Beşiktaş ile Etiketlenmiş Yazılar

Face verdik, book’unu çıkarmayın

5000 sarı kart, 50 bin isabetsiz pas, 1 milyon faul…
Fenerbahçe’nin 2.yarıları, Guti’nin promili, Arda’nın pubisi, Colin Kazım’ın pipisi…

Ligin ilk yarısının analizi için gazetelerde bunlar gibi, binlerce sayı ve data.
Bunları okuyacak vaktiniz yok ise, ben size ligin ilk yarısını özetleyeyim.

Mesela,
Ben bu sene Türkiye Ligi’ni seyrettim.
Bir de Acun’un Yetenek Sizsiniz’i seyrettim.
Tam Türk futbolunun niye böyle olduğunu anladım derken, bir de Animal Planet’in Yetenek Sizsiniz’i seyrettim. 
Biz niye onlara hayvan demişiz, ben anlamadım.

Mesela,
Geçen ben yayıncı kuruluşu aradım.
“Türkiye Ligi’ni kapatsak sadece İngiltere Ligi’ni açsak” dedim.
Hayır dediler.
“Türkiye Ligi’ni kapatayım, Telegol’ü kapatayım, bir tek İngiltere Ligi kalsa” dedim.
Hayır dediler.
“Türkiye Ligi’ni kapatayım, Telegol’ü kapatayım, yanına Tabata ile Serdar Özkan’ı vereyim” dedim.
Telefonu yüzüme kapadılar.

Mesela,
Bende uyku problemi var.
Doktora gittim.
Bana haftada Spor Totoş Ligi’nden 3 maç seyredeceksin dedi.
Olur mu öyle şey dedim.
Reçeteye Konya – Galatasaray, Fenerbahçe – Sivas, Beşiktaş – Gaziantep yazdı.
Ohhh, bir seyrettim, 4.5 saat kesintisiz uyku.
Bir de üstüne Mustafa Denizli & Şansal Ağabey.
Ohhh, etti sana günde 9 saat.
Beni hakikaten Türk doktorlarına emanet edin.

Mesela,
Umut 100ler kulübüne girdi, onu gördüm.

Mesela,
Burak Yılmaz’a çok iyi forvet dediler, onu gördüm.

Mesela,
Alex frikikten gol attı, onu da gördüm.

Yahu, onu bırak Rıdvan, Aykut’u eleştirdi.
Onu bile gördüm.

Artık ölsem de gam yemem.

Not : Bu arada Colin Kazım’ın twitteri var ise, Emrah Öner’in de Facebook’u var.
Emrah Öner – The Spor Yazarı diye bir şey kurduk. Yorumlarınızı oraya da bekliyorum.
(Her türlü yorumu yazın, küfür edin, kırın, dökün ama ne olur saçmalamayın)
http://www.facebook.com/home.php?#!/group.php?gid=133230486718894

, , , , , , , , , , , , ,

1 Yorum

Messi Macunu

PAOK – Fenerbahçe, 1-0.
Fenerbahçe – Young Boys, 0-1.
Beşiktaş – Porto, 1-3.
Valencia – Bursa, 10-1.
Trabzon – Liverpool, 1-2.
Almanya – Türkiye, 3-0.

Hiç üzülmeyin.
Bu erotik skorların sebebi ne 4-2-3-1, ne Ertuğrul Sağlam, ne Arda, ne Sarbi, ne teknik, ne taktik, ne de para pul.
Bu adamların bizden tek farkı var.
O da domuz eti.

Çünkü ne antrenmanımız da fark var, ne teknolojimizde, ne de başka bir şeyde.
Bu adamlar 3 aylıkken domuz yiyor kardeşim.
Bu adamların bizi acılı ezme yapmalarının tek açıklaması bu.

Domuzun nasıl bir fizyolojik etkisi var, vücutta nasıl bir tepki veriyor bilmiyorum fakat atalarımız demiş ya; “Maşallah domuz gibisin, sana bir şey olmaz”, işte rakiplerimizin böyle maşallahları var.

