Beşiktaş ile Etiketlenmiş Yazılar

Fenerbahçe açılımı

İllaki tane tane yazmamı istiyorsanız, ben sadece böyle anlarım diyorsanız işte size madde madde Fenerbahçe açılımı. İstediğiniz sorudan başlayabilirsiniz.

Republic of Fenerbahçe

Bu büyük potansiyeli tekrar tekrar ve uzun uzun yazmamıza gerek yok. Trabzon maçı öncesi Bağdat Caddesi Cumhuriyet Mitingi gibiydi. Yüce Rabbim Fenerbahçe taraftarına kilometrelerce ışıl ışıl cadde vermiş, kimilerine yokuş vermiş, kimilerine egzoz dumanı içerisinde otoban üzeri stat vermiş. Fakat aynı Tanrı biliyor da Fenerbahçe’ye UEFA kupası veya Şampiyonlar Ligi finali vermiyor.
-    Potansiyel örneği : Fenerbahçe şampiyonluğu kaybettiği akşam eve girerken, bir baktım bizim bakkal ağlıyor. Ne oldu dedim, “Ağabey yıllık bira stoğumu bir günde aldım, ben ne yapacağım bu kadar birayı” dedi.
-    Az ilgili bir örnek daha; Fenerbahçe o kadar farklıdır ki, bir Fenerbahçeli haberleri seyrederken, Beşiktaş veya Galatasaray haberi gelince kanalı değiştirir. Fakat Bir Beşiktaşlı veya bir Galatasaraylı, oturur sabaha kadar “Fenerbahçe nereye koşuyor” programını seyreder.
Taraftar
Şurada kaç senedir eleştiriyoruz, taraftar hala kombine alıyor, bilet alıyor, forma alıyor diye. Bana cevap veriyorlar, biz pazara kadar değil mezara kadar Fenerbahçeliyiz diye. Senin mezarına atkıyı ben bağlarım, sorun değil. Fakat ben size Fenerbahçe aşkınızı mı bitirin dedim? Sizden 2 şey istiyorum. Ya kombine alın, fakat akıllı, sistematik, disiplin içerisinde protestonuzu yapın, ya da kombine almayın, protestonuzu yapın. Çünkü bu kafayla daha çok final gider, daha çok Güiza gelir, daha çok anons yapılır, daha çok ağlanır.
-    Protesto örneği : Aziz Yıldırım’ın basın toplantısından hemen sonra 30 bin kombinelinin klübe gidip kombinelerini fırlatması. Fırlatırken de “Aziz Başkan sen istifa etmedin, ama biz ediyoruz.” denebilir.

Aykut Kocaman
Bu anons skandalından sonra, anonsçudan önce kovacağım ilk adam Aykut Kocaman’dır. Bir sportif direktör, adı üstünde spor işlerini direktive etsin diye alınmış fakat;
-    Eğer yedek klübesindeki teknik kadronun Bursa – Beşiktaş maçının skorunu doğru bilmesini sağlıyamıyorsa,
-    Önündeki ekrandan Bursa maçını takip etmesine karşın, Selçuk ve diğerlerinin hareketlerine karşı hiç bir aksiyonda bulunmuyorsa ben bunda ya kötü niyet ararım, ya da hala ne iş yaptığını anlayamadığım Aykut Kocaman’ın görevine son veririm.
-    Eğer bu işlerle idari menajer ilgilenir derseniz, o zaman onu kovarım.
-    Yani kısacası birini kovarım. Çünkü burada bir skandal var.

Christoph Daum
Benim için ilk suçlu hiç bir zaman hakem veya teknik direktör değildir. İlk önce doğru kadro, sonra doğru teknik direktördür. Eğer kadroyu teknik direktör yapıyorsa o zaman ilk suçlu teknik direktördür. Bu taraftar Mustafa Denizli’yi kovdu, şimdi onu arıyor. Bu taraftar Zico’yu yuhladı, şimdi onu arıyor. Bu taraftar Hiddink’i gönderdi. Bu ülke insanı Şenol Güneş’i ülkeden kovdu, şimdi bağrına basıyor.
-    Dip not : Bana da yılda 3-4 milyon Euro vereceklerse, her sabah kovup geri çağırabilirler. Hatta her sabah İstiklal Marşını Almanca bilmeme rağmen tersten Almanca okutsunlar.

Güiza
Bkz. 4.madde Christoph Daum. Adamın niye protesto edildiğini hiç bir zaman anlayamadım. Yahu onu oynatan, onu alan var. Bana yine yılda 3-4 milyon Euro versinler, isterlerse ben uyurken bile 50 bin kişi yatağım başında ıslıklasın. Ha derseniz ki, Güiza Daum’a her 90 dakika için komisyon veriyor, ben onu bilemem.
-    Güiza transferinde, 1 tane profesyonel İnsan Kaynakları sorumlusu kiralasan, 2 dakika mülakat yaptırsan, adamın kaşlarından, duruşundan, oturmasından, kalkmasından zaten Fenerbahçe’ye yararı olmayacağını anlarsın.

Aziz Yıldırım
Ve son sözler tabi ki Başkan’ın.

11 yıl geçti. Bu 11 yılda Fenerbahçe Spor Klübü onlarca kupa almışsa, 11 yılda onlarca final oynamışsa, yarı finalin kapısından dönülmüş ise, en büyük faktör Aziz Yıldırım’dır. Ama tarihi anons skandalı yaşanmış, 27 senedir kupa alınamamış, en büyük rakibin UEFA kupasını almış, son UEFA kupası Kadıköy’de olmasına rağmen hiç iplenmemiş ise bunun tek sorumlusu yine Aziz Yıldırım’dır.

Aziz Yıldırım gitmelidir. “Başarısız olduğu için gitmeli” değildir. 11 yılda 33 kupa alınmış olsa dahi Aziz Yıldırım gitmelidir. Çünkü artık Fenerbahçe’nin imaj problemi vardır. Çünkü Fenerbahçe’nin artık makyajını değiştirmesi gerekmektedir. Çünkü;
-    Fenerbahçe’den artık herkes nefret etmektedir.
-    Eğer 10 takım sizden nefret etse, bunun 5’i size karşı ful motive oynasa, bunların sadece  2’si sizden yarım puan çalsa, sezon sonunda en az 6 puan eksiksiniz demektir.
-    Bursa’nın şampiyonluğuna sadece Fenerbahçe ve Diyarbakır sevinmemiştir.
-    Eğer reikiye, şakraya, yogaya inanıyor olsam, Trabzon maçı 20-1 bitmesi gerekirken tüm Türkiye’nin yaymış olduğu negatif enerji yüzünden 1-1 bitti demem de gerekir.

