Aziz Yıldırım ile Etiketlenmiş Yazılar
Alexsizsiniz
Emrah Öner tarafından, Fenerbahçe kategorisi altında, 05 Kasım 2011 tarihinde gönderildi
Her şeyden evvel, önce Federasyon’a, sonra Lig TV’e, bize böyle bir lig izlettiği için Kurban Bayramı arifesinde teşekkür ediyorum.
Ya öyle bir maç ki…
2 kulübün başkanı tutuklu.
Birinin muhasebecisi yok.
Diğerinin de kalecisi yok.
Öbürünün tek futbol izlenme sebebi olan Alex’i yok.
Geçen seneki son maç gölge yapmış…
Ve biz de maç yorumluyoruz.
Geçen hafta aslında bize şunu göstermişti, Karabük galibiyetinin mimarı ne Mehmet Topuz, ne Caner, ne de Baroni idi. Fenerbahçe’nin geçen haftaki müthiş oyununun tek sebebi Aytekin Durmaz’dı.
Bu bir gerçek ki, Aytekin Durmaz, Alex’i 5.dakikada atmasa idi, Fenerbahçe hiçbir şekilde o şekilde oynamayacaktı.
Belki de Aytekin Durmaz, Alex’i 60. dakikada atsaydı da Fenerbahçe hiçbir şekilde o şekilde oynamayacaktı.
Demek ki Fenerbahçe’yi hiç kızdırmayacaksın.
Hep suyuna gideceksin.
Sivas gibi…
Fenerbahçe’nin damarına basmayacaksın.
Cüneyt Çakır gibi…
Maç, Karabük maçı gibi olaylı başlamayınca ilk yarı çok vasat geçti. Bir tek farkı, geçen hafta sahada Aytekin Durmazdı, bu hafta Fenerbahçeli futbolcular sahada duramıyordu. Hem zeminden, hem de geçen haftaki fazla adrenalinden dolayı.
5. dakikada Kamil, pardon Grosicki, Volkan ile karşı karşıya kaldı. Haftalardır ayakta duramayan Gökhan Gönül, bu zeminde de hiç duramadı. 31.dakikada Bekir’in çizgiden nazikçe bir top çıkardı. Ve ilk yarının sonlarına doğru Eneramo’nun ofsayt golü geldi. “Hakem hatalarından sonraki hakem hataları” standardı uygulandı. Geçen hafta Aytekin Durmaz Alex’i atıp Emre’yi atamayınca, bu maçta da yardımcı hakem ofsaytı görmedi. Zaten bu çevrim, yıllarca bu şekilde devam edecekti. Ve ilk yarının en önemli anı, Ziegler’in sakatlanması idi. Keşke bu maçta Fenerbahçe 4 gol yese idi de, Ziegler sakatlanmasa idi. Caner yıllar sonra hafta içinde TV’e çıktı. “Bek oynamak istemiyorum” dedi, Ziegler sakatlandı. Gerisini siz düşünün…
Ziegler’in çıkması hem bu sahada olmayacak bir Stoch’un oyuna girmesine sebep oldu, hem de Caner’i geriye çekerek bitirdi. Fenerbahçe’nin ilk şutu 53.dakikada geldi. Stoch ve Mehmet Topuz’un “sıfır” ofansif katkısı, Bienvenu’yu ise başlamadan bitirdi. Fenerbahçe, 1000. pas hatasını yaparken, Kamil 2.golü attı. Fenerbahçe, pozisyonsuz, şutsuz, ortasız bir maç bitirdi. Belki de, Aykut Hoca Karabük maçının yorgunluğunu düşünüp A2 kadrosu ile bu maça çıksa 2-0 bitmezdi.
Bu maçta Alex yoktu.
Ve bütün hafta Alex’in yokluğu tartışıldı.
Bu maç da bana 3-4 şey öğretti.