Domuz kelimesi ile maşallah kelimesini de aynı cümlede kullandım, kusura bakmayın.

Tamam domuz günah, kimse bir şey demiyor, kimse de zaten yemiyor,  fakat neden kimse Sercan 3 adım atarken Kenny Miller  1 adımda bizimkini geçince bir şey demiyor?
Neden adamların omuz genişliği 100 cm, bizim basenimiz 150 cm?
Neden İbrahim Üzülmez kambur, Rio Ferdinand Kimmeryalı gibi?
Neden Arda sakat, Messi demir gibi?
Neden bizim boy ortalamamız bir Kahdalı Mıçı, adamların ki bir Iverson?

Ben şunu da hatırlıyorum, Tuncay Premier Ligindeki ilk maçından sonra “Burada sağ bek-sol bek benden daha hızlı koşuyor” demişti. Bu da domuz etinin beyne de iyi geldiğini kanıtlıyor.

Sakın yanlış anlaşılmasın.
Bu bir domuz teşvik yazısı değil. Bu yazıdan sonra şarküterilerde domuz satışı patlamasın lütfen. Dünyanın en rezil şeyi domuz etidir, sakın yeni Servet yaratacağım diye bahçenizde çocuğunuza domuz çevirmeyin.

Dopingde çıkar mı, faydası olur mu bilmiyorum ama bizim takımlara maçtan önce 10 Kavanoz mesir macunu verelim.  Çünkü Türk Futbolu artık teknikle taktikle bir yere gelmeyeceği belli. Mesir macunu veremiyorsak, en kötü Messi’yi macuna koyup verelim.

Bu mesir macunun Beşiktaş – Bursa maçından önce kullanıldığını görüyorum, maça da kesin etkisi olur fakat maçtan sonra soyunma odasında da bir zararı olur mu onu hiç bilmiyorum.

Bu sorunun cevabını da Türk Futbolu’nun iki duayenine sormak lazım.
Ahmet Çakar ya da Haydar Dümen’e.

En iyi onlar bilirler.

Haydi mutlu Noeller.

, , , , , , , , , , , , , ,

Yorum yok

El Kalasico

Dünyada kaç derbi var?
Tansel Taşanlar üşenmemiş, oturmuş, saymış.

İskoçya derbisi;
Celtic – Rangers.
İlk, Katolikler Protestanlara ağız burun girmiş.
Yani…
Din derbisi.

Yunanistan derbisi;
Olympiakos – Panathinaikos.
Biri çalışan kesim, öbürü tiki.
Yani…
Sınıf derbisi.

Yugoslavya derbisi;
Kızılyıldız – Partizan.
Biri askerin takımı, öbürü halkın takımı.
Yani…
MGK derbisi.

Roma derbisi;
Roma – Lazio.
Biri solcu, biri sağcı.
Yani…
Siyaset derbisi.

Bükreş derbisi,
Rapid Bükreş – Steau Bükreş.
Zamanında Rapidçilere çingene demişler. Öyle kalmış.
Yani…
Irk derbisi.

Mısır derbisi;
Zamalek – Al Ahly.
O kadar manyaklar ki, derbiye yabancı hakem getiriyorlar.
Yani…
Bir şey anladıysam arap olayım derbisi.

İspanya derbisi;
Barcelona – Real Madrid.
Bir rüya. Bir Hayri Pıtır serüveni. Bir klasik olduğu için El Clasico.
Yani…
Klasiklerin derbisi.

Ve İstanbul derbisi;
Galatasaray – Beşiktaş.
Bir tarafımın derbisi.

Ali Turan, Barış Özbek, Servet Çetin, Pino, Tabata, Nihat, İbrahim Toraman, Rüştü, Hakan Arıkan, Hilbert, Gökhan Zan, Sabri, Serdar Özkan, Hakan Balta, Cüneyt Çakır.