Yahu;

Bir başkan, her gazeteci ile uğraşır mı?
Bir başkan, ben sizi dövdüm mü der mi?
Bir başkan, her yönetici ile uğraşır mı?
Bir başkan, bir anonsçu ile uğraşır mı?
Bir başkan, bir kaleci ile uğraşır mı? Evet, Rüştü olayında Fenerbahçe haklı olabilir. Fakat tekrar soruyorum, bir başkan bir kaleci ile uğraşır mı? Rüştü ile uğraşacak 10 bin adamınız muhakkak vardır.

Tabi ki bir klüp Rüştü ile, Hıncal Uluç ile, Melih Gökçek ile uğraşabilir. Ama soru şu; bütün bunlarla bir başkan uğraşır mı?

Aslında soru şu; Fenerbahçe Başkanı’nın abuk sabuk bir kaleci için uğraşmaya nasıl zamanı olabilir?

Reklamdaki gibi, bir başkan hem aşçı, hem ayakkabı bağlayıcısı, hem elektrikçi, hem oyun oynayıcı, hem baba, hem sucu, hem teknik direktör, hem menajer, hem psikolog, hem bilmem ne olabilir mi?

Bizde olur anasını satayım.

Burası İstanbul.
Burası Fenerbahçe…

Bizde olur.

http://www.hurriyet.com.tr/spor/yazarlar/14818195.asp

, , , , , , , , , , , , , , , , , ,

7 Yorum

Baddua

Fenerbahçe en son kupayı aldığında taksimetre yoktu, Adile Naşit hayattaydı, Deniz Baykal muhalefetteydi. Yıllar geçti, millet Mars’a gitti, fakat ne Baykal başbakanlığı gördü, ne Fenerbahçe kupayı. İlkini bilmem ama ikincisi AKP’nin suçuydu.

Yahu öyle bir memleket ki…

İnsanını tepeye çıkardığın an düşüyor.

Dünya üçüncüsü olduk, Avrupa’ya kalamadık.
Avrupa üçüncüsü olduk, Dünya’ya kalamadık.
Fenerbahçe çeyrek final oynadı, Şampiyonlar Ligine kalamadı.
Bu sene Galatasaray 103 golü kırar dediler, millet kafasını kırdı.
Uğur Boral çok formda dediler, ayağı kırıldı.
Aykut birinci kalecimiz dediler, ondan sonraki her hafta hatalı gol yedi.
Bursa’ya da ligin en iyisi dediler, şimdi gönüllerin şampiyonu oldu.
Arda, reklamlara çıktı, hayatı kaydı.
Yahu Barcelona THY ile anlaştı, reklam TV’de çıktığı akşam İnter’den 3 yedi.

Bir memleket düşünün, “bad”dua etmesine bile gerek yok.
Sadece iyi düşünmesi yeterli.

Kupada Beşiktaş ve Galatasaray yok, Fenerbahçe bu sene artık kupayı alır dediler, Fenerbahçe 28’den gün aldı.
Korkuyorum, çünkü Fenerbahçe kesin şampiyon diyorlar.

Korkuyorum bu memleketten…

Her hafta Fenerbahçe’nin rakip kalecisi CSI Miami gibi incelenecek diye…
Her hafta bir yönetici çıkıp kaynım şike yaptı diyecek diye..
Her hafta Volkan gol yiyecek diye…

Korkuyorum…

Son hafta Alex’in bir yerden kasedi çıkacak diye.

http://www.hurriyet.com.tr/spor/yazarlar/14686388.asp

, , , , , , , , ,

7 Yorum

Güiza faktörü – Emre faktöryali

800 küsür dakikadır gol yemeyen bir Fenerbahçe ve 9 maçta 25 puan.


Son 9 maçta Bursa 20, Beşiktaş 16, Galatasaray 14 puan almış.
Baros son 4 maçta 5 gol atmış, Jo’nun 16 maçta 3 golü var, Dos Santos’un daha golü yok.
Beşiktaş’ta 25 kişi toplam 38 gol atmış, Messi-Ibrahimovic ikilisi 45 gol atmış.
İlk 8 takımın kendi aralarındaki maçlarda Fenerbahçe 13 maçta 25 puan almış, Galatasaray 17.

Bunun ismi 4-3-3 veya 4-4-2 değil.
Bunun ismi 2 x 2 = 4.

Sezon başında söylemiştik, “Herr hauzun dibi einıdır”. Yani Daum çok akıllıdır.
2004’de Otto Rehhagel-Yunanistan ilişkisi ne ise şu an Daum-Fenerbahçe için odur. Tabi ki Volkan-Bilica-Lugano-Selçuk-Alex’in katkısı ve Topuz’un 10 milyon Euroluk koşuları tartışılmaz.

Yukarıda aynı zamanda hayalimdeki takımda görmek istemediğim 7 adamı da yazdım. Fakat bir adam var. Onun altını-üstünü çizmek lazım.

Emre Belezoğlu.

Bu sene Fenerbahçe şampiyon olursa, kupanın bir kulbu Emre Belezoğlu’nda olmalı. Emre’nin özelinde, takıma katkısını golle veya asistle değil şöyle anlarsınız; Emre gelmeden önce Fenerbahçe’de maç başına 10 adet faul-tekme-tekmeye kafa-kavga-küfür-itiraz-itiş kakış-tokat vardı, şimdi 1000. İster beğenmeyin, ister nefret edin, çeşitli mevkilerde en az 4 tane daha Emre’ye ihtiyaç var.

Ve averaj.

Oldu ya, şampiyonluk genel averaja kaldı. Eğer şampiyonluk giderse, bu 5 gol fark sırasında, Semih-Gökhan Ünal dururken, Güiza’da ısrar edilmesini bana kim-nasıl açıklayacak?

