Aziz Yıldırım ile Etiketlenmiş Yazılar

Günün fıkrası

Günün fıkrası Selanik’ten…

Aziz Yıldırım’ın biri, bir gün yolda yürüyor. Aaa bir bakmış, yerde bir lamba.
Hemen ovmuş lambayı, içinden cin çıkmış.

Cin demiş ki, “Beni kurtardın, ne dilerse dile benden…”

Aziz Yıldırım demiş ki;

“Her yeri baştan inşa etmek istiyorum. Her yer benim olsun. Her yeri yıkmak istiyorum. Her yere ruhsat istiyorum. 50 tane stat, 100 tane AVM istiyorum. 3000 tane tesis istiyorum. “

Cin; “O kadar betonu ben bile bulamam. Sen başka bir şey iste.”

“O zaman” demiş Aziz Yıldırım.

“Bir takım istiyorum.
Bu takım ısırsın istiyorum.
Her hafta bir kupadan elenmesin istiyorum.
Son dakikada anons yapılmasın istiyorum.
Son dakikada bir kerede biz kupa alalım istiyorum.
Orta sahada şaşı futbolcum olmasın istiyorum.
Bir Avrupa maçında da Yasin, Can, Bekir, İlhan, Ali Bilgin, Deniz olmasın istiyorum.
Artık Brezilyalı gelmesin istiyorum.
Her taraf Fransız zenci olsun istiyorum.
2 kere pas yapmak istiyorum.
2 gram pres yapmak istiyorum.
Seyircim kanser olmasın istiyorum.
17 şampiyonluğa 19 kere sevinmesinler istiyorum.
Türk antrenörüm bir kere de kovulmasın istiyorum.
Ben soyunma odasına inmeyeyim istiyorum.
Yanımdakiler istifa etmesin istiyorum.

Cin bakmış, bakmış, bakmış…
Düşünmüş…

“Tesisler normal çim mi olsun, suni çim mi?”

http://www.hurriyet.com.tr/spor/yazarlar/15596046.asp

, , , ,

Yorum yok

I could Co-ja Man

Fenerbahçeliler, Rıdvan ve Oğuz’dan sonra, Aykut’un da Fenerbahçe’deki kariyerini belirledi. Aykut Kocaman, Hürriyet’in anketinde %88.5 oyla Fenerbahçe’nin teknik direktörü seçildi. Başın sağolsun Türk Futbolu, Aykut devri de başlamadan bitti.


Flaş…Flaş…
Fenerbahçe Leonel Marshall ile anlaştı.

Son dakika haberi….
Fenerbahçe’de Ewa Skowronska imzaladı.

Bomba….
Christiane Fürst’de işlem tamam.

O da ne??
Lioubov Chachkova da imzaladı. Güzel yıldız, “Fenerbeahça güzeal, rakı güzeal, kebap güzeal” dedi.

Bunlar son 1 haftada çıkan Fenerbahçe haberleri.
Hepsi tabi ki voleybol temalı.

Düşünün…
Bu transferler iki Lig’i de domine etmelerine, Avrupa’da final oynamalarına rağmen yapılan transferler.
Hızlı okuyunca insanın göğsü kabarıyor.

Peki 1 aydır Fenerbahçe futbol takımı haberlerine tıklayınca ne çıkıyor?

daumaykutkocamangüizadaumaykutkocamangüizadaumaykutkocamangüizadaumaykutkocamangüiza daumaykutkocamangüizadaumaykutkocamangüizadaumaykutkocamangüiza….

Hızlı okuyunca şöyle oluyor…

Damdaki yakutlu koca, Mengü İza.

Daum’a gitsin diye milyon dolarlar…
Güiza’ya trilyarlar…
Aragones’e katrilyarlar..
Josico’ya bile milyon dolarlar…

Fenerbahçe, basketbolda, voleybolda, orada, burada niye başarılı oluyor biliyor musunuz?
Çünkü Aziz Yıldırım karışmıyor.

Fenerbahçe, futbolda niye kaybediyor biliyor musunuz?
Çünkü Aziz Yıldırım sadece futbola karışıyor.

http://www.hurriyet.com.tr/spor/yazarlar/14929733.asp

, , , , , , , , , , ,

4 Yorum

Van minut in Israel

Öncelikle tüm futbolseverlere Ömer Üründül’süz ful HD bir Dünya Kupası diliyorum, Aziz Yıldırım 2 sene şampiyonluk ve yıldız sözü vermiş, ben de Fenerli arkadaşlara kombine+xanax veriyorum, ha bir de İsrail’in Allah bin kere belasını versin diyorum.

10 gündür yazmıyorum…

Bu 10 günde bin tane şey olmuş.

Öyle bir memleket ki, bir gidip gelseniz, memlekete zenci Cumhurbaşkanı gelmiş, Türkiye Lost adası gibi kaybolmuş, Fenerbahçe iyi futbol oynuyor olabilir.

Öyle bir memleket ki, 10 gün bırakmaya gelmiyor.

Mesela bu 10 günde Türkiye, Euro 2016’da ikinci oldu.
Yazmıştım demeyi severim, buyrun yazmıştım.

http://www.hurriyet.com.tr/spor/yazarlar/13415877.asp

Türkiye, Örovizyon’da da ikinci oldu.
Bunu da yazmıştım demek isterim, fakat yazmamışım.

Fakat bu 10 günlük iznimde TV’de bir film seyrettim.
Müthişti….

Böyle komandolar gemilere atlıyor, elinde sopa olan insanlara füze atıyorlar, yaralılara kelepçe takıyorlar falan…

Herşey 1 dakikada oluyor…

Filmdeki limanın ismi de ya Aşdod ya da Arschloch gibi birşey…

Fakat filmin ismini unuttum.