El “Kalas”ico.
Yani….
Siz anladınız neyin derbisi…

, , , , , , , , , , , ,

1 Yorum

Haftanın panoraması

Türkiye Ligi, yine bildiğiniz gibi.
Keyifsiz, zevksiz, heyecansız.

Yıllardır da bildiğimiz senaryo.
Üç büyüklerin diğer takımlarla puan farkı her hafta açılıyor, Anadolu takımları arkadan yetişemiyor, sonra diyoruz ki Türk Futbolu niye bu durumda?

Nasıl bu durumda olmasın?

Mesela, 9.sıradaki Galatasaray.

Yahu bu takım 3 büyüğe nasıl yetişsin?
Stadı yok, parası yok, pulu yok, seyircisi yok, sağlık kurulu bile yok.
Ahı gitmiş, vahı bile kalmamış, o da gitmiş.
Başkanı cahil, futbol şubesi cahil, futbolcusu cahil.
9.luk bile bence bir başarı.

Sen Federasyon olarak yardım etmiyorsun, sonra adamlar ucuz transferler yapıyor.
Federasyon, Türk Futbolu’nu düşünüyorsa, acilen 6+2+2+4+18’i getirmesi gerekir.

Fakat burada Arda diye bir çocuk var.
3 büyükler ne yapıp edip, bu çocuğu gündemlerine almalılar.
Biraz tahsili, terbiyesi zayıf ama yapacak bir şey yok.
Genel olarak Anadolu’nun sosyoekonomik durumu böyle.

Mesela, Beşiktaş…
Kaç kere söyledik, Anadolu kulüpleri toplama takım yapmamalı diye.
“Bize sadece 35’te geliyorlar” diye Nihat’ı, Aurelio’yu aldılar.
Tamam sen Anadolu kulübüsün, kapasiten küçük olabilir, ama niye gençlere yönelmiyorsun?
Senin tek hedefin, futbolcu yetiştirip 3 büyüklere, yani Trabzon, Bursa ve Kayseri’ye futbolcu satmak olmalıdır.
Başka bir şey olamaz.
Bence başkan daha bunu anlayamadı.

Beşiktaş’da ise Quaresma diye genç bir çocuk var.
Helal olsun yönetime.
Nereden buluyorlar böyle futbolcuları, hayret valla.
Göreceksiniz, bu çocuk daha iyi yerlere gelecek.

Ve Fenerbahçe…
Belki de bir tek Fenerbahçe’nin taktiği doğru işliyor.
Sistemli, disiplinli, taş gibi bir Anadolu takımı.
Bu takımı öyle kolay kolay kimse yenemez.

Büyük maçlarda çok iyi kapanıyorlar.
Zaten 3 büyüklerle bütün maçları kafa kafaya oynadılar.
Ve Bursa’dan aldığı 1 puan çok önemli.

Trabzon ve Kayseri maçı biraz şanssızdı.
Hakem faktörü de maalesef çok büyük.
3 büyüklerin kollandığı bir ligde Anadolu kulüpleri çok zor bir yere gelirler.

Fenerbahçe, diğer Anadolu kulübü takımlarla oynadığı maçlara daha fazla asılıyor.
3 büyüklerden kaybettiği puanları onlardan çıkarıyor.
Bu da iyi bir şey.

Kısacası ben bu Fenerbahçe’yi çok sevdim.
Dört gözle maçlarını takip edeceğim.

Ve helal olsun Aykut Hoca’ya.
Tam bir Anadolu çocuğu.
Ve çok iyi bir takım yaratmış…
Yakında Aykut Hoca’yı 3 büyüklerde teknik direktör olarak görebiliriz.
Söylemedi demeyin.

Haftaya, 3 büyük kulübümüz Trabzon, Bursa ve Kayserispor’u yakından inceleyeceğiz.
Olağanüstü statlarıyla, trilyonluk transferleri ile, popüler başkanları ile, Serkan Balcı’nın Ferrari’si ile, Ergiç’in yatları ile, Şota’nın katları ile 3 büyük nasıl olunuyor onu inceleyeceğiz.