İşte bu dönüyor, Denizli’deki son maça geliyor.
Daum “O olay bir daha olmaz” demiş.

Allah’tan ben o sıralar yazı yazmıyordum.
Allah’tan.

Son istatistiğimiz; Güiza 9, Ivankov 4 gol.
Güiza facktorü…

Bunun ismi de istatistik değil.
Otistik.

Daum da zaten bu Güiza için duygusal demiş.

Allah’tan ben öküzüm.
Allah’tan…

http://www.hurriyet.com.tr/spor/yazarlar/14613208.asp

, , , , , , , , , , , , ,

Yorum yok

Hüseyin Göçek vs Beşiktaş

Bu derbiden sonra yine gördük ki, Beşiktaş’ın bu hale düşmesinin sebebi ne Hüseyin Göçek, ne Oğuz Sarvan, ne Mustafa Denizli, ne de Bobo’dur.

Beşiktaş’taki bu durumun sebebi yine Beşiktaş’ın kendisidir.

Hayatım boyunca 2 pozisyon aklımdan çıkmamıştır. Ve çıkmayacaktır.

Biri, Van – Beşiktaş maçında Metin Tokat’ın frikik-el pozisyonu, diğeri bu seneki Fenerbahçe – İ.B.B. maçındaki Güiza’nın son adam pozisyonudur.

Ben bu pozisyonların dışında bir kelime bile hakem konuşmamış, yazmamış, küfür etmemiş, eleştirmemişimdir. Öyle ki; Gökhan Gönül’ün kafasını eğdiği için atıldığı Galatasaray maçında da, Beşiktaş – Samsun maçında da, Arif Erdem’in oynadığı maçlarda da sakinliğimi korumuşumdur.

Amacım, yine hakem konuşmak değildir.

Amacım, hafriyat yapan Bilicaları, penaltıyı, ofsaytları, sarı kartları göremeyen yardımcı hakemleri, 1 metre önündeki pozisyonda kendine güvenmeyip yardımcılarını dinleyen hakemleri eleştirmek değildir.

Amacım, senenin başından beri gırtlak kesen, her pozisyonda İtalya’dan öğrendiği kendi ayağını rakibinin ayağına takma tekniğini uygulayan Emre Belezoğlu, sudan kafası yaralanan ve ölümden dönen Keita, klüpteki çaycıya bile yatarak giren Lugano, antrenmanda dudak patlatan Metin Oktay’ın veliahtı Arda, 48 dilde hakeme itiraz edebilen Bülent Korkmaz, bir tek Sadık Deda’yı dövmeyen Hagi dururken, Bilica’nın bir hareketinden dolayı 8. çocuğunu ve okuma yazmayı çok az bildiğini yazan gazeteciyi yermek hiç değildir.

Amacım, Beşiktaşlı herkesin bazı şeyleri kabullenmesini hızlandırmaktır.

Zira;

Beşiktaş, derbi tarihi boyunca bir maçta hiç bu kadar dayak yememiş, bu kadar aleyhine hata görmemiş ve bu kadar yok sayılmamıştır.
Fakat Beşiktaş’ın sorunu zannedildiği gibi Hüseyin Göçek değildir. Zira bu maçı Yıldırım Demirören yönetse, o da penaltı veremeyecektir, Bilica’yı atamayacaktır, veya Ernst’i atacaktır, İbrahim Toraman yine dayak yiyecektir.

Beşiktaş’ın sorunu bir türlü “anti-fair play endüstriyel futbol”a uyum sağlayamayan kabuğudur.

Çünkü Beşiktaş Süleyman Seba’dır. Beşiktaş Rıza Çalımbay’dır. Samet’tir. Kadir’dir. Gökhan’dır. Metin’dir. Beşiktaş kibarlıktır. Naifliktir. Saygıdır. Alçakgönüllülüktür. Disiplindir. Örftür. Beşiktaş Nouma’yı göndermektir. Beşiktaş Feyyaz’ı göndermektir.
Beşiktaş Hagi değildir. Beşiktaş Keita değildir. Beşiktaş Colin Kazım değildir. Beşiktaş Arda değildir. Beşiktaş Tanju değildir.
Beşiktaş Aykut Kocaman’dır. Beşiktaş Şenol Güneş’tir. Beşiktaş’ın yıldızı Ernst’tir, Fink’tir, Sivok’tur, Walsh’dur, Wilson’dur.

Beşiktaş’ın sorunu, orta vadede Türkiye’de 2 büyük kalacağını, uzun vadede 1 büyük kalacağını hala anlayamamasıdır.

Beşiktaş’ın öyle veya böyle önünde sadece 2 alternatif vardır.

Ya stat yapmayacak, transfer yapmayacak, var gücüyle kulis yapacak, dedikodu yapacak, kavga yapacak.
Ya da gidecek A2 takımındaki çocukların ismini Engin, Recep, Gökhan, Kadir, Ulvi, Rıza, Şenol, Mehmet, Walsh, Halim, Zeki, İsmail, Turan, Saffer, Metin, Ali, Feyyaz olarak değiştirecek.

İşte o zaman gerisi teferruat olacaktır.

http://www.hurriyet.com.tr/spor/yazarlar/14487413.asp

, , , , , , , , , , , , , , , ,

4 Yorum

Sakallı bebek

Evet Türkiye Kupası finali belli oldu. Ne diyorsunuz?
Geçen sene nasıl Beşiktaş Lig’i aldığında “Fenerbahçe ve Galatasaray yokken babam da şampiyon olur” dendiyse, bu sene kupada aynı şeyler Fenerbahçe’ye söylenecektir. Ve tarihe de böyle geçecektir. Eğer Trabzon’u yenemezlerse daha kötü. 25 sene daha dalga geçilecektir. Fenerbahçe en son kupayı aldığı zaman Güiza bebekti ama sakallı bebek falan.

Bitime 5 hafta kaldı, Bursa şampiyon olursa 3 büyükler iyi bir tokat yemiş olurlar mı?
Bence Bursa’dan daha büyük bir tokat Beşiktaş’ın bu sene Lig’i yine almasıdır. Ben size söyleyeyim, Aziz Yıldırım ve Adnan Polat’a Bursa’nın şampiyonluğu hiç koymaz. İyi ki Fenerbahçe olmadı der Adnan Polat. Keza Aziz Yıldırım da. Çünkü biliyorlar ki, seneye ve ondan sonra Bursa ortada olmayacak. Fakat Beşiktaş bu gerizekalı dalaşmalardan kendini sıyırsaydı 20. şampiyonluğa ulaşabilirdi. Ama sen daha Serdar Ozkan’ın kulağını çekemiyorsun ki, gelip Kadıköy’de Fenerbahçe’nin kulağını çekesin.

