Dos Santos ile Etiketlenmiş Yazılar

Güiza faktörü – Emre faktöryali

800 küsür dakikadır gol yemeyen bir Fenerbahçe ve 9 maçta 25 puan.


Son 9 maçta Bursa 20, Beşiktaş 16, Galatasaray 14 puan almış.
Baros son 4 maçta 5 gol atmış, Jo’nun 16 maçta 3 golü var, Dos Santos’un daha golü yok.
Beşiktaş’ta 25 kişi toplam 38 gol atmış, Messi-Ibrahimovic ikilisi 45 gol atmış.
İlk 8 takımın kendi aralarındaki maçlarda Fenerbahçe 13 maçta 25 puan almış, Galatasaray 17.

Bunun ismi 4-3-3 veya 4-4-2 değil.
Bunun ismi 2 x 2 = 4.

Sezon başında söylemiştik, “Herr hauzun dibi einıdır”. Yani Daum çok akıllıdır.
2004’de Otto Rehhagel-Yunanistan ilişkisi ne ise şu an Daum-Fenerbahçe için odur. Tabi ki Volkan-Bilica-Lugano-Selçuk-Alex’in katkısı ve Topuz’un 10 milyon Euroluk koşuları tartışılmaz.

Yukarıda aynı zamanda hayalimdeki takımda görmek istemediğim 7 adamı da yazdım. Fakat bir adam var. Onun altını-üstünü çizmek lazım.

Emre Belezoğlu.

Bu sene Fenerbahçe şampiyon olursa, kupanın bir kulbu Emre Belezoğlu’nda olmalı. Emre’nin özelinde, takıma katkısını golle veya asistle değil şöyle anlarsınız; Emre gelmeden önce Fenerbahçe’de maç başına 10 adet faul-tekme-tekmeye kafa-kavga-küfür-itiraz-itiş kakış-tokat vardı, şimdi 1000. İster beğenmeyin, ister nefret edin, çeşitli mevkilerde en az 4 tane daha Emre’ye ihtiyaç var.

Ve averaj.

Oldu ya, şampiyonluk genel averaja kaldı. Eğer şampiyonluk giderse, bu 5 gol fark sırasında, Semih-Gökhan Ünal dururken, Güiza’da ısrar edilmesini bana kim-nasıl açıklayacak?

İşte bu dönüyor, Denizli’deki son maça geliyor.
Daum “O olay bir daha olmaz” demiş.

Allah’tan ben o sıralar yazı yazmıyordum.
Allah’tan.

Son istatistiğimiz; Güiza 9, Ivankov 4 gol.
Güiza facktorü…

Bunun ismi de istatistik değil.
Otistik.

Daum da zaten bu Güiza için duygusal demiş.

Allah’tan ben öküzüm.
Allah’tan…

http://www.hurriyet.com.tr/spor/yazarlar/14613208.asp

, , , , , , , , , , , , ,

Yorum yok

Fenerbahçe nasıl şampiyon oldu?

Gerçekten Fenerbahçe için işlem tamam mı?
Tabi ki değil. Ben bu yazı okunsun diye o başlığı attım. Vefa Küçük’ün kafasına rakı konmadan ben inanmam. Fenerbahçe’nin sağı solu hiç belli olmaz. Ankara maçları bile Fenerbahçe için garanti değildir.

Peki, en azından nasıl lider oldu, bunu paylaşır mısınız?
Herşey Emre’nin Baros’u sakatlaması ile başladı.

Ciddi misiniz?
Hani Tarih dersinde öğretmen sorar ya, 1.Dünya Savaşı’nın sebepleri nedir diye, sen de hemen atlarsın, “Avusturya – Macaristan Veliahtı’nın öldürül…”. Önde gözlüklü, çirkin, bıyıklı bir kız vardır. O hemen döner “O sebep değil bir kere gerizekalı” der. Bunun gibi birşey. O bir kıvılcımdı. Aslında her şey Fenerbahçe – İ.B.B. maçı ile başladı.

Nasıl yani?
Bakın. Daum çok akıllı bir adamdır. Türkleri de çok sever. O kadar sever ki “Ben şimdi bir Türk hocası olsam, bu golü çalışmıştık derdim” der. O kadar sever ki en iyi arkadaşı Yılmaz Vural’dır. Sahada, klübede, parkta, her yerde sevişirler. Daum İBB maçında gördü ki, bu takımdan hiç birşey olmaz. Bari ben arkaya 6 kişi yaslayayım, Bilica ve Lugano’yu da fazla çıkartmayayım, ileride top tutarız, nasıl olsa diğer 16 takım kornerden, orta sahadan, duran toptan, Duran Duran’dan, her yerden gol yiyor dedi. Zaten Aziz Yıldırım da alttan devamlı sopa gösteriyor. Nitekim, 8 maçtır gol yemeyen ve 22 puan alan Fenerbahçe lider oldu. Hakem veya diğer konulara girmiyorum, İnternet kapanır.