Rambo değil. Onu seyrettim.
Platoon değil. Onu da seyretmiştim.
Apocalypse Now da değil. Onu da biliyorum.

Ya hani Murat Saraçoğlu yönetmişti.
Sarp Apak, Demet Akbağ falan oynamıştı..

Aha, buldum.

O… çocukları.

http://www.hurriyet.com.tr/spor/yazarlar/14910464.asp

, , , , , , , , , ,

Yorum yok

Fenerbahçe açılımı

İllaki tane tane yazmamı istiyorsanız, ben sadece böyle anlarım diyorsanız işte size madde madde Fenerbahçe açılımı. İstediğiniz sorudan başlayabilirsiniz.

Republic of Fenerbahçe

Bu büyük potansiyeli tekrar tekrar ve uzun uzun yazmamıza gerek yok. Trabzon maçı öncesi Bağdat Caddesi Cumhuriyet Mitingi gibiydi. Yüce Rabbim Fenerbahçe taraftarına kilometrelerce ışıl ışıl cadde vermiş, kimilerine yokuş vermiş, kimilerine egzoz dumanı içerisinde otoban üzeri stat vermiş. Fakat aynı Tanrı biliyor da Fenerbahçe’ye UEFA kupası veya Şampiyonlar Ligi finali vermiyor.
-    Potansiyel örneği : Fenerbahçe şampiyonluğu kaybettiği akşam eve girerken, bir baktım bizim bakkal ağlıyor. Ne oldu dedim, “Ağabey yıllık bira stoğumu bir günde aldım, ben ne yapacağım bu kadar birayı” dedi.
-    Az ilgili bir örnek daha; Fenerbahçe o kadar farklıdır ki, bir Fenerbahçeli haberleri seyrederken, Beşiktaş veya Galatasaray haberi gelince kanalı değiştirir. Fakat Bir Beşiktaşlı veya bir Galatasaraylı, oturur sabaha kadar “Fenerbahçe nereye koşuyor” programını seyreder.
Taraftar
Şurada kaç senedir eleştiriyoruz, taraftar hala kombine alıyor, bilet alıyor, forma alıyor diye. Bana cevap veriyorlar, biz pazara kadar değil mezara kadar Fenerbahçeliyiz diye. Senin mezarına atkıyı ben bağlarım, sorun değil. Fakat ben size Fenerbahçe aşkınızı mı bitirin dedim? Sizden 2 şey istiyorum. Ya kombine alın, fakat akıllı, sistematik, disiplin içerisinde protestonuzu yapın, ya da kombine almayın, protestonuzu yapın. Çünkü bu kafayla daha çok final gider, daha çok Güiza gelir, daha çok anons yapılır, daha çok ağlanır.
-    Protesto örneği : Aziz Yıldırım’ın basın toplantısından hemen sonra 30 bin kombinelinin klübe gidip kombinelerini fırlatması. Fırlatırken de “Aziz Başkan sen istifa etmedin, ama biz ediyoruz.” denebilir.

Aykut Kocaman
Bu anons skandalından sonra, anonsçudan önce kovacağım ilk adam Aykut Kocaman’dır. Bir sportif direktör, adı üstünde spor işlerini direktive etsin diye alınmış fakat;
-    Eğer yedek klübesindeki teknik kadronun Bursa – Beşiktaş maçının skorunu doğru bilmesini sağlıyamıyorsa,
-    Önündeki ekrandan Bursa maçını takip etmesine karşın, Selçuk ve diğerlerinin hareketlerine karşı hiç bir aksiyonda bulunmuyorsa ben bunda ya kötü niyet ararım, ya da hala ne iş yaptığını anlayamadığım Aykut Kocaman’ın görevine son veririm.
-    Eğer bu işlerle idari menajer ilgilenir derseniz, o zaman onu kovarım.
-    Yani kısacası birini kovarım. Çünkü burada bir skandal var.

Christoph Daum
Benim için ilk suçlu hiç bir zaman hakem veya teknik direktör değildir. İlk önce doğru kadro, sonra doğru teknik direktördür. Eğer kadroyu teknik direktör yapıyorsa o zaman ilk suçlu teknik direktördür. Bu taraftar Mustafa Denizli’yi kovdu, şimdi onu arıyor. Bu taraftar Zico’yu yuhladı, şimdi onu arıyor. Bu taraftar Hiddink’i gönderdi. Bu ülke insanı Şenol Güneş’i ülkeden kovdu, şimdi bağrına basıyor.
-    Dip not : Bana da yılda 3-4 milyon Euro vereceklerse, her sabah kovup geri çağırabilirler. Hatta her sabah İstiklal Marşını Almanca bilmeme rağmen tersten Almanca okutsunlar.

Güiza
Bkz. 4.madde Christoph Daum. Adamın niye protesto edildiğini hiç bir zaman anlayamadım. Yahu onu oynatan, onu alan var. Bana yine yılda 3-4 milyon Euro versinler, isterlerse ben uyurken bile 50 bin kişi yatağım başında ıslıklasın. Ha derseniz ki, Güiza Daum’a her 90 dakika için komisyon veriyor, ben onu bilemem.
-    Güiza transferinde, 1 tane profesyonel İnsan Kaynakları sorumlusu kiralasan, 2 dakika mülakat yaptırsan, adamın kaşlarından, duruşundan, oturmasından, kalkmasından zaten Fenerbahçe’ye yararı olmayacağını anlarsın.

Aziz Yıldırım
Ve son sözler tabi ki Başkan’ın.