Derbinin hakemi günlerdir tartışılıyordu. Ve en sonunda belli oldu.
Hakem konusunda bir tane yazımı bulamazsınız. Fakat sadece birşeyi merak ediyorum. Gece barda bir adamla kavgaya tutuştun. Adam “Ben polisim ulan” diye bağırıyor, fakat sen adamı yaraladın. Bunun cezası nedir? Fakat adam o an mesaide değil ama bağırıyor. Devlet memuruna mesai dışında da vurmak kaç aydan başlar? Geçen haftadan beri ufacık bir el pozisyonu için Bünyamin Gezer’e edilmedik küfür, aşağılayıcı söz, yerin dibine sokucu kelime kalmadı. Şimdi bunlar için suç duyurusu olmayacak mı? Hatta statta birşey atılsa idi cezası direk hapis değil miydi?

Mustafa Denizli’nin yine çok samimi açıklamaları var.
Eğer 4 büyükleri 4 tane Mustafa Denizli yönetse, hayatımız boyunca ne kavga olur, ne küfür. Ve 4 takım da şampiyonluğa oynar. Fakat Lig’i domine ettiği için değil, hepsi puan kaybettiği için.

Neyse, Jo arkadaşlarını da Barcelona’ya bırakıp gelmiş ve özür dilemiş…
O kadar sığ bir memlekette yaşıyoruz ki. Zaten çocuğa da demediğimizi bırakmadık. Şimdi Fenerbahçe, Beşiktaş’a ve Eskişehir’e yenilse, Galatasaray da Bursa’yı yense, Fenerbahçe’de tekrar grup seksler, kelepçeler, kokain partileri ortaya çıkacak. Ve insanların en sevdiği haber türü pörtleyecek. Kocaman puntalarla “Fenerbahçe niye kaybetti?” 1. Alex’in karısı kuaförde gaz çıkardı, bunu duyan Güiza üzüldü. 2. Manisa maçından sonra Daum’un herkesin önünde bıyığını taraması Aykut’u rahatsız etti. 3. Fenerbahçe devre arasında Brezilyalı çaycı ile anlaşamadı, Güiza üzüldü. 4. Şöyle oldu, Güiza üzüldü. Hala bu haberleri okuyan, hala bu haberleri bir futbolcunun futboluna yorumlayan, hala bu tür gazeteleri alan, hala Jo’yu yuhalayan toplum karanlığa mahkumdur. 6 ay önce “Aziz Yıldırım Haldun Üstünel’i alsın” diyen, ama Jo-Dos Santos-Caner’den üçün birini alan mankafa ise karanlığın daimi müşterisidir.

http://www.hurriyet.com.tr/spor/yazarlar/14437865.asp

, , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Yorum yok

Problem Jo değil

32 yaşındayım.

Şu kısacık hayatımda;
Süleyman Seba, Rıdvan Dilmen, Hakan Şükür, Oğuz Çetin, Fatih Terim, Bülent Korkmaz’ın bile ıslandıklarını gördüm.
Müjdat’ı, Yaşar’ı, Abdülkerim’i 2 metrelik kalastan kaçarken gördüm.
Amigo Orhan’ın Mustafa Denizli’ye balina gibi uçtuğunu gördüm.
Ogün’ü cenazede dayak yerken gördüm.
Rüştü’ye aduket çektiler, onu gördüm, taktakduket çektiler onu da gördüm.

Yani binlerce protesto, binlerce tepki gördüm.
Fakat Galatasaray’ın “Ruh” kelimesini kullandığını ilk defa görüyorum.

Galatasaray ve ruhsuzluk…

Galatasaray çökmüş, tribün bölünmüş, Ultraslan ultra ve slan diye ikiye yarılmış.
Denyor ki, Fenerbahçe – Beşiktaş maçı beraber biterse şampiyonluk şansı doğuyor.
Galatasaray 50 sene Ligi alsa ne olur, kaptanı yuhalanmış.
Sen seneye kaleci alacağına, Metin Oktay’ın mezarının üstüne battaniye al.

Bütün bunların sebepleri çok basit değil.
Bunların sebepleri çok yeni de değil.

Galatasaray ne Fenerbahçe maçı, ne 19 şampanya ile banyo, ne Franco’nun lensleri, ne de sağlık kurulu yüzünden bitmiştir.

Galatasaray, Feldkamp’ı 6 maç kala gönderdiği gün bitmiştir.
Galatasaray, Arda Alemdar’ı 1.kaptan, Sabri’yi 2.kaptan yaptığı gün bitmiştir.
Galatasaray, Adnan parantezinde 9. senelerinde 9. teknik direktörü getirdiği gün bitmiştir.
Galatasaray, en büyük rakibi Cannes’da final oynarken, baskette 2 kere forma değiştirdiği an bitmiştir.
Galatasaray, saat 20:45’de bitmiştir.
Galatasaray, artık bize benzediği için bitmiştir.

Dos Santos, Franco, Elano, Arda, Jo.
Bunlar gitse ne olur loooo demek geliyor insanın içinden.

Artı, Galatasaray’ın seneye artık ilk 11’i bellidir.

Kalede, Eski Futbolcular Vakfı.
Geride, Sarı Kırmızı Derneği, 1905 Derneği, 1905 Birleşik Grup.
Orta saha, GS Grubu, Florya Grubu, Altyapı Derneği, GS Derneği.
Tek forvet, Birleşik Galatasaraylılar Vakfı.

http://www.hurriyet.com.tr/spor/yazarlar/14402256.asp

, , , , , , , , , , ,

3 Yorum

Bir konu bir konuk

Ne diyorsunuz? Lig biraz daha şekillendi mi?
Kayseri’nin bile şansı olduğu ligde, hala Galatasaray koptu, Fenerbahçe alır, Beşiktaş potaya girdi, Bursa rahat diyen, her hafta şampiyon değiştiren yorumcu var bu memlekette. Hala akıllanmadılar. Lakin tek birşey biliyorum, sezon sonunda Aziz Yıldırım, Fenerbahçe şampiyon olamazsa Volkan’ı o topu istop ettiği gibi istop edecektir.