Esenle kalın.

, , , , , , , , , , , , ,

6 Yorum

Tarihte bugün

29 Ekim 1923
Mustafa Kemal Paşa`nın tavsiyesi ile 27 Ekim 1923′te Ali Fethi (Okyar) Bey başkanlığındaki hükümetin istifası ve Cumhuriyet Halk Fırkası grubunun yeni hükûmet listesi üstünde anlaşmaya varamaması üzerine, Mustafa Kemal Paşa 28 Ekim gecesi arkadaşlarını toplayarak sorunun gerçek çözümüyle ilgili düşüncesini açıkladı.  İsmet İnönü’yle o gece, devletin niteliğinin Cumhuriyet olduğunu öngören bir yasa tasarısı hazırladı. Ve 29 Ekim günü Türkiye Cumhuriyeti’ni ilan etti.

29 Ekim 1997
Trabzonspor Başkanı Mehmet Ali Yılmaz, ‘‘CINE 5 yetkilileri, eylül ve ekim taksitlerini ödemediler. Bu 2 taksiti ödemezlerse anlaşmayı yırtar atarız” dedi.

29 Ekim 1998
Transfer döneminin ardından bir kenara çekilip takıma müdahale etmeyen ancak Beşiktaş yenilgisinin ardından harekete geçen Yıldırım’ın bu tepkisi üzerine kaptan Rüştü, başkana söz verdi. Rüştü, ‘‘Sizi üzmeyeceğiz. Arkadaşlarım işin bilincinde. 8 maçımızı kazanıp, ilk yarıyı zirvede bitireceğiz’’ dedi.

29 Ekim 1999
Ogün daha önce hiç oynamadıkları 4-3-3 sistemini kısa sürede öğreneceklerini dile getirerek, ‘‘Bizler profesyonel futbolcularız. Zeman ne istiyorsa yapmalıyız. Taşlar yavaş yavaş yerine oturuyor. Şanssızlıklar yaşadık. Ama bunun sonu gelecek’’ diye konuştu.

29 Ekim 2000
Erzurum – Beşiktaş maçından sonra Erzurumspor futbolculardan Ömer ve Ergin maç bitiminde hakemlere büyük tepki gösterdi. İki futbolcu, ‘‘Federasyonundan hakemine kadar herkes bize cephe almış. Artık ne yapalım, İran liginde mi oynayalım? “ dedi.

29 Ekim 2001
Öte yandan uyuşturucu kullandığı gerekçesiyle hakkında dava açılan Daum, yarın başlayacak dava öncesi Alman basınına konuştu. Kendisine komplo kurulduğunu öne süren ünlü çalıştırıcı, ‘‘Hakkımdaki iddialar hayal ürünü ve düzmece. İddiaların hepsini tek tek çürütüp, suçsuzluğumu ispat edeceğim. “

29 Ekim 2002
Fenerbahçe Teknik Direktörü Lorant, G.Antep ve Malatya maçları sonrası istifa etmeyi düşündüğünü ancak başkanla konuştuktan sonra bu fikrinden vazgeçtiğini belirtirken, yorumcuların taktik vermesine kızdığını söyledi.

29 Ekim 2004
GALATASARAY Kulübü İkinci Başkanı Ergun Gürsoy, Fenerbahçe’den sözleşmesi karşılıklı olarak feshedilen eski oyuncuları Fatih Akyel’in yuvaya dönmesine yeşil ışık yaktı. Sezon başından bu yana genç oyuncuyla ilgilendiklerini belirten Gürsoy, ‘Fatih bizim evladımızdır. Ocak ayına daha iki ay var. Ne olur, olmaz bilemiyoruz’ dedi.

29 Ekim 2005
Deniz Barış’ın lisansı askıya alındıktan sonra Aziz Yıldırım, Kurul Başkan Vekili Erkan Vardar’ı telefonla arayıp, bu karardan hoşnut olmadığını söyleyip, Erkan Vardar ve Gürol Kaymak hakkında ağır sözler sarfetti.