Evet girmeyelim. Peki Kasımpaşa maçında çok gol kaçtı, di mi?
Allahaşkına biri gitsin, futbolculara “altıpas”ın anlamını anlatsın. Fenerbahçe ceza sahasına girmiş, hala birbirine pas veriyor. Herhalde biri demiş ki, altıpasta “6 pas” zorunlu. Bunlar da paslaşıyorlar. O kadar güvenmiyorlar ki kendilerine, hala paslaşıyorlar.

Fenerbahçe şampiyonluğu haketti mi?
Bir Federasyon hayal ediyorum; törende Alex, Arda veya İbrahim Üzülmez kupayı almaya gelirken, çıksın “Bu sene malesef kimse kupayı haketmemiştir. Kimseye kupa veremiyoruz. Seneye inşallah. Dağılabilirsiniz.” desin.

Bursa da mı haketmedi?
Fenerbahçe tüm büyük maçlardan, Trabzon ve Bursa dahil, 15 puan almış. Bursa ise 12. Eğer sen dersen ki, Fenerbahçe sadece büyük maçlara motive olup kazandığı için Lig’i haketmiyor, o zaman Bursa için de aynı şeyi söylemen lazım. Yani Lig’i domine edemiyorlar. Sadece Volkan-Sercan ile hızlı top oynuyor diye, sadece taraftarı hazır diye, bir takım koca şampiyonluğu hakedemez. Başka şeyler de yapması gerekir. Futbol anlamında tabi. Bana kalsa, Bursa bu sene şampiyon olacağına, 5 sene 2. olsun, Lig daha Sağlam olur.

Son yorumunuz, Barcelona – İnter maçı için olsun…
Galatasaray, artık Kadıköy’de Fenerbahçe’yi yenebilecek teknik direktörü bulmuştur. José Mário dos Santos Félix MORinho.

http://www.hurriyet.com.tr/spor/yazarlar/14575931.asp

, , , , , , , , , , , , ,

5 Yorum

Sakallı bebek

Evet Türkiye Kupası finali belli oldu. Ne diyorsunuz?
Geçen sene nasıl Beşiktaş Lig’i aldığında “Fenerbahçe ve Galatasaray yokken babam da şampiyon olur” dendiyse, bu sene kupada aynı şeyler Fenerbahçe’ye söylenecektir. Ve tarihe de böyle geçecektir. Eğer Trabzon’u yenemezlerse daha kötü. 25 sene daha dalga geçilecektir. Fenerbahçe en son kupayı aldığı zaman Güiza bebekti ama sakallı bebek falan.

Bitime 5 hafta kaldı, Bursa şampiyon olursa 3 büyükler iyi bir tokat yemiş olurlar mı?
Bence Bursa’dan daha büyük bir tokat Beşiktaş’ın bu sene Lig’i yine almasıdır. Ben size söyleyeyim, Aziz Yıldırım ve Adnan Polat’a Bursa’nın şampiyonluğu hiç koymaz. İyi ki Fenerbahçe olmadı der Adnan Polat. Keza Aziz Yıldırım da. Çünkü biliyorlar ki, seneye ve ondan sonra Bursa ortada olmayacak. Fakat Beşiktaş bu gerizekalı dalaşmalardan kendini sıyırsaydı 20. şampiyonluğa ulaşabilirdi. Ama sen daha Serdar Ozkan’ın kulağını çekemiyorsun ki, gelip Kadıköy’de Fenerbahçe’nin kulağını çekesin.

Derbinin hakemi günlerdir tartışılıyordu. Ve en sonunda belli oldu.
Hakem konusunda bir tane yazımı bulamazsınız. Fakat sadece birşeyi merak ediyorum. Gece barda bir adamla kavgaya tutuştun. Adam “Ben polisim ulan” diye bağırıyor, fakat sen adamı yaraladın. Bunun cezası nedir? Fakat adam o an mesaide değil ama bağırıyor. Devlet memuruna mesai dışında da vurmak kaç aydan başlar? Geçen haftadan beri ufacık bir el pozisyonu için Bünyamin Gezer’e edilmedik küfür, aşağılayıcı söz, yerin dibine sokucu kelime kalmadı. Şimdi bunlar için suç duyurusu olmayacak mı? Hatta statta birşey atılsa idi cezası direk hapis değil miydi?