Galatasaray – Fenerbahçe maçı için yorumunuz? Fenerbahçe yine yendi…
Yenmesinin hiç bir önemi yok ki. Ben şu an herşeyimi sattım, bu hafta Kayseri’ye yatırıyorum. Fenerbahçe işte bu. Analitiği, denklemi, matematiği bu. Kayseri’yi, Eskişehir’i yener garantisi verebiliyor musun? Ben veremiyorum. Hani yazlıkta kızlar maçını seyreder, sen daha bir başka oynarsın. Fenerbahçe, Galatasaray maçlarını öyle oynuyor.

Son dakikadaki penaltı pozisyonu?
Ne hakemin suçu var, ne Dos Santos’un, ne Lugano’nun. O kuralı kim icat ettiyse, Cangelene kadar döveceksin. Futbolu, basketbola çevirdiler en sonunda.

Hiddink, bir tek Selçuk’u beğenmiş?
Hazır gaza gelmişken, ben Selçuk’un yerinde olsam çıkar açıklama yaparım Milli Takım’ı düşünmüyorum diye. Bundan daha büyük hava olamaz. Bundan daha büyük bir fırsat olamaz.

Aykut Kocaman’ın sene sonu istifası konuşuluyor;
Aykut Kocaman Ankara’da mı hala? Ankaraspor’dan istifası mı konuşuluyor? Daha önce etmedi mi o?

Neyse, Arsenal – Barcelona / Galatasaray – Fenerbahçe maçı arasındaki 10 farkı bulabilir misiniz?
Şimdi bir moda başladı Türkiye’de. Messi insan mı, Barcelona bu dünyadan mı diye.Yahu sen ne kıyaslıyorsun Messi’yi, Barcelona’yı bizle? Dünyada yok ki zaten Messi’den başka. Türkiye’deki problem kıyaslama değil, yanlış kıyaslama. Mesela İstanbul’u Paris ile, New York ile kıyaslıyoruz. Belki Paris, Londra, Roma İstanbul’dan 50 yıl ilerde. Fakat Dallas, Napoli, Leeds; Ankara, Elazığ, Mersin’den, Çanakkale’den 500 yıl ilerde. Bak, biz biraz Bursa’yı, Sivas’ı yukarı çektik, lig nasıl güzel oldu. Messi, Barcelona yaratana kadar, Ozan İpek, Bursa, Mehmet Yıldız, Sivas sayısını arttıralım. Bu arada Messi insan değil, doğru. Fakat Ertem Şener de çok insan gibi durmuyor. Bütün gece kafam şişti. Hayır, Japonca, Laosça dil seçeneği olsa onu seçeceğim. O da yok.

Bu haftaki maçlar?
Bu haftanın iki maçı var. Biri İ.B.B. – Denizli. Ben hayatımda İBB kadar şampiyonu, küme düşenleri, Avrupa kupasını katılacakları belirleyen başka bir takım görmedim. Bir tek kendisine yararı yok. Bir de Manchester – Chelsea var sabah sabah. Bizim derbi maçını 12:45’e koysan düşünebiliyor musun bizimkilerin halini? Franco güneş yansıyacak topu görmedim diyecek, biri çok sıcaktı keşke tayt giymeseydim diyecek vs.vs.

http://www.hurriyet.com.tr/spor/yazarlar/14295490.asp
www.emrahoner.com

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

1 Yorum

Analizsizsiniz

Fenerbahçe Gençlerbirliği maçında seyircisini mest etti, hakem yine Fenerbahçe’nin 3 puanını yedi, Baroni ne kadar faydalı bir oyuncu olduğunu bir kez daha gösterdi, Fenerbahçe 3 kulvarda da emin adımlarla ilerliyor…İşitme ve görme engelliler için hazırladığımız haber özetlerini okudunuz, şimdi haberler.

Bu sene şampiyonluk barajı 77 puan, 65 puan toplayan şampiyon olur, 50-99 puan arası şampiyonu belirler.

Bunlar benim değil.
En değerli adamların ligin başında yaptıkları yorumlar.
İçlerinde Galatasaray 150 gol atar diyen de vardı, Beşiktaş küme düşer de diyen.

Bunları hangi organlarından çıkarıyorlar bilmiyorum.
Artı, ben yarın ne yiyeceğimi bilmiyorum, 34 maçta sen nasıl buldun bunları?
Diyarbakır’ı, Ankaraspor’u, Sivas’ı, Daum’u, Baros’u sakatlığını, Yılmaz Vural’ı, tribünden atılan adamı nasıl bildin?
Lig’de küme düşecek takım kalmamış, Mustafa Denizli bile Bursaspor’u bilememiş, sen neyi tahmin ediyorsun?
Çizgi oyuncusu olmayan bir takımda Güiza gol kralı olur diyen yorumcudan tut da, 5 kupa alacağız diyen klüp başkanına kadar herkes atıyor.

Neden?
Çünkü yorumcuya ceza yok.

Hakeme, futbolcuya, taraftara herkese ceza var, yorumcuya ceza yok.
E sen hakemi ofsayttan 10 maç dinlendirip, Sevilla maçından sonra Ahmet Çakar’ı dinlendirmezsen imam-cemaat-metan gazı-gübre hikayesi hemen gündeme gelir.

Atıp tutmak serbestse; bak dinle o zaman kalan maçların analizi nasıl olur..

Önce Bursa.
Puan 55. Galatasaray maçından sonra oynayacağı için Denizli maçını 2-1 alır. Lig lideri olduğu gün stres başlar. Büyükşehir 2-2 biter. Antalya maçı 0-0 biter, Gençlerbirliği maçı 1-1 biter. Antep’i ağırlarlar 0-0 biter, Galatasaray maçını yenmeleri gerekir, o yüzden 2-2 biter, Kayseri maçını 1-0 alırlar, Ankaraspor 3-0 hükmen biter. Son maça Galatasaray ile kafa kafaya girerler, Beşiktaş maçı 1-1 biter. Maçta hakem hatası vardır, sahaya inerler. 3 maç ceza alırlar. Etti sana 70.