29 Ekim 2007
Trabzon Başkan yardımcısı İbrahim Baturoğlu, “Bu saatten sonra takımı şaha kaldıracak olan tek insan evladı Ersun Yanal’dır. “ dedi.

29 Ekim 2008
Galatasaray Başkanı Adnan Polat, Eskişehirspor maçında alınan 4-2′lik yenilginin, Trabzonspor ve Olympiakos maçlarında harcanan yüksek eforun sonucu geldiğini ileri sürdü.

29 Ekim 2009
Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK), 1 hafta önce Fenerbahçe – Galatasaray maçında çıkan olaylar nedeniyle Fenerbahçe’ye 2 maç seyircisiz oynama, Galatasaray Kulübü’ne 20 bin TL para cezası, Bilica’ya ve Abdel Kader Keita’ya da 3 maç ceza verdi.

, , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Yorum yok

Semihgül’ün suçu ne?

9 hafta geçti.
4 hafta da Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Ligi elemesi oynandı.
Etti sana 13 maç.

Bu 13 maçta görüldü ki, Daum’un, Zico’nun, Aragones’in Fenerbahçe’si ile Aykut Hoca’nın Fenerbahçe’sinin arasında en büyük fark ne Dia, ne Niang, ne de Diang.

Eski Fenerbahçe ilk 5’deki her rakibini yenerdi, son 5’deki takımlara puan kaybederdi.
Şimdiki Fenerbahçe ilk 5’i yenemiyor, son 5’e fark atıyor.

Bu sene Trabzon’a, Kayseri’ye, Beşiktaş’a, Galatasaray’a, PAOK’a, Young Boys’a kaybedilmiş yığınla puan ve maç var.
Fakat Kasımpaşa’ya, Konya’ya, Gençlerbirliği’ne atılmış düzine şeklinde gol var.
Fenerbahçe ilk 5’de sadece Antalya’ya 4 golü var, lakin daha oynanmamış Bursa ve Karabük maçları var. Özellikle bence Kadıköy’deki Karabük maçı daha korkunç.

Bir de “Efsane geri döndü” denilen Fenerbahçe, 6.hafta Kasımpaşa yerine Karabük ile oynasaydı, şimdi belki de Rijkaard’ın yerine Aykut Hoca bavul toplamıştı. Veya Galatasaray, 7.hafta Karabük yerine Kasımpaşa ile oynasaydı, şu an Neeskens’in gözü mor değildi.

Bu arada bütün bunların bir iyi yanı var, bir de kötü yanı var.

İyi yanı, demek ki takım artık maç seçmiyor. Eskiden sadece derbi veya Avrupa maçlarına motive olan bir Fenerbahçe vardı. Şimdi her şey standart gözüküyor.

Kötü yanı, sen ilk 5’deki takımları yenersen, dolaylı yoldan 4×3’den (bir takımın Fenerbahçe olduğunu düşünelim) 12 puan, 12 puan x 2 maç, eşittir 24 puan, genelde derbi maçlara 6 puanlık maç denir, 24×2=48 puan belki cebe koyarak lige başlıyorsun. İşte o yüzden eski Fenerbahçe ligin 8-10.haftalarında liderlik koltuğuna oturmuş oluyordu.

Bu ilk 5 dediğimiz büyük takımlara, veya iyi oynayan takımlara, veya takım gibi takımlara karşı Fenerbahçe’nin skor anlamında ne zaman üstünlük sağlayacağını sadece Aykut Hoca biliyor.

Fakat Aykut Hoca bir şeyi daha iyi biliyor.
Fakat uygulayamıyor.

Sezon başında ıvır zıvır bütün adamları göndererek radikal kararlar alan Aykut Hoca hala Semih’i değil, 70 dakika Alex’i düşünüyor.
Hem de geçen hafta Özer’in sakatlanması ile şansa oyuna giren ve oyunu çeviren Semih’i.

