Baroni ile Etiketlenmiş Yazılar

Aykut not run

Aykut not run.

Türkçesi, Aykut terli terli koşma. Arkana bez koy.
İngilizcesi, I could not run.
Türkçesi, takım koşmuyor.
Ulan onun da Türkçesi, Fenerbahçe Aykut Hoca ile nereye koşuyor?

Cevabı, Aykut Hoca bu sene rekordan rekora koşuyor.

Her türlü kupadan elendi, deplasmanda sadece 1 galibiyet aldı, derbi maçı kazanamadı, Kadıköy’de Buca’dan 3 gol yedi, Sabri’ye 3lü çektirdi, bir tek Şenol Güneş ile polemiğe girmemişti, onu da yaptı.

Düşünün, Peygamber gibi adam Şenol Güneş ile polemiğe girmek…
Ben 30 yılda, ilk defa Şenol Güneş’in birine cevap verdiğini görüyorum.
Gerçi Şenol Güneş’in ne konuştuğunu anlamıyorum fakat bir şeyler söyledi Şenol Güneş.

Tabi bir de şu var, ben de 15 sene evvel son saniyede ligi Aykut’un golü ile kaybetsem, o acıyı hiçbir zaman unutmam, ayriyeten Aykut Hoca’ya Korece küfür ederim.

Peki, Şenol Güneş’in ne konuştuğunu anlamıyorum da, Aykut Kocaman’ı anlıyor muyum?
Hayır, anlamıyorum.

Uzun uzun cümleler, net olmayan cevaplar, kinayeler vs..

Bak Aykut Hoca’yı şuna benzetiyorum…

Arkadaşın annesi bir gün pazardan dönüyor. Elinde torbalar.
İyi giyinimli bir adam karşısına dikiliyor. “Pardon” diyor. “Bir şey soracağım hanımefendi, ben nasıl görünüyorum?”
Teyzem, şaşırmış. “E, iyi görünüyorsunuz” diyor tedirgin tedirgin. İçinden sapık herhalde diyor.
“Kusura bakmayın. Yıllardır görmediğim arkadaşlarla yemeğe gidiyorum da, iyi görünmek istiyorum” diyor.
Teyzem hala şaşkın.
“Peki” diyor adam. “Bir şey daha soracağım. Benimle yemeğe gelir misiniz?”
Arkadaşın annesi, bembeyaz oluyor, şekilden şekle giriyor. Ne desin?
Torbaları havaya kaldırıyor, “Ben ıspanak yapıcam!”

Yani biz ne soruyoruz Aykut Hoca’ya, o ne anlatıyor.

Biz soruyoruz, Andre Santos’u, Baroni’yi sen getirmedin mi?
Biz soruyoruz, bu adamlar gibi adamlar yüzünden Daum kovulmadı mı?
Biz soruyoruz, Colin Kazım’ı sen affetmedin mi?
Biz soruyoruz, Baroni küsünce Baroni’yi, Alex küsünce Alex’i, Semih küsünce Semih’i, Dia küsünce Dia’yı, Stoch küsünce Stoch’u, Selçuk küsünce Selçuk’u takıma koymadın mı?
Biz soruyoruz, Güiza küsünce Güiza’yı da mı koyacaksın?
Biz soruyoruz, sağ bek Okan vardı, o nerede?
Biz soruyoruz, ligin başında Gökhan Ünal vardı, o nerede?
Biz soruyoruz, Rıdvan Hoca seni ne zaman eleştirecek?
Biz soruyoruz, “Yapamayacağımı gördüğüm anda beni hiçbir kuvvet hiçbir görevin başında tutamaz” diyorsun, peki sen ne zaman yapamayacağını görürsün Aykut Kocaman?

Sen ne zaman güleceksin Aykut Kocaman?
Sen ne zaman seveceksin Aykut Kocaman?
Sen ne zaman sarılacaksın Aykut Kocaman?

Ozanın bir mısrada dediği gibi;
“Sen ne zaman koyacaksın Aykut Kocaman?”