Galatasaray.
Trabzon’u 3-2 alır, Fenerbahçe’yi 1-0 yener. Golü Baros atar. Bu maçtan 5 maç ceza alır. Sivas’ı 4-1 yener, Diyarbakır hükmen, Manisa can çekişiyordur, 2-1 Manisa alır, Bursa maçı seyircisiz oynanır 2-2, Büyükşehir Belediye’yi 10-0 yener, Gökhan Zan o maçta tekrar sakatlanır. Antalya maçında Necati gol atar, 1-1 biter, Gençlerbirliği maçını 3-1 alır. Etti sana 73.

Beşiktaş.
Kasımpaşa 1-1 biter, Eskişehir’e 1-0 yenilirler. Ankaragücü maçı 1-0 Beşiktaş’ın, Trabzon maçı da 1-0 Beşiktaş’ın. Beşiktaş Kadıköy’e gelir, 2-1 yenilirler, Sivas’ı 1-0 yenerler, Diyarbakır maçı 3-0 hükmen, Manisa maçı 1-0 Beşiktaş’ın, Bursa maçı 1-1 biter. Denizli istifa eder. Etti sana 68.

Fenerbahçe.
Gaziantep maçı 0-0, Galatasaray’a 1-0 kaybederler. Yönetime 3 yıllık şampiyonluk sözü hatırlatılır. Kayseri’yi 1-0 yener, Ankaraspor hükmen, Beşiktaş maçını 2-1 alır, bu sefer yönetim medyaya 3 yıllık şampiyonluk sözünü hatırlatır. Kasımpaşa’ya 2-1 mağlup olur, zemin bozuktur. Eskişehir’e 2-1 mağlup, hakem bozuktur. Ankaragücü maçı 0-0, kupa finalinde Trabzon’a kaybeder. Fener aradığı forveti Bokofogo’da bulur. Daum gider. Aykut Trabzon maçına çift forvet çıkar. Trabzon maçı 3-2 biter. Etti sana 63.

En son Trabzon.
Galatasaray’a saldırır, 3-2 kaybeder. Kayseri maçını 2-1 alır, Ankaraspor hükmen, Beşiktaş’a saldırır 1-0 kaybeder. Kasımpaşa maçı 2-2, Eskişehir’e 2-1 kaybeder, Ankaragücü maçı 2-0 Trabzon’un, Denizli kümede kalma mücadelesi verir, 1-1 biter, Fenerbahçe’ye 3-2 yenilirler. Etti sana 54 puan.

Al sana kalan maçların analizi…
Nasıl olsa ceza yok anasını satayım.

Zaten çocuğum olsun hemen yorumcu yapacağım.
Evde küçük Uluçlar, küçük Çakarlar, küçük Rıdvanlar istemek benim de hakkım.

http://www.hurriyet.com.tr/spor/yazarlar/14131855.asp

, , , , , , , , , , , , ,

5 Yorum

Fener’in Hıncal’ına adayım

Fenerbahçe’nin menfaatleri doğrultusunda Fenerbahçe’yi her an ve her yerde karıştıracağıma, ünlü bir teknik direktörü veya futbolcuyu, daha gelmeden yerle bir edeceğime, asla bir daha “Saldır Galaaaaaaatasaray” demeyeceğime, topu görünce bomba diye karakola götürmeyeceğime, şerefim ve namusum üzerine ant içerim.

Evet, lig kızıştı. Bursa ve Beşiktaş üçer puan daha aldılar. Puan tablosu için yorumunuz?
İngiltere ve İspanya’da az çok kimin şampiyon olacağı belli fakat bizim Lig Süper ya, son ana kadar kimin birinci olacağı belli değil. Yahu nasıl olsun? Birinin 2 maçı eksik, öbürünün bir maçı eksik, öbürünün her an taştan sopadan maçı tehir edilebilir, öbürü Ankara ile oynayacak 3 puan sonra yazılacak, öbürüne 3 puan yazılmış haberi yok kendini potada zannediyor. Maşallah puan tablosu değil KPSS. Daha yeni yeni şekilleniyor Lig.

Fenerbahçe zor da olsa Antalya önünde kazandı. Şampiyonluk şansı sürüyor mu?
Fenerbahçe’nin ilk 8 maç sonundaki şansı ne ise şu anda odur. Fenerbahçe’yi ilk 8 hafta Barcelona yaptılar, sonraki 7 hafta 14 puan kaybetti. Sivas’ı 5-1 yendi yine Barcelona yaptılar, sonraki 4 hafta 10 puan kaybetti. Fenerbahçe’nin evinde fikstür avantajı var dediler, ev kerpiçtenmiş, yıkıldı. 

Şunu anlatamadım. Fenerbahçe Türkiye’dir. Fenerbahçe Türk İnsanı’nın kümülatifidir. Fenerbahçe Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek final gördü, tahta çıkardılar, sonraki sene Şampiyonlar Ligi’ne katılamadı. Türkiye Dünya 3.sü oldu, sonraki Avrupa Kupası’a katılamadı. Türkiye Avrupa 3.sü oldu, sonraki Dünya Kupası’na katılamadı. Senin balonu şişirmen nefesin ile alakalı değildir yeğen, balonun hacmidir önemli olan, yeğen.

Bursaspor şampiyon olabilir mi?
Olabilir. Tek bir yolu var; şampiyonluğu unutmak. Artık terapi mi görürler, kaplıcaya mı giderler bilmem. Sonraki işlem, bu 4 büyükleri uyandırmadan son maçın son saniyesinde fişi çekmek. 4 büyüklerin böyle trene bakar gibi bakması lazım o an. Buna örnek çok. Mesela Manchester – Fenerbahçe maçı. Adamları uyuttun, uyuttun Boliç gitti, çaktı, geldi. Adamları kızdırınca 6-2 bitiyor. Örnek Aston Villa – Trabzon maçı. Örnek Türkiye’nin 2008 Avrupa maçları. Bunların tersi bir Barcelona – Trabzon maçı var mesela. İlk golü sanırım ilk dakikalarda Trabzon atmıştı, sonra 7-2 bitti.