Bir, Alex’in veliahtı ne Sezer, ne Özer, ne de Baroni olur. Olsa olsa belki Mehmet Topuz veya Emre Buldozer olur.
İki, Aykut Hoca’nın Alex takıntısını hepimiz biliyoruz. Peki neden Alex’in yokluğunda yine Alex’in taktiği ile oynuyor?
Üç, Alex cezalı ama kafilede. Özer cezalı değil ama kafilede yok. Sakın bana veliaht meliaht demeyin artık.
Dört…
Alex’in yokluğu Fenerbahçe’nin yokluğuna armağan oldu.
Hatta Aziz Yıldırım’a doğum gününde verilebilecek en kötü armağan da buydu.
Bu işi TRT mi yaptı?
Emrah Öner tarafından, Genel kategorisi altında, 05 Temmuz 2011 tarihinde gönderildi
Öncelikle şunu söyleyelim ki, tüm Fenerbahçelilerin içi rahat olsun.
Zira Şekip Mosturoğlu ceza alır, Emenike ceza alır, Nihat Doğan ceza alır, ben ceza alırım, Ceza ceza alır, ama Aziz Yıldırım ceza almaz.
Ve Fenerbahçe küme düşer, Eskişehir küme düşer, ben küme düşerim, o küme düşer, ama Aziz Yıldırım yanımızda tın tın eder.
Çünkü Aziz Yıldırım, sen daha doğmadan bu işleri yapan bir adam.
Allah belamı versin, bu işleri yapıyordu derken “Şike yaptı” anlamında söylemiyorum, ama bu adam sen daha agu bugu derken bir arabada 6+2+2 futbolcu kaçıran bir adam. (6 arkaya, 2 öne, 2 torpidoya)
Ve eğer şu an bu memlekette bir şike yapılacaksa, en hayvani şikeyi o yapar ve sen daha ne olduğunu anlamadan ve daha turnuva başlamadan UEFA kupasını alır.
Peki, esas soru bu mubah bir şey midir?
Yani, teşvik primi, şike, doping, çete kurma vahşi batının bütün bu taktikleri mubah mıdır?
Evet. Burak Yılmaz’a 2 milyon, Güiza’ya 14 milyon, tüm Lig’e 400 milyon, Türkiye gibi bir yerde de bahise izin veriliyorsa bence her yol mubahtır.
Peki, sadece Aziz Yıldırım mı suçludur?
Tabi ki…
”Adam, Fenerbahçe’yi nereden nereye getirdi be kardeşim. Altyapılar, kupalar, statlar yaptı, 50 sene daha başkan olarak kalmalı” diyen mega yalaka hiçbir geri zekalı suçlu değildir, sadece Aziz Yıldırım suçludur.
Peki, hakikaten yapmış mıdır?
Valla yaptıysa, o zaman tüm zamanların en başarısız başkanıdır, zira 29 yaşındaki her insan hala ondan bir Federasyon kupası bekliyor. Hatta şu an 25 milyon Fenerbahçeli’ye sorsanız, “Şike varsa, düşürsünler abi Fenerbahçe’yi.” der. Ama hemen arkasından “Şike mike, Allahaşkına bir kupa alalım, ne olur” diyecektir. Hatta Galatasaraylılara sorsanız, “Tamam ulan tamam, yapın şike de, bitsin bu işkence” diyecektir.
Peki, ya Adnan Sezginler, Zaladlar, Malatyaspor, Beşiktaş’ın giden şampiyonlukları, Denizli maçında çantalar, Antep’ten milyon euroluk transferler, menajerler, onlar bunlar?
Onlar melektir. Zira onlar 14 Nisan’dan önce vardır. Ama 14 Nisan 2011 ve sonrası doğumlu olan herkes suçludur.
Peki bu işin en başındaki şebeke kim? Obama mı, Yeltsin mi, Vietnam İddia Departmanı mı?
Hayır. TRT.