Mustafa Denizli’nin yine çok samimi açıklamaları var.
Eğer 4 büyükleri 4 tane Mustafa Denizli yönetse, hayatımız boyunca ne kavga olur, ne küfür. Ve 4 takım da şampiyonluğa oynar. Fakat Lig’i domine ettiği için değil, hepsi puan kaybettiği için.

Neyse, Jo arkadaşlarını da Barcelona’ya bırakıp gelmiş ve özür dilemiş…
O kadar sığ bir memlekette yaşıyoruz ki. Zaten çocuğa da demediğimizi bırakmadık. Şimdi Fenerbahçe, Beşiktaş’a ve Eskişehir’e yenilse, Galatasaray da Bursa’yı yense, Fenerbahçe’de tekrar grup seksler, kelepçeler, kokain partileri ortaya çıkacak. Ve insanların en sevdiği haber türü pörtleyecek. Kocaman puntalarla “Fenerbahçe niye kaybetti?” 1. Alex’in karısı kuaförde gaz çıkardı, bunu duyan Güiza üzüldü. 2. Manisa maçından sonra Daum’un herkesin önünde bıyığını taraması Aykut’u rahatsız etti. 3. Fenerbahçe devre arasında Brezilyalı çaycı ile anlaşamadı, Güiza üzüldü. 4. Şöyle oldu, Güiza üzüldü. Hala bu haberleri okuyan, hala bu haberleri bir futbolcunun futboluna yorumlayan, hala bu tür gazeteleri alan, hala Jo’yu yuhalayan toplum karanlığa mahkumdur. 6 ay önce “Aziz Yıldırım Haldun Üstünel’i alsın” diyen, ama Jo-Dos Santos-Caner’den üçün birini alan mankafa ise karanlığın daimi müşterisidir.

http://www.hurriyet.com.tr/spor/yazarlar/14437865.asp

, , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Yorum yok

Problem Jo değil

32 yaşındayım.

Şu kısacık hayatımda;
Süleyman Seba, Rıdvan Dilmen, Hakan Şükür, Oğuz Çetin, Fatih Terim, Bülent Korkmaz’ın bile ıslandıklarını gördüm.
Müjdat’ı, Yaşar’ı, Abdülkerim’i 2 metrelik kalastan kaçarken gördüm.
Amigo Orhan’ın Mustafa Denizli’ye balina gibi uçtuğunu gördüm.
Ogün’ü cenazede dayak yerken gördüm.
Rüştü’ye aduket çektiler, onu gördüm, taktakduket çektiler onu da gördüm.

Yani binlerce protesto, binlerce tepki gördüm.
Fakat Galatasaray’ın “Ruh” kelimesini kullandığını ilk defa görüyorum.

Galatasaray ve ruhsuzluk…

Galatasaray çökmüş, tribün bölünmüş, Ultraslan ultra ve slan diye ikiye yarılmış.
Denyor ki, Fenerbahçe – Beşiktaş maçı beraber biterse şampiyonluk şansı doğuyor.
Galatasaray 50 sene Ligi alsa ne olur, kaptanı yuhalanmış.
Sen seneye kaleci alacağına, Metin Oktay’ın mezarının üstüne battaniye al.

Bütün bunların sebepleri çok basit değil.
Bunların sebepleri çok yeni de değil.

Galatasaray ne Fenerbahçe maçı, ne 19 şampanya ile banyo, ne Franco’nun lensleri, ne de sağlık kurulu yüzünden bitmiştir.

Galatasaray, Feldkamp’ı 6 maç kala gönderdiği gün bitmiştir.
Galatasaray, Arda Alemdar’ı 1.kaptan, Sabri’yi 2.kaptan yaptığı gün bitmiştir.
Galatasaray, Adnan parantezinde 9. senelerinde 9. teknik direktörü getirdiği gün bitmiştir.
Galatasaray, en büyük rakibi Cannes’da final oynarken, baskette 2 kere forma değiştirdiği an bitmiştir.
Galatasaray, saat 20:45’de bitmiştir.
Galatasaray, artık bize benzediği için bitmiştir.

Dos Santos, Franco, Elano, Arda, Jo.
Bunlar gitse ne olur loooo demek geliyor insanın içinden.

Artı, Galatasaray’ın seneye artık ilk 11’i bellidir.