11 yıl geçti. Bu 11 yılda Fenerbahçe Spor Klübü onlarca kupa almışsa, 11 yılda onlarca final oynamışsa, yarı finalin kapısından dönülmüş ise, en büyük faktör Aziz Yıldırım’dır. Ama tarihi anons skandalı yaşanmış, 27 senedir kupa alınamamış, en büyük rakibin UEFA kupasını almış, son UEFA kupası Kadıköy’de olmasına rağmen hiç iplenmemiş ise bunun tek sorumlusu yine Aziz Yıldırım’dır.

Aziz Yıldırım gitmelidir. “Başarısız olduğu için gitmeli” değildir. 11 yılda 33 kupa alınmış olsa dahi Aziz Yıldırım gitmelidir. Çünkü artık Fenerbahçe’nin imaj problemi vardır. Çünkü Fenerbahçe’nin artık makyajını değiştirmesi gerekmektedir. Çünkü;
-    Fenerbahçe’den artık herkes nefret etmektedir.
-    Eğer 10 takım sizden nefret etse, bunun 5’i size karşı ful motive oynasa, bunların sadece  2’si sizden yarım puan çalsa, sezon sonunda en az 6 puan eksiksiniz demektir.
-    Bursa’nın şampiyonluğuna sadece Fenerbahçe ve Diyarbakır sevinmemiştir.
-    Eğer reikiye, şakraya, yogaya inanıyor olsam, Trabzon maçı 20-1 bitmesi gerekirken tüm Türkiye’nin yaymış olduğu negatif enerji yüzünden 1-1 bitti demem de gerekir.

Yahu;

Bir başkan, her gazeteci ile uğraşır mı?
Bir başkan, ben sizi dövdüm mü der mi?
Bir başkan, her yönetici ile uğraşır mı?
Bir başkan, bir anonsçu ile uğraşır mı?
Bir başkan, bir kaleci ile uğraşır mı? Evet, Rüştü olayında Fenerbahçe haklı olabilir. Fakat tekrar soruyorum, bir başkan bir kaleci ile uğraşır mı? Rüştü ile uğraşacak 10 bin adamınız muhakkak vardır.

Tabi ki bir klüp Rüştü ile, Hıncal Uluç ile, Melih Gökçek ile uğraşabilir. Ama soru şu; bütün bunlarla bir başkan uğraşır mı?

Aslında soru şu; Fenerbahçe Başkanı’nın abuk sabuk bir kaleci için uğraşmaya nasıl zamanı olabilir?

Reklamdaki gibi, bir başkan hem aşçı, hem ayakkabı bağlayıcısı, hem elektrikçi, hem oyun oynayıcı, hem baba, hem sucu, hem teknik direktör, hem menajer, hem psikolog, hem bilmem ne olabilir mi?

Bizde olur anasını satayım.

Burası İstanbul.
Burası Fenerbahçe…

Bizde olur.

http://www.hurriyet.com.tr/spor/yazarlar/14818195.asp

, , , , , , , , , , , , , , , , , ,

7 Yorum

Aziz Başkan CHP’ye

Bu yazı, Pazartesi sabahı Fenerbahçe şampiyon olsa da-olmasa da burada olacaktır. Çünkü bu yazı sadece bir spor yazısı değil, skor yazısı hiç değil, lakin bir final yazısıdır.

Bildiğiniz gibi başarılı bir dönem geçiren Fenerbahçe Spor Klubü, 2010 senesinde bir tek Kadınlar Deve Güreşi veya Uzun Eşek’de final oynamamıştır.

Trabzon maçının skoru hiç önemli değildir. Gerçi maç 3-1 Fenerbahçe’nindir. Örneğin son maç Keçiörengücü ile olsa, aynı şeyler söylenemeyebilir. Zira Fenerbahçe büyük takımlara karşı “konsantresi” farklıdır. Bu arada Lig biterken başta Sergen Yalçın olmak üzere, diğer yorumculara şunu hatırlatmak gerekir; meyvenin konsantresi olur, fakat futbolcunun konsantresi olmaz. Lakin şöyle de denebilir, “Appiah’ın konsantresi çok fazladır”. Yani adam demir gibi, yoğunluğu çok fazla anlamına gelmektedir. Mesela Gökhan Zan’ın konsantresi yoktur da denebilir.

İster şike deyin, ister mafya, Fenerbahçe Spor Klübü son 10 yılda nümerik olarak sayısız başarılara imza atmıştır. Benim fikrimi sorarsanız, herşey Şükrü Saraçoğlu’nun yeniden yapıldığı gün başlamıştır. Çünkü, şike, mike, teşvik primi, hatır işleri bunlar topun icadından beri her klüp tarafından yapılmaktadır.

Peki, diyelim ki, Aziz Yıldırım herşeyi para ile, şike ile yapmaktadır. O zaman Aziz Yıldırım, Cannes’a, Bergamo’a, Efes Pilsen’e, Sevilla’nın kalecisine de para yedirmiş dememiz gerekir. Veya Galatasaray – Steaua Bükreş maçına başarı dersek, Fenerbahçe – Chelsea maçına, Nihat Özdemir Chelsea TOKİ AlışVeriş Merkezi ihalesi için anlaşamadı mı dememiz gerekir?

Bu arada Aziz Yıldırım, o kadar başarısız bir mafyadır ki, 27 senedir bir Türkiye kupası alamamıştır.
27 senedir onbinlerce hakemi bağlamış, Digitürk’ü bile bağlamış, fakat bir tane kıchıkırık kupayı bağlayamamıştır.

Aslında bunların hiç biri umurumda değildir.

Fenerbahçe son 10 senede çok iş yapmıştır.
Fakat hala bu büyük potansiyeli kullanamadığı için istediğim noktada değildir.
İşte o yüzden acımasızca eleştiriyorumdur.
İşte o yüzden Sn. Ercan Saatçi bana “Sayende” deyip zaman zaman kızıyordur.
Fakat potansiyel inanamayacağınız kadar büyüktür.

