’yu yuhladı, şimdi onu arıyor. Bu taraftar Hiddink’i gönderdi. Bu ülke insanı Şenol Güneş’i ülkeden kovdu, şimdi bağrına basıyor.
- Dip not : Bana da yılda 3-4 milyon Euro vereceklerse, her sabah kovup geri çağırabilirler. Hatta her sabah İstiklal Marşını Almanca bilmeme rağmen tersten Almanca okutsunlar.
Güiza
Bkz. 4.madde Christoph Daum. Adamın niye protesto edildiğini hiç bir zaman anlayamadım. Yahu onu oynatan, onu alan var. Bana yine yılda 3-4 milyon Euro versinler, isterlerse ben uyurken bile 50 bin kişi yatağım başında ıslıklasın. Ha derseniz ki, Güiza Daum’a her 90 dakika için komisyon veriyor, ben onu bilemem.
- Güiza transferinde, 1 tane profesyonel İnsan Kaynakları sorumlusu kiralasan, 2 dakika mülakat yaptırsan, adamın kaşlarından, duruşundan, oturmasından, kalkmasından zaten Fenerbahçe’ye yararı olmayacağını anlarsın.
Aziz Yıldırım
Ve son sözler tabi ki Başkan’ın.
11 yıl geçti. Bu 11 yılda Fenerbahçe Spor Klübü onlarca kupa almışsa, 11 yılda onlarca final oynamışsa, yarı finalin kapısından dönülmüş ise, en büyük faktör Aziz Yıldırım’dır. Ama tarihi anons skandalı yaşanmış, 27 senedir kupa alınamamış, en büyük rakibin UEFA kupasını almış, son UEFA kupası Kadıköy’de olmasına rağmen hiç iplenmemiş ise bunun tek sorumlusu yine Aziz Yıldırım’dır.
Aziz Yıldırım gitmelidir. “Başarısız olduğu için gitmeli” değildir. 11 yılda 33 kupa alınmış olsa dahi Aziz Yıldırım gitmelidir. Çünkü artık Fenerbahçe’nin imaj problemi vardır. Çünkü Fenerbahçe’nin artık makyajını değiştirmesi gerekmektedir. Çünkü;
- Fenerbahçe’den artık herkes nefret etmektedir.
- Eğer 10 takım sizden nefret etse, bunun 5’i size karşı ful motive oynasa, bunların sadece 2’si sizden yarım puan çalsa, sezon sonunda en az 6 puan eksiksiniz demektir.
- Bursa’nın şampiyonluğuna sadece Fenerbahçe ve Diyarbakır sevinmemiştir.
- Eğer reikiye, şakraya, yogaya inanıyor olsam, Trabzon maçı 20-1 bitmesi gerekirken tüm Türkiye’nin yaymış olduğu negatif enerji yüzünden 1-1 bitti demem de gerekir.
Yahu;
Bir başkan, her gazeteci ile uğraşır mı?
Bir başkan, ben sizi dövdüm mü der mi?
Bir başkan, her yönetici ile uğraşır mı?
Bir başkan, bir anonsçu ile uğraşır mı?
Bir başkan, bir kaleci ile uğraşır mı? Evet, Rüştü olayında Fenerbahçe haklı olabilir. Fakat tekrar soruyorum, bir başkan bir kaleci ile uğraşır mı? Rüştü ile uğraşacak 10 bin adamınız muhakkak vardır.
Tabi ki bir klüp Rüştü ile, Hıncal Uluç ile, Melih Gökçek ile uğraşabilir. Ama soru şu; bütün bunlarla bir başkan uğraşır mı?
Aslında soru şu; Fenerbahçe Başkanı’nın abuk sabuk bir kaleci için uğraşmaya nasıl zamanı olabilir?
Reklamdaki gibi, bir başkan hem aşçı, hem ayakkabı bağlayıcısı, hem elektrikçi, hem oyun oynayıcı, hem baba, hem sucu, hem teknik direktör, hem menajer, hem psikolog, hem bilmem ne olabilir mi?
Bizde olur anasını satayım.
Burası İstanbul.
Burası Fenerbahçe…
Bizde olur.
http://www.hurriyet.com.tr/spor/yazarlar/14818195.asp



Son Yorumlar