Kalede, Eski Futbolcular Vakfı.
Geride, Sarı Kırmızı Derneği, 1905 Derneği, 1905 Birleşik Grup.
Orta saha, GS Grubu, Florya Grubu, Altyapı Derneği, GS Derneği.
Tek forvet, Birleşik Galatasaraylılar Vakfı.

http://www.hurriyet.com.tr/spor/yazarlar/14402256.asp

, , , , , , , , , , ,

3 Yorum

Bir konu bir konuk

Ne diyorsunuz? Lig biraz daha şekillendi mi?
Kayseri’nin bile şansı olduğu ligde, hala Galatasaray koptu, Fenerbahçe alır, Beşiktaş potaya girdi, Bursa rahat diyen, her hafta şampiyon değiştiren yorumcu var bu memlekette. Hala akıllanmadılar. Lakin tek birşey biliyorum, sezon sonunda Aziz Yıldırım, Fenerbahçe şampiyon olamazsa Volkan’ı o topu istop ettiği gibi istop edecektir.

Galatasaray – Fenerbahçe maçı için yorumunuz? Fenerbahçe yine yendi…
Yenmesinin hiç bir önemi yok ki. Ben şu an herşeyimi sattım, bu hafta Kayseri’ye yatırıyorum. Fenerbahçe işte bu. Analitiği, denklemi, matematiği bu. Kayseri’yi, Eskişehir’i yener garantisi verebiliyor musun? Ben veremiyorum. Hani yazlıkta kızlar maçını seyreder, sen daha bir başka oynarsın. Fenerbahçe, Galatasaray maçlarını öyle oynuyor.

Son dakikadaki penaltı pozisyonu?
Ne hakemin suçu var, ne Dos Santos’un, ne Lugano’nun. O kuralı kim icat ettiyse, Cangelene kadar döveceksin. Futbolu, basketbola çevirdiler en sonunda.

Hiddink, bir tek Selçuk’u beğenmiş?
Hazır gaza gelmişken, ben Selçuk’un yerinde olsam çıkar açıklama yaparım Milli Takım’ı düşünmüyorum diye. Bundan daha büyük hava olamaz. Bundan daha büyük bir fırsat olamaz.

Aykut Kocaman’ın sene sonu istifası konuşuluyor;
Aykut Kocaman Ankara’da mı hala? Ankaraspor’dan istifası mı konuşuluyor? Daha önce etmedi mi o?

Neyse, Arsenal – Barcelona / Galatasaray – Fenerbahçe maçı arasındaki 10 farkı bulabilir misiniz?
Şimdi bir moda başladı Türkiye’de. Messi insan mı, Barcelona bu dünyadan mı diye.Yahu sen ne kıyaslıyorsun Messi’yi, Barcelona’yı bizle? Dünyada yok ki zaten Messi’den başka. Türkiye’deki problem kıyaslama değil, yanlış kıyaslama. Mesela İstanbul’u Paris ile, New York ile kıyaslıyoruz. Belki Paris, Londra, Roma İstanbul’dan 50 yıl ilerde. Fakat Dallas, Napoli, Leeds; Ankara, Elazığ, Mersin’den, Çanakkale’den 500 yıl ilerde. Bak, biz biraz Bursa’yı, Sivas’ı yukarı çektik, lig nasıl güzel oldu. Messi, Barcelona yaratana kadar, Ozan İpek, Bursa, Mehmet Yıldız, Sivas sayısını arttıralım. Bu arada Messi insan değil, doğru. Fakat Ertem Şener de çok insan gibi durmuyor. Bütün gece kafam şişti. Hayır, Japonca, Laosça dil seçeneği olsa onu seçeceğim. O da yok.

Bu haftaki maçlar?
Bu haftanın iki maçı var. Biri İ.B.B. – Denizli. Ben hayatımda İBB kadar şampiyonu, küme düşenleri, Avrupa kupasını katılacakları belirleyen başka bir takım görmedim. Bir tek kendisine yararı yok. Bir de Manchester – Chelsea var sabah sabah. Bizim derbi maçını 12:45’e koysan düşünebiliyor musun bizimkilerin halini? Franco güneş yansıyacak topu görmedim diyecek, biri çok sıcaktı keşke tayt giymeseydim diyecek vs.vs.

http://www.hurriyet.com.tr/spor/yazarlar/14295490.asp
www.emrahoner.com

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

1 Yorum

Fos Galácticos

untitled2

Evet, sizce nasıl bir maç oldu?
Sıkı maçtı. Bu maç dahil, zaten seyrettiğimiz son 5-6 maç Jr. Premier Lig maçı gibiydi. Örnek, Fenerbahçe – Diyarbakır maçını aynen al, Anfield’a koy, dersin ki Liverpool – West Ham maçı var. Fakat lütfen sahayı koyma. Onu burada bırak.