Ve Aziz Yıldırım…

Fenerbahçe son 10 senede çok iş yapmış ise bunun ilk sebebi Aziz Yıldırım’dır.

Eğer Türkiye’de bir problem var ise, bunun alternatifi CHP ise, onun da lideri eksik ise, orayı dolduracak, karşı rakibin dilinden anlayacak ve ona “van minut” diyecek bir kişi vardır.

O da Aziz Yıldırım’dır.

“Atatürk’ün partisine Aziz Yıldırım’dan başkan olur mu deyyus?” diyenleri duyar gibiyim…

Niye kızdınız?
Siz yıllarca Atatürk Fenerbahçe’liymiş demediniz mi?

http://www.hurriyet.com.tr/spor/yazarlar/14722024.asp

, , , , , , , , , , , , , ,

1 Yorum

Fenerbahçe nasıl şampiyon oldu?

Gerçekten Fenerbahçe için işlem tamam mı?
Tabi ki değil. Ben bu yazı okunsun diye o başlığı attım. Vefa Küçük’ün kafasına rakı konmadan ben inanmam. Fenerbahçe’nin sağı solu hiç belli olmaz. Ankara maçları bile Fenerbahçe için garanti değildir.

Peki, en azından nasıl lider oldu, bunu paylaşır mısınız?
Herşey Emre’nin Baros’u sakatlaması ile başladı.

Ciddi misiniz?
Hani Tarih dersinde öğretmen sorar ya, 1.Dünya Savaşı’nın sebepleri nedir diye, sen de hemen atlarsın, “Avusturya – Macaristan Veliahtı’nın öldürül…”. Önde gözlüklü, çirkin, bıyıklı bir kız vardır. O hemen döner “O sebep değil bir kere gerizekalı” der. Bunun gibi birşey. O bir kıvılcımdı. Aslında her şey Fenerbahçe – İ.B.B. maçı ile başladı.

Nasıl yani?
Bakın. Daum çok akıllı bir adamdır. Türkleri de çok sever. O kadar sever ki “Ben şimdi bir Türk hocası olsam, bu golü çalışmıştık derdim” der. O kadar sever ki en iyi arkadaşı Yılmaz Vural’dır. Sahada, klübede, parkta, her yerde sevişirler. Daum İBB maçında gördü ki, bu takımdan hiç birşey olmaz. Bari ben arkaya 6 kişi yaslayayım, Bilica ve Lugano’yu da fazla çıkartmayayım, ileride top tutarız, nasıl olsa diğer 16 takım kornerden, orta sahadan, duran toptan, Duran Duran’dan, her yerden gol yiyor dedi. Zaten Aziz Yıldırım da alttan devamlı sopa gösteriyor. Nitekim, 8 maçtır gol yemeyen ve 22 puan alan Fenerbahçe lider oldu. Hakem veya diğer konulara girmiyorum, İnternet kapanır.

Evet girmeyelim. Peki Kasımpaşa maçında çok gol kaçtı, di mi?
Allahaşkına biri gitsin, futbolculara “altıpas”ın anlamını anlatsın. Fenerbahçe ceza sahasına girmiş, hala birbirine pas veriyor. Herhalde biri demiş ki, altıpasta “6 pas” zorunlu. Bunlar da paslaşıyorlar. O kadar güvenmiyorlar ki kendilerine, hala paslaşıyorlar.

Fenerbahçe şampiyonluğu haketti mi?
Bir Federasyon hayal ediyorum; törende Alex, Arda veya İbrahim Üzülmez kupayı almaya gelirken, çıksın “Bu sene malesef kimse kupayı haketmemiştir. Kimseye kupa veremiyoruz. Seneye inşallah. Dağılabilirsiniz.” desin.

Bursa da mı haketmedi?
Fenerbahçe tüm büyük maçlardan, Trabzon ve Bursa dahil, 15 puan almış. Bursa ise 12. Eğer sen dersen ki, Fenerbahçe sadece büyük maçlara motive olup kazandığı için Lig’i haketmiyor, o zaman Bursa için de aynı şeyi söylemen lazım. Yani Lig’i domine edemiyorlar. Sadece Volkan-Sercan ile hızlı top oynuyor diye, sadece taraftarı hazır diye, bir takım koca şampiyonluğu hakedemez. Başka şeyler de yapması gerekir. Futbol anlamında tabi. Bana kalsa, Bursa bu sene şampiyon olacağına, 5 sene 2. olsun, Lig daha Sağlam olur.

Son yorumunuz, Barcelona – İnter maçı için olsun…
Galatasaray, artık Kadıköy’de Fenerbahçe’yi yenebilecek teknik direktörü bulmuştur. José Mário dos Santos Félix MORinho.

http://www.hurriyet.com.tr/spor/yazarlar/14575931.asp

, , , , , , , , , , , , ,

5 Yorum

Boru değil, sıfır insan hatası

Bir kere daha gördük ki, şu an dünyanın en iyi futbolcusu Messi, en iyi takımı Barcelona, en iyi teknik direktörü Mourinho, en iyi başkanı ise Aziz Yıldırım’dır.


“Fenerbahçe son üç haftada kağıt üzerinde çok zor görünen Eskişehirspor, Ankaragücü ve Trabzonspor ile oynayacak. Bunları aşacak güce sahip ama garanti mi derseniz; değil tabii…”

Bunlar Rıdvan Ağabey’in son sözleri.
Son sözleri derken, Allah bir o kadar daha ömür versin, demek istediğim son yazısı.