Son olarak Şekip Mosturoğlu “Bizim bir Hıncal’ımız yok” dedi?
Ben talibim. Vallahi talibim, billahi talibim. Hemen sınav yapsınlar başvurayım. Yanıma manken de istemem. SSK+yol+yemek yeter. Yemin ederim yarın başlarım. Bakın yeminim de hazır; “Fenerbahçe’nin menfaatleri doğrultusunda Fenerbahçe’yi her an ve her yerde karıştıracağıma, ünlü bir teknik direktör veya futbolcuyu, daha gelmeden yerle bir edeceğime, asla bir daha “Saldır Galaaaaaaatasaray” demeyeceğime, topu görünce bomba diye karakola götürmeyeceğime, şerefim ve namusum üzerine ant içerim.”

, , , , , , , , , ,

5 Yorum

7+

Bu yazı şiddet, küfür, korku ve gerilim içermektedir, lütfen bu yazıyı çocuklarınıza okutmayınız.

Outlook

Bu yazıyı yazar kimliğimi bir kenara koyup Fenerbahçe taraftar kimliğimle yazıyorum. Bu arada yazar kimliğimin de içine oturayım.

Fenerbahçe’nin bugünkü durumunda olmasının sebebi ne Daum, ne Fırat Aydınus, ne Güiza, ne Deniz, ne de Aziz Yıldırım’dır.

Bu tablonun sebebi Fenerbahçe taraftarıdır.

Fenerbahçe taraftarı öyle rastgele bir taraftar değildir. Fenerbahçe taraftarı müthiş enteresandır. Bir kere rengarenktir. Kimyası çok farklıdır. Fiziği de çok farklıdır, çünkü Mecidiyeköy’deki o pis hava Kadıköy’de yoktur. Fenerbahçe taraftarı, maçtan önce Bağdat Caddesi’ni doldurur, saatlerce bira içer, tonlarca patates yer, eğlenir ve İngilizler gibi yürüyerek stada gider. Fenerbahçe taraftarı takımını en çok seven taraftar grubudur, çünkü çok az manyaktır. Bundan yıllar evvel deplasmanlara limitli seyirci alınırken Fenerbahçe, Beşiktaş’dan, Galatasaray’dan 10000 bilet ister, 5000’e izin gelir; lakin Beşiktaş ve Galatasaray taraftarı 5000 bilet ister, maça 1000 kişi gelir. Fenerbahçe seyircisi halis Türk seyircisidir. Fenerbahçe halkın takımıdır. Fenerbahçe bizden biridir. Yani, Fenerbahçe Türkiye’dir.

İşte o yüzden Fenerbahçe seyircisi mankafadır. Cahildir. Zekası yeterli değildir. Kültürsüzdür. Fenerbahçe seyircisi, Güiza’ı ağlatır, kafasına oklava verir, 3 gün sonra ağzına baklava verir. Belki de yeryüzünde havalimanında futbolcu karşılayan ilk klüptür. Fenerbahçe seyircisi Deniz’i yuhalar, Tarık’ı yuhalar, Rıdvan’ı yuhalar, Rüştü’yü döver, Müjdat’ı kovalar, fakat onu alanlara, onu oraya getirenlere bağırmayı akıl edemez. Ya da gücü yetmez. Bir de, 2 gram akılları kalmıştır, onu da çok sevgili ağabeyleri Rıdvan Dilmen almıştır. Öyle ya, Rıdvan Dilmen ilk 8 hafta Fenerbahçe’yi Barcelona yapmış, sonraki 8 hafta Beşiktaş şampiyon olur demiş, 3 hafta önce yine Barcelona yapmış, Beşiktaş havlu atmıştır demiş, şimdi de “Bu kadro ile bu iş olmaz” demiştir. Halbuki bütün sezon kadro aynıdır. Beşiktaş’a da artık birşey diyecek insafı kalmamıştır.

Fenerbahçe yönetimleri de Türk odunluğuna sahip olduğu için ve sıfır profesyonel olduğu için Fenerbahçeliler yıllarca yönetimlerden de çekmiştir.

Örneğin;
- Fenerbahçe 32 senedir yıpratıcı, uzun boylu forvet arar. Elin gavuru Mars’da su bulmuştur, Fenerbahçe hala aradığı yıpratıcı forveti bulamamıştır.
- Her mahallede, her sahada, top oynanan her odada 2 çocuktan biri Fenerbahçe forması giyer, fakat 32 senedir Fenerbahçe’de bir çocuk iki kere üst üste maç oynamamıştır. Genç Semih bile futbola Özçamdibispor’da başlamıştır. Zaten 32 senede 600 futbolcu arasında hala sadece Semih ve Tuncay’ı konuşmak utanç vericidir.
- Fenerbahçe her sene ama her sene trilyonluk flaş transferler yapar. Fenerbahçe bu yüzlerce flaş transferlerden Baliç ve Okocha dışında hiçbirinden para kazanmamıştır.
- Sadece Fenerbahçe’de kovulan teknik direktörler ve futbolcular geri gelir.
- Fenerbahçe Bolu’da, Ağrı’da, Lagos’da, Çin’de tesis açmasına rağmen, seyircisiz bir İstanbul Büyükşehir Belediye takımı Fenerbahçe’yi her sene yenebilmektedir. Zaten bu kafa olduğu sürece de Fenerbahçe daha çok Ozan İpek ve İskender meşhur edecektir.