Galatasaray elendi, peki derdi nedir Galatasaray’ın?
Galatasaray’da forvet yok diyorlar, 3 gol atıyor. Beşiktaş’ın ofansif gücü çok iyi diyorlar, bütün sezon ilk defa 4 gol attı. Niye? Çünkü Mustafa Denizli yoktu. Galatasaray Neill ile güçlenmiş, iç güveysi Franco’yu atmış, Uğur ile Caner müthiş oynuyor, yine de 2 gol yiyor ve eleniyor. Demek ki, sorun başka yerlerde.

Peki nedir sorun, söylesenize a kuzum?
Problem ilk önce Arda. Arda Alexleşmiş. Kolunda kaptanlık bandı, 20 yaşında ona buna direktif veriyor, oraya koş, buraya koş diye. Yahu sen CFO olarak alınmadın ki! Sen köpek gibi koş diye yetiştirildin. Şimdi yürüyerek milleti yönetmeye çalışıyorsun. Tabi bununla birlikte, Keita. Eskiden Galatasaray Baros, Kewell, Arda, Keita ile topu karşı tarafta oynardı. Bu da Sarp’ı ve Topal’ı dinlendirirdi. Şimdi çocuklar dilleri beş karış maçı bitiriyorlar. Galatasaray kalesinde her maç en az 5 pozisyon görüyor.

Adnan Polat, sertliklerden şikayetçiydi…
Rıjkaard, kasaplardan bahsediyor. Daha Jo’ya faulu kim yapmış onu bile bilmiyor. Adnan Polat da ligin kasapları meşhur diyor. Daha maçın ilk dakikasında Necati’ye bir tane tekme var, artı bir de çocuğun az daha dili dönüyordu. Bunlar da mahallemizin kasabı, bizim kasap yani.

Galatasaray’a transferler yaramadı sanki…
Yahu nasıl yarasın? Galatasaray, eski Hasan Özaydın’lı Fenerbahçe’ye dönmüş. Herkesi almışlar. Elano kimdir, necidir? Dos Santos 5 senede 5 maç yapmış, sen havalimanında adamı karşılıyorsun. Ben sana Talimhane’de o çocuğun aynısından 10 tane bulurum. Sen forvet yokken Necati’yi almazsan olacağı da budur. Bu arada ben Aziz Yıldırım’ın yerinde olsam, Yalçın’ı hemen bağlarım. Artı, Emre Çolak diye bir canavar var, çocuk 1.60 diye, tek forvet oynayamaz diye, sen Dos Santos’u koyuyorsun. E ulan Santos 1.90 mı? Sonra Servet’i alıyorsun. Tek cümle ile, Galatasaray bu seneki ilk kupasını elinden düşürdü, kırdı, mahvetti.

Maçın 3 adamı?
İzel-Çelik-Ercan. Şaka şaka…
1. Sos Dantos pardon Dos Santos.
2. Tanju Çolak pardon Emre Çolak.
3. Okay Karacan.
Okay Karacan bunların hepsinden daha çok koştu, daha çok pres yaptı, daha çok üzüldü. Yazık oldu Okay’a. Neyse artık, önündeki maçlara bakacak.

http://www.hurriyet.com.tr/spor/yazarlar/13757868.asp
www.emrahoner.com

, , , , , , , , , , ,

14 Yorum

6+2

 

62sp2

Altı+iki.

Nedir +2’nin anlamı?
Kıçını kıracak, evinde oturacak, efendi olacak, evde yemeği hazır edecek, en önemlisi sorun çıkarmayacak.
Buna en en en uygun kim?
Nonda. Bir de Semih tabi ki.
Bu bir.

İki…
Peki herkesin iyileştiği gün, o 6 nasıl olur?
Franco’yu kesemezsin. Adam zaten iç güveysi.
Neill’i yeni damat.
Baros, Keita. Sıkıysa 3 maç üst üste kes. Yedek klübesini yakarlar.
Jo kiralık. Dakikası bilmem kaç bin dolar. İlk 11…Hatta ilk 1.
Geriye kalıyor, Dos Santos, Elano, Kewell.
Yedeklerin biri kesin Elano da…Diğerleri başa belano.

Üç…Bu dünyada, iyi günde ve kötü günde, hastalıkta ve sağlıkta, bay da olsan, bayan da olsan bir saniye düşünmeyeceğin, en karizmatik, en topçu kim var?
Baggio, Zidane, İbrahim Üzülmez ve Kewell.