, , , , , , , ,

4 Yorum

3000 Ispartalı

Yıllarca Aykut Kocaman maçı seyrettim.
Tonlarca Aykut Kocaman röportajı izledim.
Yarım düzine de Aykut Hoca basın toplantısına katıldım.

Adamcağız şu ana kadar 1 kere güldü.

Onda da Aykut Hoca niye gülmüyorsun dediler, adamcağız ona güldü.

Fakat ben eminim Aykut Hoca evinde de gülmüyordur.
Bayramda da gülmemiştir, yılbaşında da gülmeyecektir.

Nasıl gülsün ki?

22 senede sadece bir adet “Iniesta” Gökay çıkmış, adam nasıl gülsün?

Elalem anti-maddeyi bulmuş, sen yıpratıcı forvetini yeni bulmuşsun, adam nasıl gülsün?

Baskette, voleybolda, istopta, yakartopta, yağlı güreşte, deve güreşinde her yerde Fenerbahçe birinci, futbolda dördüncü, adam nasıl gülsün?
Geçen sene üstteki takımları yeniyordun, alttaki takımları yenemiyordun. Şimdi alttaki takımlara 5 atıyorsun, üsttekileri yenemiyorsun, adam nasıl gülsün?
Adamcağız tee Brezilya’lardan Andre Santos’u, Baroni’yi getirmiş, sen herifleri yuhalıyorsun, adam nasıl gülsün?

Buca 12 maçta 5 gol atmış, sana Kadıköy’de bir maçta 2 gol atmış, adam nasıl gülsün?

Avrupa’dan elenmiş, 30 milyon zarar var, Fenerbahçe Uche’sini daha yeni bulmuş, adam nasıl gülsün?

3000.golü gözden çıkardığın, Boğa Heykeli’nin yerine heykeli dikilecek, babaannemin bile benden çok sevdiği, belki de Fenerbahçe’nin gelmiş geçmiş tek adamı atmış, adam nasıl gülsün?

3000 gol oldu, ama 300 Ispartalı Andre Santos, Baroni, Bilica, Kazım, Güiza, Selçuk, Uğur Boral hala Fenerbahçe’den maaş alıyor, adam nasıl gülsün?

Bu kafayla giderse 5000. golü genç Semih atacak, adam nasıl gülsün?

Yahu 25 senedir tribünde ağlayan taraftar dolu, 50 senedir Fenerbahçe’li olan bir adamın sevinme geni kaybolur, adam nasıl gülsün?

http://www.haberturk.com/yazarlar/574406-3000-ispartali

http://www.htspor.com/fenerbahce/haber/574430-3000-ispartali

, , , , , , , , , ,

6 Yorum

Yüzde yüz haklı

Taraftar, “Ben çocuğuma ne diyeceğim” diyor.

Yüzde yüz haklı.
Adamcağız, 60.dakikada Fenerbahçe 1-0 öndeyken çocuğunu yatırmış, sabah çocuk kalkıyor 1-2.

Rıdvan Dilmen, “Ben Aykut Hoca’yı nasıl eleştireyim?” diyor.

Yüzde yüz haklı.
Zaten elimizde topu topu 3 tane Fenerli var. Biri Aykut, diğeri Acun, öbürü Ercan Saatçi.

Emre, sahada çok agresif.

Yüzde yüz haklı.
Ben öyle ter akıtacağım, Baroni bana öyle bakacak. Bırak sahayı, ben daha otobüste birilerine yatarak girerim.

Volkan Demirel “Bazı arkadaşlar kendini sahaya veremiyor. Herkes taşın altına elini sokmalı.”

Yüzde yüz haklı.
Kazım Kazım, Baroni, Stoch, Andre Santos o gün isterlerse oynarlar, istemezlerse oynamazlar.

Aykut Hoca “Volkan’ın sözleri doğru bir saptama değil. Öncelikle herkes kendi performansını saptamalı.”

Yüzde yüz haklı.
Saptama aslında doğru, ama Kazım Kazım, Baroni, Stoch, Andre Santos’u ben getirmişsem, hiçbir futbolcum böyle bir demeç veremez diyor.