En sonunda TRT’de duyarlı bir arkadaş demiş ki “Bana Fenerbahçe’yi getirin. Eski grubu kuruyoruz.”
Ya kardeşim biz HD Smart Spor Min Max bilmem ne ile büyümedik ki,
Biz TRT ile büyüdük.
Biz 28 tane yabancı ile büyümedik ki,
Biz 3 yabancı ile büyüdük.
Biz Baroni-Bilica ile büyümedik ki,
Biz Pesiç-Repçiç ile büyüdük.
Biz Gökhan Zan-Servet-Sabri ile büyümedik ki,
Biz Metin-Ali-Feyyaz ile büyüdük.
Biz %5 deplasman taraftarı ile büyümedik ki,
Biz 10bine 10bin Fenerbahçe – Galatasaray maçı ile büyüdük.
Biz Bülent Uygun ile büyümedik ki,
Biz Süleyman Seba ile büyüdük.
Biz trilyon ile büyümedik ki,
Biz kuruş ile büyüdük.
Biz sadece Engin İpekoğlu’nun kaçırılışını seyrettik,
Biz 50 tane cep telefonu, 500 tane video kaydı, 5000 tane ses kaydı, 50000 euro sayan adam seyretmedik.
Yüce Rabbim.
İstersen Fenerbahçe’yi Bank Asya’ya değil, Asya Pasifik’e yolla.
İstersen Aziz Yıldırım’ı da Aziz Peter Kilisesi’ne yolla.
Ama bunları da tez zamanda yanına al.
Ama bize TRT’li eski hayatımızı geri ver.
İstinye hazır, hedef 2023!
Emrah Öner tarafından, Genel kategorisi altında, 29 Haziran 2011 tarihinde gönderildi
Bugün, Allah’ın izni-Peygamber’in kavliyle Mehmet Ali Aydınlar Türkiye Futbol Federasyon Başkanı, Göksel Gümüşdağ da onun kankütü seçilecek.
Zaten bunun bir adım sonrasında Allah hepsine sağlık-sıhhat versin, Aziz Yıldırım UEFA Başkanı olacak, Ali Yıldırım Şenes Erzik’in yerine geçecek, Ali Koç da Amazon.com’un CEO’su olacak.
Bu seçim aynı zamanda Türkiye’de belki ilk defa kavga-gürültü, hile-hurda, şifre-mifre, vekilliği düştü-düşmedi olmadan, herkesin mutabık kaldığı bir seçim olacak.
Köşemiz dolmadan hemen başkanları, pardon adayları hatırlayalım…
Mehmet Ali Aydınlar Acıbadem’in sahibi, Sarı Melekler’in babası, 2008 senesinde evlat acısı çekmiş beyefendi bir Fenerbahçeli;
Göksel Gümüşdağ, Emine Erdoğan’ın yeğeninden hallice, İ.B.B AKP Meclis üyesi, hem Galatasaray, hem Aziz Yıldırım Kongre üyesi…
Yine hatırlayalım; Aziz Yıldırım, Mehmet Ali Aydınlar için 2008 senesinde “Mehmet Ali Aydınlar’ın başkanlık koltuğuna oturacağı yer Futbol Federasyonu değil, Fenerbahçe Kulübü’dür.” demiş..
AKP, Göksel Gümüşdağ’ın eniştesinin Lig’i kaybedince yuhalandığı ve kendisinin de Nuri Albayrak’ın veliahtlığını yaptığı Trabzonspor’un bulunduğu şehirde %59 oy almıştır.
Oldum olası siyasetten nefret ettim.
Zaten siyasetin anlamı “çok yüzlülük” demek…
Futbola siyaset ne zaman karıştı, nasıl karıştı, kim karıştırdı, hiç hatırlamıyorum.
Sanırım her şey Ali Şen’in Aygün’ün kafasını sarmalaması ile başladı.
Politikadan da hiç anlamam.