Yine, Allah taş yapar, 20 senedir sadece yorumculuk yapan Rıdvan Dilmen’i eleştirmek kim, biz kim…
Şeytani tahminleri var bir de. Mesela Güiza’yı da beğenir Rıdvan Hoca, Deniz’i de.
Fakat bu cümlelerden şunu anlıyorum, Fenerbahçe kesin şampiyon.
Hem de 3 maçı alarak.

Öyle ya, Sn.Dilmen’in bugüne kadar dediklerinin hep tersi çıktı. Adamcağızın bir de bahis ile ilgili ismi çıktı.
Lig’in başından beri 5 farklı şampiyon yarattı, her hafta da değiştiriyor zaten…
Yahu adamın merhemi olsa kendi keline sürer. Ne bahisi, ne mafyası, ne tefecisi…

Gündeme dönelim. Bu günlerde 3 gündem var bence.
Biri Arda.
Artık Arda ile birşey yazmak istemiyorum. Çünkü Batuhan gibi top oynamadan gündemde kalan Arda’dan da, ona sanki 30 yıldır Real Madrid kaptanıymış gibi mikrofon uzatandan da, o 1.50lik külhanbeyi tavırlarından da çok sıkıldım.

İkincisi, Azizsilin.
Ona açık bir mektup yazalım, açık ne demekse.

Sevgili Başkan,
Allahaşkına ne uğraşıyorsun Daum’la, Aragones’le, onunla bununla? Ne ihtiyacın var trilyonluk sözleşmelere? Ne gerek var Aykut Kocaman’a? Son haftalarda yaşanan o kadar strese? Senin yapacağın tek şey var; şeref tribününün altından soyunma odasına bir yürüyen merdiven. Hatta futbolcular direk şeref tribününe gelsin. Sen hiç yorulma. Bak, bir el attın, takım 8 haftadır gol yemiyor. Bir el daha at, şunun surasında ne kaldı?

Üçüncüsü, yorumcuların yorumlarına yapılan yorumlar.
Erman Hoca, Bobo ve penaltı ile ilgili bir yorum yaptı. Sonra Gökmen Özdenak “Ben şu an Galatasaray forveti olsam, ben de gol atmazdım.” dedi. Fakat Sergen Yalçın, “Şike yapmak öyle kolay değil. Bir trilyon prim versen maça çıkınca futbolcu parayı unutur.” dedi. Düşünün bunu diyen adamın top oynarken 50 tane atı vardı. Chelsea maçından önce bahis oynadı, gol attı.

Tek sorum var, Keita da Bobo gibi, Rijkaard’a maçta kafa geri pası olursa ben vereceğim dedi mi? Ya da antrenmandan sonra çalıştı mı? Futbol bu, insan hata yapacak. Erman Hoca da hata yapabilir, Keita da. Boru değil, sıfır insan hatası isteniyor marka değeri için.

Boru değil, sıfır insan hatası. Yani Otomosyon.

http://www.hurriyet.com.tr/spor/yazarlar/14543880.asp

, , , , , , , , , , , , , , ,

Yorum yok

Sakallı bebek

Evet Türkiye Kupası finali belli oldu. Ne diyorsunuz?
Geçen sene nasıl Beşiktaş Lig’i aldığında “Fenerbahçe ve Galatasaray yokken babam da şampiyon olur” dendiyse, bu sene kupada aynı şeyler Fenerbahçe’ye söylenecektir. Ve tarihe de böyle geçecektir. Eğer Trabzon’u yenemezlerse daha kötü. 25 sene daha dalga geçilecektir. Fenerbahçe en son kupayı aldığı zaman Güiza bebekti ama sakallı bebek falan.

Bitime 5 hafta kaldı, Bursa şampiyon olursa 3 büyükler iyi bir tokat yemiş olurlar mı?
Bence Bursa’dan daha büyük bir tokat Beşiktaş’ın bu sene Lig’i yine almasıdır. Ben size söyleyeyim, Aziz Yıldırım ve Adnan Polat’a Bursa’nın şampiyonluğu hiç koymaz. İyi ki Fenerbahçe olmadı der Adnan Polat. Keza Aziz Yıldırım da. Çünkü biliyorlar ki, seneye ve ondan sonra Bursa ortada olmayacak. Fakat Beşiktaş bu gerizekalı dalaşmalardan kendini sıyırsaydı 20. şampiyonluğa ulaşabilirdi. Ama sen daha Serdar Ozkan’ın kulağını çekemiyorsun ki, gelip Kadıköy’de Fenerbahçe’nin kulağını çekesin.

Derbinin hakemi günlerdir tartışılıyordu. Ve en sonunda belli oldu.
Hakem konusunda bir tane yazımı bulamazsınız. Fakat sadece birşeyi merak ediyorum. Gece barda bir adamla kavgaya tutuştun. Adam “Ben polisim ulan” diye bağırıyor, fakat sen adamı yaraladın. Bunun cezası nedir? Fakat adam o an mesaide değil ama bağırıyor. Devlet memuruna mesai dışında da vurmak kaç aydan başlar? Geçen haftadan beri ufacık bir el pozisyonu için Bünyamin Gezer’e edilmedik küfür, aşağılayıcı söz, yerin dibine sokucu kelime kalmadı. Şimdi bunlar için suç duyurusu olmayacak mı? Hatta statta birşey atılsa idi cezası direk hapis değil miydi?

Mustafa Denizli’nin yine çok samimi açıklamaları var.
Eğer 4 büyükleri 4 tane Mustafa Denizli yönetse, hayatımız boyunca ne kavga olur, ne küfür. Ve 4 takım da şampiyonluğa oynar. Fakat Lig’i domine ettiği için değil, hepsi puan kaybettiği için.