Aykut Hoca 1995’de “Türkiye’de başarının ölçüsü birinci olmak. Bu yanlış. Şu anda yenildikleri için Trabzonsporlular suçlanacak. Şu an onların yerinde biz de olabilirdik. Kazandığımız için çok sevinçliyim ama onlar adına da üzülüyorum.”

Yüzde yüz haklı.
Sistem yanlış. O zaman tekrar bu sistemde işin ne?

Ali Şen, bunun üzerine Aykut Hoca’yı kovuyor.

Yüzde yüz haklı.
Başkanın hiç bir futbolcusu böyle bir demeç veremez. Demek ki insan ne olacağım demeli.

Kayseri deplasmanında kulübende stoperin yok, Kadıköy’de Eskişehir maçında hem Bilica var, hem Bekir.
Sen Niang’ı, Dia’yı, Stoch’u 1 ay önce almıyorsun, Fenerbahçe Young Boys’a, PAOK’a eleniyor, kulübün zararı en az 10 milyon Euro.
Lugano bugüne kadar 15 maç ceza almış, sen hala sezona Lugano – Bilica ile başlıyorsun.
Sen Yobo’yu 10 maç sonra buluyorsun, demek ki senin kafanda hala Bilica var.
Sen Alex’i küstürüyorsun, sonra çocuk gibi öpüyorsun barışıyorsun.
Sen Gökhan Ünal’ı oynatıyordun, bir anda adamı sildin, Semih’e döndün. Şimdi Semih’i de silersin.
Sen Kazım’ı, Baroni’yi kovuyorsun, sonra pencereden içeri alıyorsun. Sen Güiza’yı da yakında bacadan içeri alırsın.
Sen Okan’ı oynattın, sonra çocuk kayboldu.
Selçuk sakatlanmasa Mehmet Topuz hala sağ açık oynayacaktı.
Özer sakatlanmasa sol açık oynayacaktı.
Uğur Boral sakatlanmasa, Uğur Boral oynayacaktı.

Bunları yazıyorum,
Çünkü yüzde yüz haklıyım.

Ama gördüğünüz gibi.
Fenerbahçe’de problem yok.

Çünkü herkes yüzde yüz haklı.

, , , , , , , , , , , ,

Yorum yok

7-0 da olabilir, 0-1 de

Mark Twain, 1909’da şöyle demiştir; “Ekim, hisse senetleri üzerinde spekülasyon yapılan en tehlikeli aylardan biridir. Diğer aylar ise; Temmuz, Ocak, Eylül, Nisan, Kasım, Mayıs, Mart, Haziran, Aralık, Ağustos ve Şubat’tır.”

Türkçesi şudur;
Fenerbahçe Kadıköy’de Ekim-Kasım fark etmez Galatasaray’ı yener.

Fakat Fenerbahçe öyle enteresan bir takımdır ki,
Mesela bu maçı 7-0 da alabilir, 1-0 da kaybedebilir.

Çünkü Fenerbahçe öyle enteresan bir takımdır ki,
Mesela taraftarını, teknik direktörünü, başkanını, herkesi yıpratır, ama 30 yılda bir tane yıpratıcı forvet zor bulur.

Fenerbahçe öyle enteresan bir takımdır ki,
Mesela futbolcusuna akşam kafasına oklava verir, sabah ağzına baklava verir.

Fenerbahçe öyle enteresan bir takımdır ki,
Mesela Johnson’u almaya gider, yanında Preko’yu da alır, Andre Santos’u almaya gider, yanında Baroni’yi de alır.

Fenerbahçe öyle enteresan bir takımdır ki,
Mesela Oğuz’u kovar, Rıdvan’ı kovar, Turan’ı kovar, Mustafa Denizli’yi kovar, eninde sonunda Aykut’u da kovar, sonra Türkiye’de antrenör mü yetişiyor der.

Fenerbahçe öyle enteresan bir takımdır ki,
Mesela en başa CEO getirir, sonra “Takımın başına, neydi o, CEYO getirdik, yapamadı” der.

Fenerbahçe öyle enteresan bir takımdır ki,
Son 2 saniyede 2 kupa kaybeder.