Dört, kısacası Galatasaray’ın van Hooijdonk’u kim?
Kewell.

Beş, Fenerbahçe yıllardır ne arıyor?
Karizmatik sol açık.

Altı, Galatasaray Kewell’i gönderse de, Fenerbahçe hala nerede adam bakar?
Corinthians.

Ne kaldı geriye?
+2.

Kimdir onlar?

Şansal ile Erman.
Digitürk’e göre, onlar da sarılık ve Şabani.

Gönder onları da anasını satayım.
Nasıl olsa 62’nin içine ettiniz. Artık tavşan bile yapılmaz.

http://www.hurriyet.com.tr/spor/yazarlar/13612358.asp

, , , , , , , ,

5 Yorum

Jo ve Güiza

Aslında Jo’yu Fenerbahçe alsaymış, daha iyi olabilirmiş. Çünkü Jo-Güiza daha iyi bir ikili olurdu. Bir tek Red Kit, Jack, William ve Rintintin eksik kalıyor. Gerçi Fenerbahçe’de 3-4 tane Rintintin sayarım sana da, neyse.

Daltonlar_Resimleri

Cuma günü zor şartlarda bir Denizli maçı oynandı. Nasıl bir maçtı?
Bence iyi maç oldu. Ben Fenerbahçe’nin bu kadar mücadele edeceğini tahmin etmiyordum. Maç Dereağzı’nda, derede oynansa, futbolcular daha az yorulurdu. Dos Santos baktı ki hava soğuk, o bile koştu. İlk defa forması kirlendi.

Şükrü Saraçoğlu’nun çim problemi niye önlenemiyor?
Adam çölün göbeğine golf sahası kuruyor. Erensan, yılların Türk kazan firması, Arsenal stadının tesisatını kuruyor. Alttan ısıtmasını, otomasyonunu bir incele, belki işine yarar. Ama, Corinthians’ın çaycısını sor. Bütün klüp bilir.

Denizli tek galibiyetini Ankaraspor’a almış, bir şey farkeder mi?
Farketmez. Fenerbahçe için farketmez. Çünkü Fenerbahçe Manchester’a 3 de atabilir, Giresun’dan 3 de yiyebilir. Fenerbahçe bu. Aslında Lig’de kolay maç devri Beşiktaş’ın Adana Demirspor’a 10 gol attığı gün bitti. 15 senedir yenilgisiz lider var mı? Yok. 20 senedir 10-0 skor var mı? O da yok. Türkiye’de son 10 senede 7-1 var, 8-0 var. İkisi de malum. Uzatmaya gerek yok.

Peki ne eksik Fenerbahçe’de? Veya birşeyler eksik mi?
Fenerbahçe’de yıllardır bir eksik, bir de fazla birşey var. Eksik olan; Van Hooijdonk veya Moldovan. Fazla olan; para. Transfer taksitleri 3 ay geciksin, sen seyret, hepsi Batistuta kesilir. Van Hooijdonk dedim de, adamcağızın 3 sarı kartı vardı, 15 maç 4.sarı kartı görmedi. Emre, Lugano utanmasa soyunma odasında yatarak girecekler. Amaç, herhalde Sivas’da üşütmemek. Al sana bir eksik daha.

Önder sizce affedilmeli mi?
Eğer zaten Fenerbahçe Önder’e kalmışsa, vay haline. Adam Neill’i alıyor, Neill uçaktan gelip -10 derecede maça çıkıyor, sen hala Bekir’i yetiştireceksin. Abdülkadir, Abdülkadir diye getirdin çocuğu, ta oralardan. Şimdi nerede? İ.B.B.gov.tr.

Galatasaray Jo’yu aldı. Dos Santos yolda. Fenerbahçe’de hala Gökhan Ünal dışında bir şey yok. Sizce bu fırtına öncesi sessizlik mi?
Aslında Jo’yu yıllardır Fenerbahçe istiyordu. Kısmet Galatasaray’a imiş. Jo’yu az çok tanıyoruz. Bir kere adam şu an  iyi olsa vermezler, onu bırak problemli adam olmasa Premier Lig hiç vermez. Fakat futbolcunun sezon sonuna kadar ki performansı başka birşey. Avrupa’da oynamayacak adamı alman zaten ayrı bir bomba. Aslında Jo’yu Fenerbahçe alsaymış, daha iyi olabilirmiş. Çünkü Jo-Güiza daha iyi bir ikili olurdu. Bir tek Red Kit, Jack, William ve Rintintin eksik kalıyor. Gerçi Fenerbahçe’de 3-4 tane Rintintin sayarım sana da, neyse.