Neyse, Jo arkadaşlarını da Barcelona’ya bırakıp gelmiş ve özür dilemiş…
O kadar sığ bir memlekette yaşıyoruz ki. Zaten çocuğa da demediğimizi bırakmadık. Şimdi Fenerbahçe, Beşiktaş’a ve Eskişehir’e yenilse, Galatasaray da Bursa’yı yense, Fenerbahçe’de tekrar grup seksler, kelepçeler, kokain partileri ortaya çıkacak. Ve insanların en sevdiği haber türü pörtleyecek. Kocaman puntalarla “Fenerbahçe niye kaybetti?” 1. Alex’in karısı kuaförde gaz çıkardı, bunu duyan Güiza üzüldü. 2. Manisa maçından sonra Daum’un herkesin önünde bıyığını taraması Aykut’u rahatsız etti. 3. Fenerbahçe devre arasında Brezilyalı çaycı ile anlaşamadı, Güiza üzüldü. 4. Şöyle oldu, Güiza üzüldü. Hala bu haberleri okuyan, hala bu haberleri bir futbolcunun futboluna yorumlayan, hala bu tür gazeteleri alan, hala Jo’yu yuhalayan toplum karanlığa mahkumdur. 6 ay önce “Aziz Yıldırım Haldun Üstünel’i alsın” diyen, ama Jo-Dos Santos-Caner’den üçün birini alan mankafa ise karanlığın daimi müşterisidir.

http://www.hurriyet.com.tr/spor/yazarlar/14437865.asp

, , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Yorum yok

Bir konu bir konuk

Ne diyorsunuz? Lig biraz daha şekillendi mi?
Kayseri’nin bile şansı olduğu ligde, hala Galatasaray koptu, Fenerbahçe alır, Beşiktaş potaya girdi, Bursa rahat diyen, her hafta şampiyon değiştiren yorumcu var bu memlekette. Hala akıllanmadılar. Lakin tek birşey biliyorum, sezon sonunda Aziz Yıldırım, Fenerbahçe şampiyon olamazsa Volkan’ı o topu istop ettiği gibi istop edecektir.

Galatasaray – Fenerbahçe maçı için yorumunuz? Fenerbahçe yine yendi…
Yenmesinin hiç bir önemi yok ki. Ben şu an herşeyimi sattım, bu hafta Kayseri’ye yatırıyorum. Fenerbahçe işte bu. Analitiği, denklemi, matematiği bu. Kayseri’yi, Eskişehir’i yener garantisi verebiliyor musun? Ben veremiyorum. Hani yazlıkta kızlar maçını seyreder, sen daha bir başka oynarsın. Fenerbahçe, Galatasaray maçlarını öyle oynuyor.

Son dakikadaki penaltı pozisyonu?
Ne hakemin suçu var, ne Dos Santos’un, ne Lugano’nun. O kuralı kim icat ettiyse, Cangelene kadar döveceksin. Futbolu, basketbola çevirdiler en sonunda.

Hiddink, bir tek Selçuk’u beğenmiş?
Hazır gaza gelmişken, ben Selçuk’un yerinde olsam çıkar açıklama yaparım Milli Takım’ı düşünmüyorum diye. Bundan daha büyük hava olamaz. Bundan daha büyük bir fırsat olamaz.

Aykut Kocaman’ın sene sonu istifası konuşuluyor;
Aykut Kocaman Ankara’da mı hala? Ankaraspor’dan istifası mı konuşuluyor? Daha önce etmedi mi o?

Neyse, Arsenal – Barcelona / Galatasaray – Fenerbahçe maçı arasındaki 10 farkı bulabilir misiniz?
Şimdi bir moda başladı Türkiye’de. Messi insan mı, Barcelona bu dünyadan mı diye.Yahu sen ne kıyaslıyorsun Messi’yi, Barcelona’yı bizle? Dünyada yok ki zaten Messi’den başka. Türkiye’deki problem kıyaslama değil, yanlış kıyaslama. Mesela İstanbul’u Paris ile, New York ile kıyaslıyoruz. Belki Paris, Londra, Roma İstanbul’dan 50 yıl ilerde. Fakat Dallas, Napoli, Leeds; Ankara, Elazığ, Mersin’den, Çanakkale’den 500 yıl ilerde. Bak, biz biraz Bursa’yı, Sivas’ı yukarı çektik, lig nasıl güzel oldu. Messi, Barcelona yaratana kadar, Ozan İpek, Bursa, Mehmet Yıldız, Sivas sayısını arttıralım. Bu arada Messi insan değil, doğru. Fakat Ertem Şener de çok insan gibi durmuyor. Bütün gece kafam şişti. Hayır, Japonca, Laosça dil seçeneği olsa onu seçeceğim. O da yok.

Bu haftaki maçlar?
Bu haftanın iki maçı var. Biri İ.B.B. – Denizli. Ben hayatımda İBB kadar şampiyonu, küme düşenleri, Avrupa kupasını katılacakları belirleyen başka bir takım görmedim. Bir tek kendisine yararı yok. Bir de Manchester – Chelsea var sabah sabah. Bizim derbi maçını 12:45’e koysan düşünebiliyor musun bizimkilerin halini? Franco güneş yansıyacak topu görmedim diyecek, biri çok sıcaktı keşke tayt giymeseydim diyecek vs.vs.

http://www.hurriyet.com.tr/spor/yazarlar/14295490.asp
www.emrahoner.com

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

1 Yorum

7+

Bu yazı şiddet, küfür, korku ve gerilim içermektedir, lütfen bu yazıyı çocuklarınıza okutmayınız.

Outlook

Bu yazıyı yazar kimliğimi bir kenara koyup Fenerbahçe taraftar kimliğimle yazıyorum. Bu arada yazar kimliğimin de içine oturayım.