Bir kere bile politik olamamışımdır, babam beni pataklarken hep “Oğlum ne kadar direktsin” derdi.
Ama şu Aziz Yıldırım’ın 1998’den beri tuğla tuğla ördüğü o binaya hayran hayran bakmaktayım.
Herkes nefret etmesine rağmen Kulüpler Birliği Başkanlığı’na gelen,
Erman Hocayı ofsayt kamerasından bile sildiren,
Lig TV’nin kablolarını toparlayan,
Artık Galatasaray ve Beşiktaş’ı paramparça ettiği için en büyük rakibi, “İkizi Real Madrid’de oynadığına göre bu da kesin iyidir” olan,
“Söz veriyorum, MHK Başkanı Beşiktaşlı olacaktır” diye açıklama yapanlarla artık muhatap bile olmayan,
Milletin basketbol şubelerini kapattığı, amatör şube paralarını ödeyemediği, transfer yasaklarının kol gezdiği, transfer yapmaya özel jetle gidilip free-shoptan sadece rakı ile dönüldüğü şu günlerde hala transfer yapan bir başkanın yeri kusura bakmayın artık futbol değil, Türkiye siyasetidir.
2023 yılında Başbakan’ı zorlayacak isim ne Kılıçdaroğlu, ne de Bahçeli’dir.
O isim, sadece Aziz Yıldırım’dır.
Baskan, hentbola ne zaman hent atacaksin?
Emrah Öner tarafından, Genel kategorisi altında, 09 Haziran 2011 tarihinde gönderildi
Sayin Baskan,
Bu sene gercekten senin senen.
Futbol, basketbol, deve guresi, uzun esek, yag satarim-bal satarim, korebe, sise cevirmece…
Bu sene ne varsa hepsinin kupasini aldin.
Bazilarinin kupalarini alamadin, ama olsun ceyrek final, yari final, final ne varsa oynadin ve oynuyorsun.
Manchester United’in basket takimi var mi, Milan’in voleybol takimi var mi hic bilmiyorum, ama sen belki de Avrupa’da 5′te 5 yapacak tek klubun baskanisin. Yarin bir gun Abrahamovic seni de kaciracak diye 25 milyonun gozune uyku girmiyor.
Bir suru sampiyonluk gordun, 13 senede bir tek gonullerin sampiyonlugunu alamadin. Sen mi sanssizsin, insanlar mı seni buluyor bilemedim. Bak, Emre’den sonra Jobo’nun da ismi çıktı. Canin sagolsun, gonullerin sampiyonu da olmayiver.
Onlarca tesis yaptin, alt yapidan 10 senede sadece Okan ve Gokay diye iki cocuk cikardin (Okan’i da vermissin, canin sagolsun), Topuk yaylasinda belki sadece insanlarin topuklarinla ilgilendin, ama en azindan Turkiye’nin en buyuk mangal yerini yaptin.
Artik Real Madrid’de Fenerbahce’den daha fazla Turk var, olsun sen yine de Guiza’ya agliyor diye trilyonlar verdin. Senelerce herkes Orekesini, Ebenikesini alirken, sen gittin cat diye Emenike’yi aldin. Hem de 24 yasinda korpecikken bagladin.
Fenerbahce’nin tekerlekli sandalye takimi yok, olsun sen oyle bir takim kursan, Fenerbahce’nin oyunculari sakat degil, Istinye Park’da yuruyorlar diye Telegol’de sahura kadar program yaparlar. Sen tekerlekli sandalye takiminda yabanci oynatsan, ana avrat soverlerdi, simdi sarkilar, marslar soyluyorlar.
Baskanim,
Bir de hentbol konusu var.
Baskanim,
Evlerde cocuklar…
Televizyonun karsinda dizilmis oturuyorlar.
Karsilarinda salonda hentbolcularin ellerinde puskevitler, kupalar, madalyalar…
Birbirlerine ikram ediyorlar, birbirlerinle egleniyorlar, sakalasiyorlar.