Ve Aykut Hoca, şunu da biliyor.
7 senede Semih, Alex kadar görev alsaydı, belki Alex gibi 100 gol-100 asist değil, fakat en azından 50 gol-50 asist ile oynardı.

Aykut Hoca, şunu da biliyor.
Şu an Alex’in ölmüş ise, 10 numarada oynayacak adam kesin Semih’tir.

Ve Aykut Hoca, Alex’e artık koşamıyor diyenlere, en güzel cevabın “Ulan 2003’de de bu adam koşmuyordu ki” olduğunu da biliyor.

, , , , , ,

12 Yorum

Maçın analizi

Pazar akşamı pijamamı giydim, dişimi fırçaladım, saatimi kurdum, yattım.
Sabaha karşı alarm çaldı, kalktım.
Maç başlamış.
Hemen çayımı aldım, köşeme geçtim.

Maça Erman Hoca hızlı başladı.
İlk dakikalarda sağlı sollu eski görüntüleri gösterdi, “Ben Arda fazla seks yaptı demedim, ben fazla seks yaptım dedim” dedi. Maçın 6.dakikasında iyi bir atak ile tüm gazete başlıklarını gösterdi. 10.dakikada ilk şut geldi, “Galatasaray kulübü beni hedef gösterdi” dedi.

Maçın en tehlikeli pozisyonu 23.dakikada yaşandı.
Erman Toroğlu, Habertürk Gazetesini çıkardı, “Bak burada, benden önce yapılmış suni çim mi seks mi haberi var. Galatasaray Kulübü nerede?” dedi.

Bundan sonra Ahmet Çakar sahneye çıktı, 35 ve 41.dakikada “Şenol’un annesi, şişme kadın, Ümit Karan’ın gollerini” geri ortaladı.
Sonra “Doktor arkadaşlarıma sordum, Osteitis Pubis fazla seksten olmaz dediler” diyerek ilk yarıyı bitirdi.

90+12’de Serhat Ulueren, “Şimdi bir haber geldi, Arda’nın söylediği şerefsiz Gökmen Özdenak’mış” dedi.

Maç boyunca Erman Hoca, 50 korner, 320 faul, 3 röveşata, 7 dömi-vole, 2 trivela şut kullandı.

Sabah olmuş, horozlar ötüyordu, Erman Hoca hala “Ben Arda fazla seks yaptı demedim, ben fazla seks yaptım dedim” diyordu.

Aklımda eski programlardan bir parodi, kulağımda çınlayarak gittim, yattım.

Adnan Aybaba, “Beşiktaş’ın böyle böyle yapması lazım.”
Ahmet Çakar, “Adnan, senin bunu söylemen için gerizekalı olman lazım.”
Adnan Aybaba, “Ahmet Hoca, sen bana gerizekalı mı diyorsun?”
Ahmet Çakar, “Hayır, senin bunu söylemen için gerizekalı olman lazım diyorum.”
Adnan Aybaba, “Ha, tamam o zaman.”

Yatarken…
Peki tüm bu sakatlıklar niye artmaya başladı diye düşündüm.
Şişirdiğimiz büyük takımlar neden teker teker patlıyor diye düşündüm.
Chelsea de, Manchester United de puan kaybediyor, ama en az 20 şutu var, onu düşündüm.
Sahalarımızı düşündüm.
San Marino’ya ilk kornerini, ilk golünü, ilk kornerden golünü tattıran Milli Takım’ın Azerbaycan maçını düşündüm.
Galatasaray neden ve nasıl bu hallere düştü, onu düşündüm.
Ronaldo grup seks yapıyor, kamçılarla yakalanıyor, uyuşturucu kullanıyor, ama leblebi gibi gol atıyor, onu da düşündüm.
Ve Arda’yı düşündüm.

Bütün bu soruları düşündüm…
Sonra aklıma Adnan Aybaba geldi.