Fenerbahçe’nin bugünkü durumunda olmasının sebebi ne Daum, ne Fırat Aydınus, ne Güiza, ne Deniz, ne de Aziz Yıldırım’dır.

Bu tablonun sebebi Fenerbahçe taraftarıdır.

Fenerbahçe taraftarı öyle rastgele bir taraftar değildir. Fenerbahçe taraftarı müthiş enteresandır. Bir kere rengarenktir. Kimyası çok farklıdır. Fiziği de çok farklıdır, çünkü Mecidiyeköy’deki o pis hava Kadıköy’de yoktur. Fenerbahçe taraftarı, maçtan önce Bağdat Caddesi’ni doldurur, saatlerce bira içer, tonlarca patates yer, eğlenir ve İngilizler gibi yürüyerek stada gider. Fenerbahçe taraftarı takımını en çok seven taraftar grubudur, çünkü çok az manyaktır. Bundan yıllar evvel deplasmanlara limitli seyirci alınırken Fenerbahçe, Beşiktaş’dan, Galatasaray’dan 10000 bilet ister, 5000’e izin gelir; lakin Beşiktaş ve Galatasaray taraftarı 5000 bilet ister, maça 1000 kişi gelir. Fenerbahçe seyircisi halis Türk seyircisidir. Fenerbahçe halkın takımıdır. Fenerbahçe bizden biridir. Yani, Fenerbahçe Türkiye’dir.

İşte o yüzden Fenerbahçe seyircisi mankafadır. Cahildir. Zekası yeterli değildir. Kültürsüzdür. Fenerbahçe seyircisi, Güiza’ı ağlatır, kafasına oklava verir, 3 gün sonra ağzına baklava verir. Belki de yeryüzünde havalimanında futbolcu karşılayan ilk klüptür. Fenerbahçe seyircisi Deniz’i yuhalar, Tarık’ı yuhalar, Rıdvan’ı yuhalar, Rüştü’yü döver, Müjdat’ı kovalar, fakat onu alanlara, onu oraya getirenlere bağırmayı akıl edemez. Ya da gücü yetmez. Bir de, 2 gram akılları kalmıştır, onu da çok sevgili ağabeyleri Rıdvan Dilmen almıştır. Öyle ya, Rıdvan Dilmen ilk 8 hafta Fenerbahçe’yi Barcelona yapmış, sonraki 8 hafta Beşiktaş şampiyon olur demiş, 3 hafta önce yine Barcelona yapmış, Beşiktaş havlu atmıştır demiş, şimdi de “Bu kadro ile bu iş olmaz” demiştir. Halbuki bütün sezon kadro aynıdır. Beşiktaş’a da artık birşey diyecek insafı kalmamıştır.

Fenerbahçe yönetimleri de Türk odunluğuna sahip olduğu için ve sıfır profesyonel olduğu için Fenerbahçeliler yıllarca yönetimlerden de çekmiştir.

Örneğin;
- Fenerbahçe 32 senedir yıpratıcı, uzun boylu forvet arar. Elin gavuru Mars’da su bulmuştur, Fenerbahçe hala aradığı yıpratıcı forveti bulamamıştır.
- Her mahallede, her sahada, top oynanan her odada 2 çocuktan biri Fenerbahçe forması giyer, fakat 32 senedir Fenerbahçe’de bir çocuk iki kere üst üste maç oynamamıştır. Genç Semih bile futbola Özçamdibispor’da başlamıştır. Zaten 32 senede 600 futbolcu arasında hala sadece Semih ve Tuncay’ı konuşmak utanç vericidir.
- Fenerbahçe her sene ama her sene trilyonluk flaş transferler yapar. Fenerbahçe bu yüzlerce flaş transferlerden Baliç ve Okocha dışında hiçbirinden para kazanmamıştır.
- Sadece Fenerbahçe’de kovulan teknik direktörler ve futbolcular geri gelir.
- Fenerbahçe Bolu’da, Ağrı’da, Lagos’da, Çin’de tesis açmasına rağmen, seyircisiz bir İstanbul Büyükşehir Belediye takımı Fenerbahçe’yi her sene yenebilmektedir. Zaten bu kafa olduğu sürece de Fenerbahçe daha çok Ozan İpek ve İskender meşhur edecektir.

Bir teori de bütün bu dangalaklıkları “Lise” altyapısı ile açıklar. Örneğin, 10 futbolseveri bir araya getirsek, ki bunların kesin 4’ü Galatasaray’lıdır, 4’ü Fenerbahçe’lidir, 2’si Beşiktaşlıdır; herhangi bir sosyoloğa sorsanız Fenerbahçe’lileri hemen ayırdecektir. Çünkü Fenerbahçe’linin kültür seviyesi, konuşma yeteneği, 2 kelimeyi bir araya getirme refleksi, cahilliği, zekası ve futbol zekası hemen kendini belli eder. Çünkü tekrarlıyorum; Fenerbahçe, 8 yıllık zorunlu eğitime daha yeni geçmiş bir Türkiye’dir. Galatasaray Lisesi ve Beşiktaş Anadolu Lisesi burada Fenerbahçe Lisesi’nden çok kalın çizgilerle ayrılmıştır. Ha bu demek değildir ki, Fenerbahçe’den zeki, kültürlü ve işini bilen bir insan yetişmemektedir, veya Galatasaray ve Beşiktaş’da devamlı saygın, zeki insanlar görev almaktadır. Fenerbahçe’de son 5-10 seneye bakıldığında Kemal Dinçer, Aykut Kocaman ve Ali Koç gibi en azından ne dediği anlaşılan, saygılı, pratik zekalı, prezantabl, dinamik insanlar da yetişmiştir. Fakat ondan öncesi Hasan Özaydın, Ömer Çavuşoğlu ve Erol User’dir. Yani yontma taş devridir. Bu arada Fenerbahçe’de yeni karakterler yetişirken Galatasaray’da Adnan Sezginler, Beşiktaş’da Yıldırım Demirörenler de kontra olarak görev almaktadır.