Fenerbahçe öyle enteresan bir takımdır ki,
17 şampiyonluğu 19 kere kutlar.

Fenerbahçe öyle enteresan bir takımdır ki,
Hem söver, hem döver.

Bir de şöyle bir gerçek vardır.
“Derbide favoriler kaybeder” derler.

Doğrudur, fakat onun üstünde bir gerçek daha vardır.
Fenerbahçe, Kadıköy’de artık favori bile değildir.

, , , , , , , , , , , ,

Yorum yok

Kuşak

Yayıncı kuruluş bir şeyi artık çok iyi anlamalı.

Ya Türkiye’de derbi maçı olduğu gün, Manchester United – Liverpool maçını canlı vermeyecek.
Ya Manchester United – Liverpool maçının olduğu güne derbi maçı koydurmayacak.
Ya da çıkacak diyecek ki, “Beyler biz sizden marka değeri için 400 milyon dolar almıştık, buyrun size para üstü;399 milyon dolar.”

Çünkü artık hiçbir şey eskisi gibi değil.

Bir kuşak düşünün…
TRT2’de gecenin bir yarısına kadar Gullit acaba saçını kestirdi mi, Baggio acaba nasıl oynadı, Kubilay Türkyılmaz bugün gol attı mı diye beklerken, bir kuşak tuvalette 3G Berbatov’u seyrediyor.

Tabi o 3G’nin tuvaletteki G’sini burada yazarak herşeyi berbat etmeye gerek yok.

Fakat bu kuşak, aynı gün Nani’yi de, İbrahim Üzülmez’i de sağ açık gördü.
Bu kuşak, Cüneyt Çakırkeyif ile tanıştı.
Bu kuşak, 50 yaşındaki Aurelio ile, Nobre ile, Selçuk ile, Andre Santos ile, Baroni ile tanıştı.
Bu kuşak, bir maçta 50 ofsayt, 100 kere hakem itip-kakma, 500 tane faul, 1000 adet küfür, 5000 pas hatası gördü-duydu.
Oysaki aynı kuşak, öğlen İngiltere’deki maçta toplam sadece 3 ofsayt, 26 faul, 1000 tane şut görmüştü.

Bu kuşak bunları tadarken, maalesef zehir bir kuşak daha geliyor…

Bizim yeğen 5 yaşında somon yiyor, brokoli yiyor, dvd’den Spaydır Meni koyuyor, PSP oynuyor.

Ben balığı ilk 15 yaşında yemişim.
Brokoliyi 2010’da görmüşüm.
Brüksel La Hanası’nı futbol takımı zannediyorum.
Babam kontrol kalemi istemiş, ben evde kontrol marka kalem aramışım.
Annem, gezmeye çıkacak diye ayağında beni 100 km hızla sallamış. Beynim Süheyl Uygur olmuş.
Rıdvan Hoca, hala tahtada 4-4-1-1 diyor, Toraman diyor.

Sence bu gelecek kuşak bunları yer mi?

Somonu, Brüksel lahanasını değil…
Sence bu kuşak 10 sene sonra Türkiye Süper Lig Hıyar’ını yer mi?

, , , , , , , , , , , ,

Yorum yok

5 Aralık 2010

Karabük maçından sonra Zapotocny’e sormuşlar; oruç mu tutmak isterdin, Emenike’yi mi? “Orucu bırak, artık 5 vakti bile kaçırmam.” demiş.

Karabük – Beşiktaş maçı bize şunu gösterdi; 5 Aralık 2010 Fenerbahçe için çok önemli.

5 Aralık’ta ne mi var?
Cristian Baroni’nin 5000.geri pasının kutlaması o gün değil. O, hemen haftaya.
“Evet/Hayır/Belki/Dur bakalım/Allah büyük” Referandum’u da yok…
Lugano, Andre Santos, Bilica, Baroni’nin Noel’de kaçmasına da daha var.

5 Aralık’ta Fenerbahçe – Karabük maçı var.
Karabük’teki maç pek önemli değil, çünkü Emenike Kadıköy’e geliyor.

Ve Aykut Hoca’nın en büyük ikilemi o güne kadar çözülmemiş ise, o gün çözülecek.