Oracıkta uyumuşum.
Bir tarafım açıkta kalmış, bunlar kabus muydu, şimdi onu düşünüyorum.

, , , , , ,

Yorum yok

5 Aralık 2010

Karabük maçından sonra Zapotocny’e sormuşlar; oruç mu tutmak isterdin, Emenike’yi mi? “Orucu bırak, artık 5 vakti bile kaçırmam.” demiş.

Karabük – Beşiktaş maçı bize şunu gösterdi; 5 Aralık 2010 Fenerbahçe için çok önemli.

5 Aralık’ta ne mi var?
Cristian Baroni’nin 5000.geri pasının kutlaması o gün değil. O, hemen haftaya.
“Evet/Hayır/Belki/Dur bakalım/Allah büyük” Referandum’u da yok…
Lugano, Andre Santos, Bilica, Baroni’nin Noel’de kaçmasına da daha var.

5 Aralık’ta Fenerbahçe – Karabük maçı var.
Karabük’teki maç pek önemli değil, çünkü Emenike Kadıköy’e geliyor.

Ve Aykut Hoca’nın en büyük ikilemi o güne kadar çözülmemiş ise, o gün çözülecek.

Çünkü yeni sistemde;
Fenerbahçe, orta sahada pres yemediği 3 maçta 8 gol attı, 3 gol yedi, 2 galibiyeti var. (Antalya, Trabzon ve Manisa.)
Fenerbahçe, orta sahada pres yediği 4 maçta, 3 gol attı, 5 gol yedi, 0 galibiyeti var. (Young Boys ve PAOK.)

Özet şu;
1. Fenerbahçe açık oynarsa kesin gol atıyor, fakat muhakkak gol yiyor.
2. Bilica ve Lugano ne kadar ileride basarsa, o kadar gol pozisyonu veriyor. (Denklem şu; Lugano ve Bilica kendi yayından 5 metre ilerde oynarsa 1 gol pozisyonu veriyor. 10 metreye 5 pozisyon, 15 metreye 10 pozisyon gibi..)
3. Fakat Fenerbahçe’ye ortada pres yapılırsa, Lugano ve Bilica otomatik geriye yaslanıyor. Bu şekilde daha az gol yemiyor, fakat daha az gol atıyor. E, bu şekilde galibiyet gelmiyor, taraftar sıkılıyor, Kezman, Güiza, Kazım da küfür yiyor.
4. Eğer açık oynayıp, rakip takım ise orta sahada basmayıp, sadece kontrayı düşünürse akıllara ilk önce Fenerbahçe – Kayseri maçı (1-4, Aghahowa 3 gol, 2008), daha sonra Emenike geliyor.
5. 2 gün içinde Bilica ve Lugano’yu gönderip hızlı 2 stoper alamayacağınız için, yine akıllara hazır Okan diye birini bulunmuşken, Gökhan Gönül’ü stopere çekip, sağ tarafı Okan’a vermek geliyor.
6.  Ve hazır birilerine bir şey vermişken, aklıma Andre Santos’a da beş kardeş böreği vermek geliyor. Fakat çocukcağız 100 kilo olmuş, “onu da anlamaz, yer” korkusu da peşinden geliyor.
7. Bir sonraki yazı tabi ki Mardin’den Okan Alkan için geliyor.

http://www.hurriyet.com.tr/spor/yazarlar/15675320.asp

, , , , , , ,

3 Yorum

Beşiktaş’ın kabuğu

Beşiktaş kabuk değiştiriyor…

Beşiktaş iyi yolda mı, kötü yolda mı, ben bilmem.
Ama isterseniz size dünkü maçı özetleyeyim…

Yıllarca Digitürk’e tonla para ödedim.
Dedim ki hep kendi kendime…

Yahu ben sadece Fenerbahçe’yi seyrediyorum…
Hadi biraz da Galatasaray’ı seyrediyorum…
Hadi çok az da Bursa’yı severim…
Ulan Beşiktaş’a niye para ödüyorum?