O zaman bu mantıkla her Galatasaray’lı veya Beşiktaş’lı çocuğun o liselerden çıkması mı gerekir? Hayır, gerekmez. Bir çocuğun öğrenme yaşının 3, karar verme yaşının 4, karakterinin oluşma yaşının 5 olduğunu varsayarsak, çocuk zaten TV’den Aziz Yıldırım, Yıldırım Demirören, Adnan Sezgin, Faruk Süren, Süleyman Seba, Metin Oktay, Metin Tekin, Arda, Fatih Terim, Hasan Şaş, Oğuz Çetin, Recep Çetin’i izleyerek hangi takımın ona daha yakın olduğuna karar verecektir.

Başa dönersek, Aziz Yıldırım ve Daum’un bugünkü tabloda hiçbir suçu yoktur. Çünkü onların kapasiteleri o kadardır. Çünkü onlar gelip geçicidirler. Çünkü onlar dublördür. Dublörler bu kadar performans verirler. Taraftar, kalıcıdır. Taraftar masaya yumruğunu vurmalıdır. Taraftar belirleyicidir. Digitürk ihalesinin rakamından, Kazım’ın seks partnerine kadar herşeyi taraftar belirler.

Diyorlar ki, Daum İ.B.B maçında saçmaladığı için Fenerbahçe yenilmiştir. Peki, Daum ilk defa mı saçmalamıştır? En önemlisi Daum kendi kendine mi Fenerbahçe’ye gelmiştir? Herhalde zamanında Appiah’ı ve Selçuk’u sağ açık oynatan rahmetli babam değildir. Veya dayım yüzünden Ümit Özat Almanya’ya kaçmamıştır. Seyirci ile kavga edip 10 saniye sonra Semih’i oyuna alan kaynım mıdır, eltim midir? Tabi ki Daum’dur.

Ya da, Aziz Yıldırım hiç mi saçmalamamıştır? 1 ayda 55 milyon Euroluk transfer yapan, her sene en az 1 kere kurumlardan istifa edip geri gelen, 12 senede 4 Lig-0 kupa-1 çeyrek final getiren, “devre arasında transfer yararlı olmaz” diyip Appiah, Nobre ve Anelka’yı devre arasında alan, “biz sene başlarında doğru transfer yaparız ve karşı takımı ısıracağım” deyip 4 tane Emre, 4 tane Appiah ve 2 tane Tuncay alması gerekirken sene başında bayanlar liginden Sos Dantos’u ve Baroni’yi alan bir başkan hiç saçmalamamıştır desek ne derece doğru olur?

Veya 5 yaşındaki çocuğun bile Fenerbahçe’nin savaşan adama ihtiyacı olduğunu bilmesine rağmen Brezilya’dan Sos Dantos ve Baroni ikilisi ile dönen, yeryüzünün Uğur Dündar ile en dürüst Fenerbahçelisi sayılan Aykut Kocaman’ın kafasına silah mı dayamışlardır, transferden komisyon mu almıştır, yoksa o da saçmalama hakkını mı kullanmıştır? Fenerbahçe 1 milyon dolara Mehmet Topal’ı bulamazken, bedavaya Mustafa Sarp’ı alamazken, 10 milyon Euro’ya Baroni ve Sos Dantos’u nasıl almıştır? Elalem Emre Çolak’ı, Necip’i oynatırken Fenerbahçe takımı risk almak istemediğinden mi oynatmak istemiyordur, yoksa bu futbolcuları ortaya çıkaracak futbol zekası olan hiç kimse bulunmamaktadır? Daum, Aziz Yıldırım veya Alex bir maç seyrederken, “şu çocuk çok iyi çocuk, bunu oynatalım veya alalım” diyebilecek kapasitedeler midir? Örneğin heykelini dikmeyi düşündüğümüz Alex, kefil olarak Maldonadoyu getirirken, Aziz Yıldırım Aragones için “tam benim çalışmak istediğim teknik adam” derken futbol zekalarını mı ortaya koymaktadırlar?

İşte yukardaki sebepler yüzünden suç bu karakterlerde değil, eğitim seviyesini güncellemeyen, vizyonu geliştirmeyen, hala kombine alan, hala Digitürk alan, hala forma alan, ve hala Fırat Aydınus kırmızı vermeliydi diyen ileri zekalıdadır.

Çünkü o dingil, İBB maçındaki Deniz’in golünde yardımcı hakeme yüklenir, fakat Lille maçındaki Emre’nin golünü konuşmaz.
Çünkü o ingot, kıçıkırık 5.sınıf Brezilyalı’nın ufacık bir hareketi ile mest olur.
Çünkü o ötektoit, her maça gider, protesto edeceği yerde etmez, protesto ederken yanlış adamı eder, seveceği yerde döver, döveceği yerde sever.
Çünkü o kütüğe aslında Aziz Yıldırım ve Daum bile fazladır.
Çünkü o “Biz pazara kadar değil, mezara kadar sevdik” diyen arkadaş bilmez ki, onun mezarını ilk ziyaretçisi ben olacağımdır.
Çünkü o aks bilmez ki, maça gitmeyince yönetim gider.

Ve yine bilmez ki, küçük beyinler Güiza’yı, orta beyinler Daum’u, büyük beyinler yönetimi tartışır.

http://www.hurriyet.com.tr/spor/yazarlar/13980560.asp

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

20 Yorum