Çünkü yeni sistemde;
Fenerbahçe, orta sahada pres yemediği 3 maçta 8 gol attı, 3 gol yedi, 2 galibiyeti var. (Antalya, Trabzon ve Manisa.)
Fenerbahçe, orta sahada pres yediği 4 maçta, 3 gol attı, 5 gol yedi, 0 galibiyeti var. (Young Boys ve PAOK.)

Özet şu;
1. Fenerbahçe açık oynarsa kesin gol atıyor, fakat muhakkak gol yiyor.
2. Bilica ve Lugano ne kadar ileride basarsa, o kadar gol pozisyonu veriyor. (Denklem şu; Lugano ve Bilica kendi yayından 5 metre ilerde oynarsa 1 gol pozisyonu veriyor. 10 metreye 5 pozisyon, 15 metreye 10 pozisyon gibi..)
3. Fakat Fenerbahçe’ye ortada pres yapılırsa, Lugano ve Bilica otomatik geriye yaslanıyor. Bu şekilde daha az gol yemiyor, fakat daha az gol atıyor. E, bu şekilde galibiyet gelmiyor, taraftar sıkılıyor, Kezman, Güiza, Kazım da küfür yiyor.
4. Eğer açık oynayıp, rakip takım ise orta sahada basmayıp, sadece kontrayı düşünürse akıllara ilk önce Fenerbahçe – Kayseri maçı (1-4, Aghahowa 3 gol, 2008), daha sonra Emenike geliyor.
5. 2 gün içinde Bilica ve Lugano’yu gönderip hızlı 2 stoper alamayacağınız için, yine akıllara hazır Okan diye birini bulunmuşken, Gökhan Gönül’ü stopere çekip, sağ tarafı Okan’a vermek geliyor.
6.  Ve hazır birilerine bir şey vermişken, aklıma Andre Santos’a da beş kardeş böreği vermek geliyor. Fakat çocukcağız 100 kilo olmuş, “onu da anlamaz, yer” korkusu da peşinden geliyor.
7. Bir sonraki yazı tabi ki Mardin’den Okan Alkan için geliyor.

http://www.hurriyet.com.tr/spor/yazarlar/15675320.asp

, , , , , , ,

3 Yorum

Her işte bir Hayır vardır

HAYIR!

“5 senede 1 şampiyonluğumuz var. Bu çok kötü” deyip, 5 maçta 1 galibiyet alanlara HAYIR!

Geçen sene Andre Santos ve Baroni’yi alıp Daum’un kuyusunu kazan, ama bu sene Stoch, Niang ve Dia’yı alan aynı adama HAYIR!

Şaşıdan ön libero, röveşatacıdan defans oyuncusu, Puff Daddy’den sol bek yaratanlara HAYIR!

Eski takımından abuk sabuk adam getiren her türlü teknik direktöre HAYIR!

Hayatında 4.Avrupa maçına çıkmış teknik direktöre Avrupa’da takım emanet edene HAYIR!

11 ay yatıp, 11 ayın sultanı her Ağustos ayının son günü transfer yapanlara HAYIR!

12 senede 12 teknik direktör, 122 yönetici, 1212 futbolcu ile çalışana HAYIR!

Her hafta bir kupadan elenenlere HAYIR!

17 kupa – 19 şampiyonluk sevincine HAYIR!

Hala kombine, forma, atkı, bilet, anahtarlık, yorgan, don, sutyen alanlara HAYIR!

Trabzon’un 34 maç x25 sene şampiyonluk özlemi ile dalga geçip, 8 maç x 25 senede Federasyon Kupası’nı alamayanlara HAYIR!

“Ben şimdi Aykut’u nasıl eleştireceğim?” diyen Şeytanlara HAYIR!

CEO’yu CEYO terlik gibi kovanlara HAYIR!

Sadece R değil, diğer 28 harfi de konuşamayanlara HAYIR!