Bir teori de bütün bu dangalaklıkları “Lise” altyapısı ile açıklar. Örneğin, 10 futbolseveri bir araya getirsek, ki bunların kesin 4’ü Galatasaray’lıdır, 4’ü Fenerbahçe’lidir, 2’si Beşiktaşlıdır; herhangi bir sosyoloğa sorsanız Fenerbahçe’lileri hemen ayırdecektir. Çünkü Fenerbahçe’linin kültür seviyesi, konuşma yeteneği, 2 kelimeyi bir araya getirme refleksi, cahilliği, zekası ve futbol zekası hemen kendini belli eder. Çünkü tekrarlıyorum; Fenerbahçe, 8 yıllık zorunlu eğitime daha yeni geçmiş bir Türkiye’dir. Galatasaray Lisesi ve Beşiktaş Anadolu Lisesi burada Fenerbahçe Lisesi’nden çok kalın çizgilerle ayrılmıştır. Ha bu demek değildir ki, Fenerbahçe’den zeki, kültürlü ve işini bilen bir insan yetişmemektedir, veya Galatasaray ve Beşiktaş’da devamlı saygın, zeki insanlar görev almaktadır. Fenerbahçe’de son 5-10 seneye bakıldığında Kemal Dinçer, Aykut Kocaman ve Ali Koç gibi en azından ne dediği anlaşılan, saygılı, pratik zekalı, prezantabl, dinamik insanlar da yetişmiştir. Fakat ondan öncesi Hasan Özaydın, Ömer Çavuşoğlu ve Erol User’dir. Yani yontma taş devridir. Bu arada Fenerbahçe’de yeni karakterler yetişirken Galatasaray’da Adnan Sezginler, Beşiktaş’da Yıldırım Demirörenler de kontra olarak görev almaktadır.

O zaman bu mantıkla her Galatasaray’lı veya Beşiktaş’lı çocuğun o liselerden çıkması mı gerekir? Hayır, gerekmez. Bir çocuğun öğrenme yaşının 3, karar verme yaşının 4, karakterinin oluşma yaşının 5 olduğunu varsayarsak, çocuk zaten TV’den Aziz Yıldırım, Yıldırım Demirören, Adnan Sezgin, Faruk Süren, Süleyman Seba, Metin Oktay, Metin Tekin, Arda, Fatih Terim, Hasan Şaş, Oğuz Çetin, Recep Çetin’i izleyerek hangi takımın ona daha yakın olduğuna karar verecektir.

Başa dönersek, Aziz Yıldırım ve Daum’un bugünkü tabloda hiçbir suçu yoktur. Çünkü onların kapasiteleri o kadardır. Çünkü onlar gelip geçicidirler. Çünkü onlar dublördür. Dublörler bu kadar performans verirler. Taraftar, kalıcıdır. Taraftar masaya yumruğunu vurmalıdır. Taraftar belirleyicidir. Digitürk ihalesinin rakamından, Kazım’ın seks partnerine kadar herşeyi taraftar belirler.

Diyorlar ki, Daum İ.B.B maçında saçmaladığı için Fenerbahçe yenilmiştir. Peki, Daum ilk defa mı saçmalamıştır? En önemlisi Daum kendi kendine mi Fenerbahçe’ye gelmiştir? Herhalde zamanında Appiah’ı ve Selçuk’u sağ açık oynatan rahmetli babam değildir. Veya dayım yüzünden Ümit Özat Almanya’ya kaçmamıştır. Seyirci ile kavga edip 10 saniye sonra Semih’i oyuna alan kaynım mıdır, eltim midir? Tabi ki Daum’dur.

Ya da, Aziz Yıldırım hiç mi saçmalamamıştır? 1 ayda 55 milyon Euroluk transfer yapan, her sene en az 1 kere kurumlardan istifa edip geri gelen, 12 senede 4 Lig-0 kupa-1 çeyrek final getiren, “devre arasında transfer yararlı olmaz” diyip Appiah, Nobre ve Anelka’yı devre arasında alan, “biz sene başlarında doğru transfer yaparız ve karşı takımı ısıracağım” deyip 4 tane Emre, 4 tane Appiah ve 2 tane Tuncay alması gerekirken sene başında bayanlar liginden Sos Dantos’u ve Baroni’yi alan bir başkan hiç saçmalamamıştır desek ne derece doğru olur?

Veya 5 yaşındaki çocuğun bile Fenerbahçe’nin savaşan adama ihtiyacı olduğunu bilmesine rağmen Brezilya’dan Sos Dantos ve Baroni ikilisi ile dönen, yeryüzünün Uğur Dündar ile en dürüst Fenerbahçelisi sayılan Aykut Kocaman’ın kafasına silah mı dayamışlardır, transferden komisyon mu almıştır, yoksa o da saçmalama hakkını mı kullanmıştır? Fenerbahçe 1 milyon dolara Mehmet Topal’ı bulamazken, bedavaya Mustafa Sarp’ı alamazken, 10 milyon Euro’ya Baroni ve Sos Dantos’u nasıl almıştır? Elalem Emre Çolak’ı, Necip’i oynatırken Fenerbahçe takımı risk almak istemediğinden mi oynatmak istemiyordur, yoksa bu futbolcuları ortaya çıkaracak futbol zekası olan hiç kimse bulunmamaktadır? Daum, Aziz Yıldırım veya Alex bir maç seyrederken, “şu çocuk çok iyi çocuk, bunu oynatalım veya alalım” diyebilecek kapasitedeler midir? Örneğin heykelini dikmeyi düşündüğümüz Alex, kefil olarak Maldonadoyu getirirken, Aziz Yıldırım Aragones için “tam benim çalışmak istediğim teknik adam” derken futbol zekalarını mı ortaya koymaktadırlar?

İşte yukardaki sebepler yüzünden suç bu karakterlerde değil, eğitim seviyesini güncellemeyen, vizyonu geliştirmeyen, hala kombine alan, hala Digitürk alan, hala forma alan, ve hala Fırat Aydınus kırmızı vermeliydi diyen ileri zekalıdadır.

Çünkü o dingil, İBB maçındaki Deniz’in golünde yardımcı hakeme yüklenir, fakat Lille maçındaki Emre’nin golünü konuşmaz.
Çünkü o ingot, kıçıkırık 5.sınıf Brezilyalı’nın ufacık bir hareketi ile mest olur.
Çünkü o ötektoit, her maça gider, protesto edeceği yerde etmez, protesto ederken yanlış adamı eder, seveceği yerde döver, döveceği yerde sever.
Çünkü o kütüğe aslında Aziz Yıldırım ve Daum bile fazladır.
Çünkü o “Biz pazara kadar değil, mezara kadar sevdik” diyen arkadaş bilmez ki, onun mezarını ilk ziyaretçisi ben olacağımdır.
Çünkü o aks bilmez ki, maça gitmeyince yönetim gider.

Ve yine bilmez ki, küçük beyinler Güiza’yı, orta beyinler Daum’u, büyük beyinler yönetimi tartışır.

http://www.hurriyet.com.tr/spor/yazarlar/13980560.asp

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

20 Yorum