Öyle ya…

Dünyanın en zevksiz maçı Beşiktaş – Rize maçıdır.
Ondan daha zevksiz maç “seyircisiz” Beşiktaş – Rize maçıdır.
Bundan daha da zevksizi “İbrahim Üzülmez’li seyircisiz” Beşiktaş – Rize maçıdır.

Bir baktım, en sonunda Digitürk beni duymuş.
Kampanya yapmış. Hemen aradım.
Dedim ki,

“Sadece Fener ne kadar?”
“Şu kadar.”

“3 büyüklerin maçları ne kadar?”
“Aynı.”

“Beşiktaş’ı çıkartırsak?”
“Aynı.”

O sırada Guti’nin ara pasında Bobo golü attı.

“Yahu ben Beşiktaş’ı seyretmek istemiyorum.”
“Aynı, beyefendi.”

O sırada Quaresma 3 kişiyi geçti.

“Yahu ben Beşiktaş’a niye para ödeyeyim?”
“Aynı, beyefendi.”

O sırada Quaresma, topu aldı, sektirdi, döndü, bir çaktı.
Hem Helsinki’ye, hem bana, hem benim gibi düşünenlere çaktı.

Ahize de bir tarafıma girmiş…
Telefon da kendiliğinden kapandı…

http://www.hurriyet.com.tr/spor/yazarlar/15578923.asp

, , , , , ,

8 Yorum

Kralın dönüşü

Ne Fenerbahçe, ne Beşiktaş, ne Galatasaray, ne de Gandalf. Sadece onun dönüşü muhteşem oldu. Evet, ailenizin sopalık yazarı geri döndü. Kral geri döndü. 

2-2, 1-1, 2-2.

Emrah Öner bunu beğendi.

Emrah Öner, Miroslav Stoch, Volkan Demirel, Guti, ve Guti kurtaran Hakan Arıkan ile arkadaş oldu.

Emrah Öner, 10 milyon tıka ulaşınca, Türk futbolu kapanacak grubuna katıldı.

Emrah Öner, Başkanlara 5 liralık oyuncuyu 50 milyona futbolcu sat, arada komisyon ver, sonra Rıdvan & Sergen çıksın iki takım arasında kalite farkı var, bu futbol nasıl oluyor desin etkinliğine katılıyor.

Emrah Öner, Annemizin Ligi adlı albümde etiketlendi.

Emrah Öner’in Ömer Üründül ile ilişkisi var.

Emrah Öner, Aykut Kocaman’ı dürttü.

Emrah Öner, Colin Kazım’ı en sonunda başka bir şeyle dürtecek.

Emrah Öner, Lise’deki din hocası, dünyanın en asabi adamı Sakin Yavaş aracılığıyla:
“Ulan Colin Kazım, he ol, she ol, it olma!”

Emrah Öner, Baroni’yi transfer edenin Duvarına işedi, pardon bir şeyler yazdı.

Emrah Öner, Güiza’nın durumuna yorum yaptı. 70 milyon yorumun tümünü gör.

Emrah Öner @Hürriyet.

Emrah Öner, Selçuk Şahin’in penaltı vidyosunda etiketlendi.

Emrah Öner, Selçuk Şahin’in hakeme çelme vidyosunda etiketlendi.

Emrah Öner, Selçuk Şahin’in herhangi bir vidyosunda etiketlendi.

Emrah Öner, Young Boys / Genç Oğlanlar -  3 direk, 20 pozisyon, 50 şut sayfasına hayran oldu.

Emrah Öner,  Fenerbahçe’yi yıllardır dürtüyordu, yine dürttü.

Emrah Öner, yazarlık camiasını pok etti.

Emrah Öner, Şampiyonlar Ligi’nde Bursaspor’u merak ediyor.

http://www.hurriyet.com.tr/spor/yazarlar/15449425.asp

, , , , , , , , , , , , , ,

8 Yorum