“Ben sizi dövdüm mü? Ha, söyleyin yahu, ben sizi dövdüm mü? Söylesenize ulan! Şimdi dövücem ulan!” diye basın toplantısı yapanlara HAYIR!

Atilla Kıyat’tan, Uğur Dündar’a, çimcisinden masörüne, rakip başkanlardan Digitürk kablolarına kadar herkesle kavga etme enerjisini bulabilenlere HAYIR!

2 milyar insanın tanıdığı Beyaz Pele’nin kardeşinin gırtlağına sarılanlara HAYIR!

Rüştü’yü dövdürtüp, bunları dövdürtmeyenlere HAYIR!

Hala bu futbolu Hayır’a yoranlara HAYIR!

Ve Genç Oğlanlar’a, PAOK’a ve her türlü POK’a yenilirken  “Her işte bir Hayır vardır” diyenlere de HAYIR!

Herşeye HAYIR ulan işte!
HAYIR!

 http://www.hurriyet.com.tr/spor/yazarlar/15648333.asp

, , , , , , , , ,

4 Yorum

İnsepşın


Müthiş bir film.

Altan ağabey (Tanrıkulu) da seyretmiş.

Hemen atladım, gittim.
Ama Türk yapımına…

Kadro müthiş;
Aziz Di Caprio, Nihat Caine, Şekip Gordon-Levitt, Aykut Qcaman…
Konu daha da müthiş.

Bir adam var.
Kafanda bir rüya yaratıyor.
Orjinalinde mimar var, burada inşaat mühendisi.
Diyor ki; 3 sene üst üste şampiyon olacağız.
Sen heyecanlanıyorsun falan…
Yetmiyor, rüyanın içine bir rüya daha sokuyor.
Diyor ki; Fenerbahçe’nin artık Manchester gibi sportif direktörü var.
Ama rüyadasın ya; görev tanımı tam belli değil.

Rüyadan uyanman için dürtülmen lazım.
Trabzon hem kupada, hem ligde son maçta dürtüyor.
Seyirci bir türlü uyanmıyor.

Sonra bir rüya daha sokuyor. Diyor ki; o sportif direktörü, çok başarılı ya, teknik direktör yaptım.
Adam gidiyor, Avrupa’dan futbolcu alıyor.
Halbuki adam geçen rüyada Andre Santos ve Baroni’yi almış.

Acaba Daum’u sabote mi ettiler derken, bir rüya daha sokuyorlar.
Diyorlar ki; “Krasic Fener’de.”
Halbuki Güiza, Önder, Selçuk Fener’de.
Fakat seyirci uyanmak bilmiyor.

Ulan yetmiyor, bir rüya daha sokuyorlar.
Diyor ki, bu sene Şampiyonlar Ligi’ndeyiz.
Young Boys seni dürtüyor.
Seyirci yine uyanmıyor.
Ve en son rüyan Avrupa Ligi.
Sana PAOK çıkıyor.

Fakat filmin sonu güzel.
Son rüyada ölürsen Araf’a gönderiyorlar.

Tam anlatamadım galiba…

Burada ölürsen Araf’a gönderiyorlar, Araf’a…
Karşı tarafa değil…

http://www.hurriyet.com.tr/spor/yazarlar/15538251.asp

, , , , ,

4 Yorum

Kralın dönüşü

Ne Fenerbahçe, ne Beşiktaş, ne Galatasaray, ne de Gandalf. Sadece onun dönüşü muhteşem oldu. Evet, ailenizin sopalık yazarı geri döndü. Kral geri döndü. 

2-2, 1-1, 2-2.

Emrah Öner bunu beğendi.

Emrah Öner, Miroslav Stoch, Volkan Demirel, Guti, ve Guti kurtaran Hakan Arıkan ile arkadaş oldu.

Emrah Öner, 10 milyon tıka ulaşınca, Türk futbolu kapanacak grubuna katıldı.

Emrah Öner, Başkanlara 5 liralık oyuncuyu 50 milyona futbolcu sat, arada komisyon ver, sonra Rıdvan & Sergen çıksın iki takım arasında kalite farkı var, bu futbol nasıl oluyor desin etkinliğine katılıyor.