Son olarak, Gökhan Ünal transferi için ne söylerseniz?
Şöyle anlatayım; bir gün hiç giymediğin kotunu yıkamak için çamaşır makinasına sokuyorsun. Aaa, bir bakıyorsun, arka cebinde sayısal loto kuponu. Aaa, bir daha bakıyorsun trilyon sana çıkmış. İşte, sana Gökhan Ünal transferi. Veya Gökhan’ın hissettikleri.

Bu yazı Blackberi ile gönderilmiştir.

Hakkaten bu yazı Blackberi ile mi gönderilmiştir?
Hayır. Öyle yazınca daha bir havalı oluyor. E-maillerin altına da yazıyorum, millet de birşey var zannediyor. Halbuki bildiğin 6300i.

http://www.hurriyet.com.tr/spor/yazarlar/13589012.asp

, , , , , , , , , , , , , , ,

Yorum yok

3.5

Fenerbahçe biraz kapandı, biraz şanslıydı, biraz Bilica vardı, biraz Baroni vardı, biraz direk vardı, biraz topla çıktı ve 1-0 aldı. Maçın özeti bu.

3mayis1989_nezihi_ridvan_hasan

Fenerbahçe, şu an iki ligde de lider.

Fakat şu ana kadar yaptıklarının, yapacaklarının teminatı olmaya yetmediğini, Kazım’ın takometresinden Daum’un demeçlerine kadar, bundan sonraki her hareketin kaderlerini belirleyeceğini zaten Mustafa Denizli, Ertuğrul Sağlam ve Tolunay Kafkas’ın onlara öğretmiş olduğunu varsayıyoruz.

Gruptan sonraki maçlarda Fenerbahçe’nin Twente gibi rakipleri çok arayacağını da biliyoruz.

Orta sahadaki Tioté’nin, sol açık Stoch’un Twente tarafından nasıl bulunduğunu düşünmek dahi istemiyoruz.

Fenerbahçe’nin genel olarak en büyük sorunu şu;
Fenerbahçe rahat futbol oynaması için her sene gidecek, en az 7.5 tane Fenerbahçeli futbolcu transfer edecek.
Fenerbahçeli futbolcu ne demek?
Fenerbahçeli futbolcu, Erdoğan, Müjdat, Şenol Ustaömer, Vokri, Kemalettin, Metin Diyadin, Ümit Özat, Johnson, Appiah, Aurelio, Tuncay, Oğuz, Brian Steen Nielsen, van Hooijdonk demek.

Peki bize 3.5 attırtan buçukluklar kim?
Ali Nail, Sercan, Demir Hotiç, Tarık, Benhur, Kostadinov, Selahattin, Sergio, Simao, Kezman, Beschastnykh, Recep, Dos Santos, Roberto Carlos, Burak, Selçuk, Güiza, Alex, Kazım, Ali Bilgin, Önder, Deivid.

İlginç olan, son 10 senede böyle yüzlerce isim buluyorsunuz, zaten son 5 yıl en tavan yapan dönem.

Fakat 1985-1990 arasına bakıyorum, ruhsuz 5 kişi bulamıyorum.
Adamların lakapları var zaten. Deli Nezihi, raporlu Schumacher, Arap İsmail.
Yakına geliyorum, 1995 senesinin en ruhsuz adamı belki Boliç.
Hele 1988 öncesi Engin, Cem, Fikret, Selçuk, Pesiç, Rıdvan, Alpaslan, İlyas’dan geçilmiyor.

Bir de diyorsunuz ki, Brezilyalılar neden Emre’yi şikayet ediyor?

Yani benim koşmaktan lifim, cifim, tepem atacak,
Bir bakacağım orada Güiza ofsayttan, Alex birinin arkasından, Dos Santos 360’dan bana bakıyor.

Meşhur bir laf vardır.
Tembele kapıyı ört demişler, yel gelir örter demiş.

Fenerbahçe’de daha meşhur bir laf vardır.
Ayağını yorganına göre uzat, uzat uzat uzat, ohhh süper…

, , , , , , , , , , , , , , ,

5 Yorum

Genetiği Değiştirilmiş Odun

Mustafa Denizli, 2000 senesinde 6.yabancıyı oyuna alarak Beşiktaş’a 3-0 hükmen mağlup olmuştu. Bu, Beşiktaş’ın en son 3 farkla yendiği maçtı. Fenerbahçe, bu sefer de Mustafa Denizli’ye 3-0 hükmen mağlup oldu. Çünkü takımın başında Dahi Daum vardı.

bjk_fb

Allah, kimseye 1 hafta ara verdirmesin.