Emrah Öner, Annemizin Ligi adlı albümde etiketlendi.

Emrah Öner’in Ömer Üründül ile ilişkisi var.

Emrah Öner, Aykut Kocaman’ı dürttü.

Emrah Öner, Colin Kazım’ı en sonunda başka bir şeyle dürtecek.

Emrah Öner, Lise’deki din hocası, dünyanın en asabi adamı Sakin Yavaş aracılığıyla:
“Ulan Colin Kazım, he ol, she ol, it olma!”

Emrah Öner, Baroni’yi transfer edenin Duvarına işedi, pardon bir şeyler yazdı.

Emrah Öner, Güiza’nın durumuna yorum yaptı. 70 milyon yorumun tümünü gör.

Emrah Öner @Hürriyet.

Emrah Öner, Selçuk Şahin’in penaltı vidyosunda etiketlendi.

Emrah Öner, Selçuk Şahin’in hakeme çelme vidyosunda etiketlendi.

Emrah Öner, Selçuk Şahin’in herhangi bir vidyosunda etiketlendi.

Emrah Öner, Young Boys / Genç Oğlanlar -  3 direk, 20 pozisyon, 50 şut sayfasına hayran oldu.

Emrah Öner,  Fenerbahçe’yi yıllardır dürtüyordu, yine dürttü.

Emrah Öner, yazarlık camiasını pok etti.

Emrah Öner, Şampiyonlar Ligi’nde Bursaspor’u merak ediyor.

http://www.hurriyet.com.tr/spor/yazarlar/15449425.asp

, , , , , , , , , , , , , ,

8 Yorum

Fenerbahçe Sendromu

Daum sendromu : Trizomi 21 ya da Mongolizm, genetik düzensizlik sonucu insanda fazladan bir 21. kromozomun bulunması durumu ve bunun sonucu olarak ortaya çıkan tabloya verilen isimdir. Söylene söylene günümüze kadar ismi Down Sendromu olarak değişmiştir.


Merhaba.
Benim adım Emrah.

- Merhaba Emrah.

32 yaşındayım.

Çocukken annem bana sebze yaparmış, ben makarna yermişim.
Babam balık yaparmış, ben makarna yermişim.
Spor yap demişler, ben yine makarna yemişim.

Sonunda mankafa olmuşum.

Ben de bir sendrom var.

Ben finalleri beceremiyorum.
Halbuki ben finaller için Daum’u, Güiza’yı, Kezman’ı, Beschastnykh’i, Demir Hotiç’i, Vederson’u, Baroni’yi, Gökhan Ünal’ı, Uğur Boral’ı, Selçuk’u aldım.
Dünyada milyarlarca taraftar var, sadece ben ve arkadaşlarım devamlı ağlıyoruz.
Korkak Tavuk Ortega pankartını sadece biz asarız.
Sadece biz kocaman bayrağı ters açarız.
Sadece biz kovduğumuz adamları geri alırız.
Şampiyonluk kesin değildir, Bağdat Caddesi’nde 1 milyon kişi sanki şampiyon olmuş gibi eğleniriz.
Dünyada en abuk sabuk şeyler benim takımım başına gelir. Bırakın çölde kutup ayısını, birşey olsa bedevi bile bize…….neyse…
1000 tane klüp var. Hepsi bizden nefret eder.
17 şampiyonluğumuz var, 19 kere kutladık.
Ben komünikasyon çağında radyoya, locadaki Tvlere, cep telefonuna güvenemiyorum, anons yapan ingota güveniyorum.
Ben sahada timsah yürüyüşü yaparım, sonra Vederson’u, Lugano’yu omuzlara alırım. Neden 50000 kişi tribünde eğlenmiyor diye düşünmem.
Ve ben hala kombine alıyorum, forma alıyorum, bilet alıyorum, dergi alıyorum.

Benim adım Emrah.
32 yaşındayım.

Benim problemim….

Bende Fenerbahçe sendromu var.

http://www.hurriyet.com.tr/spor/yazarlar/14758920.asp

, , , , , , , , ,

1 Yorum