1 hafta yoktuk; Galatasaray küme düştü, yönetici “Herşeye razıyız” dedi, cezadan sonra “Biraz fazla olmuş” dedi, koskoca lider 3 yedi, Yıldırım Demirören en büyük başkan, Mustafa Denizli en büyük teknik direktör oldu, Broos kaptı-kaçtı, Ankaragücü yine karıştı, bahis skandalı Türkiye’ye tabi ki uzadı, Arda domuz gibi oldu, pardon domuz gribi oldu, De Nigris vefat etti, Henry koskoca bir ülkeyi elledi.

Size yemin ediyorum, Amerika’da bu olayların % 0,1’i olsun, vatandaş korkudan yatamaz. Fakat Türkiye’de gündem salisede değişir.

Neyse uzatmayalım, Beşiktaş maçından bazı notlar verelim.

Şimdi, Daum zannetmiş ki, Kadıköy’deki Galatasaray derbileri bir referanstır. Yani orada iyi oynayan bir Kazım, gelir her yerde iyi oynar. Halbuki, bilmesi gerekir ki, Kadıköy’de Galatasaray’a belki bir tek ben iyi oynayıp, gol atmamışımdır.

Kaldı ki, Kazım çırpınır, basar, yer, ısırır, fakat bitirici özelliği yoktur. Fenerbahçe’nin, özellikle kontratak oynadığı şu 15 yılda, Beşiktaş gibi hırs dolu bir deplasmana, muhakkak bitirici özelliği olan bir golcü ile gidilmesi en sağlıklı çözümdür. Bu çözümün de ismi genç Semih veya diğer ismi ile sakallı Semih’tir. Zaten hep bu çözümlerle kazanılmıştır. (Örnek; Anelka, Kezman, Moldovan, Aykut vs.)

Daum, hem inatçıdır hem de dahidir. Çünkü, Dos Santos’u kazanmak adına çocuğu bir tek ön liberoda denememiştir, bir de oturma odasında. Malesef  ilki daha imkansız gözükse de, onu da başarmıştır.

Tabi bunu başarırken Selçuk, Deniz, Semih, Wederson, Özer gibi adamları da küstürmüştür. Hatta Semih’in sıkıntıdan yüzünde tüy bitmiştir.

Geçen sene Beşiktaş’ı Gökhan Gönül-Yasin stoper çifti ile yenerken, bu sene Önder “the Dambıl” ile 3 gol yemişlerdir. Bu sene Fenerbahçe toplam 10 gol, fakat Önder’in oynadığı maçlarda toplam 7 gol yemiştir. Önder bunu sadece 6 maçta becermiştir.

Sonuç olarak;
Alex, Roberto Carlos, Dos Santos, Önder, ½ Emre (maçların 50.dakikasından sonraki Emre), Güiza, Deivid, Baroni, Ali Bilgin ile Fenerbahçe’nin bir takımın saçını çekmeye bile mecali yoktur, kaldı ki Fenerbahçe ısıracaktır, koparacaktır. Zaten kalan 4 maç Fenerbahçe’nin neyi ısırıp koparacağını bize gösterecektir.

Fakat bu analizlerin de hiçbir önemi yoktur. Çünkü bunları ilk önce bir Fenerbahçeli’nin idrak etmesi gerekir.

Eğer yurdum insanı, Galatasaray maçında heykelini diktiği futbolcunun, Beşiktaş maçında “Bu da futbolcu mu” diye tartışıyorsa, o zaman Alex’in de yapacağı hiç bir şey yoktur. Kaldı ki, Alex her iki maçta da aynı km’i koşmuş, aynı performansı göstermiştir. Sadece son maçta bir frikik atamamıştır. Ve yıllardır da aynı performansı göstermektedir.

Sorun, Kazım değildir.
Sorun, Daum değildir.
Sorun, Alex’in performansı da değildir.
Zira, Kazım’ın beyni, Daum’un dahiliği, Alex’in performansı sabittir.

Sorun, bu transferleri havalimanında karşılayan, 2010’a girerken hala Alex diyen, herşey güllük gülistanlıkmış gibi maça giden, hiçbir şeyi eleştirmeyen, hiç bir aksiyon almayan, bana hala Gökhan’ın pozisyonunu ve Alex’in direğini anlatmaya çalışan zihniyettedir.

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

3 Yorum