O cocugun aklindan geciyor, benim de bir hentbol takimim olsa, benim de bir kupam olsa diyor.
Baskan, bize niye hentbol takimi kurmuyorsun diyor!
Baskan, bize niye hentbol kupasi almiyorsun diyor!
Baskan, bizde niye yok diyor!
3 büyük
Emrah Öner tarafından, Genel kategorisi altında, 14 Aralık 2010 tarihinde gönderildi

3 büyük…
Ne varsa yine onlarda var.
Biri Aziz Serisi, öbürü Sarı Zeybek, diğeri Aslan Sütü.
Mesela Aziz Serisi…
1998’dan beri Dereağzı ve Samandıra’da üretilir.
Alkol derecesi %30’dur.
Üretiminde her türlü yaş-kuru üzüm, Brezilya odunu, İspanya meşesi, talaş, tahta, ingot kullanılır.
İçimi serttir, Aziz Serisi yıldırım gibidir. Çarptı mı, 10 sene yerinden kalkamazsın.
Bakır imbiklerden her sene yeni bir teknik direktör damıtılır.
27 sene kupalarda veya fıçılarda dinlendirilir.
Son saniyede yine bir çarpar, 2 kere şampiyonluk turu atarsın.
O kadar orijinaldir ki; tesislerde herkes kovulmuştur, fakat bir amca hala ayakları ile üzüm ezer, şişeye koyar, ambalajını yapar, satışını yapar.
Yeni tesisler; Ataşehir ve Kenan Evren Lisesi’nin oraları.
Sarı Zeybek…
1960’ların en ünlü rakısı.
Ümraniye’de üretilir.
Alkol derecesi %27.
İspanyol ve Alaman fıçılarda bekletildiği için sarı bir rengi var. Bazen tüplerde de bekletilir.
Yıldız’ın anasonunun, Fulya’nın üzümlerinin, Deli İbrahim’in boncuklarının birleşiminden oluşur.
15 senede 2 kere damıtılması en büyük özelliğidir.
Çarşı’da pazarda bulunmaz.
Öyle herkes istediği zaman bulamaz.
Azdır, özdür, ama biraz da öküzdür. Pardon, öküzgözüdür.
Üretimin yeri her an değişebilir, yıllardır Anıtlar Kurulu kararını bekler.
Aslan Sütü…
Buzsuz içilebilir, susuz içilebilir, fakat Adnan’sız içilemez. Sofrada muhakkak bir Adnan olmalıdır.
Florya’da üretilir.
Alkol derecesi %20’dir.
2000’den beri tadı çok değişti denir.
Halbuki tat, şişe, alkol oranı, etiket, kapak her şey değişmiştir.
Nasıl Beylerbeyi rakısı “Beyefendilerin Rakısı” ise bu da “Liselilerin Rakısı” olarak geçer.
Yeni tesis için 3.köprünün durumuna göre Riva’yı da satarlar.
Bunlar, Su Adayı “Susuz” Ada diye satarlar.
Oğlum, bunlar yarın anasonu bile satarlar.
İşte size 3 büyük…
Birinin maliyeti 148 milyon, öbürünün 96 milyon, diğerinin 112 milyon Euro.
Toplam maliyetleri 400 milyon Euro.
Ulan cari açık zaten 2 milyar Euro.
Yıllarca bize sadece büyük rakı var dediler, büyük rakı içirdiler.
Ta ki 5lik, 20lik, 35likler ortaya çıkana kadar.
Düşünün günlerce bize ne kadar alkol içirmişler.
Düşünün aylarca bizi nasıl uyuşturmuşlar.
Düşünün, yıllarca bizi nasıl susuz…
Fondiplemişler.
Totoş futbol
Emrah Öner tarafından, Genel kategorisi altında, 15 Kasım 2010 tarihinde gönderildi

Gelmiş geçmiş en iyi 11;
Hiddink, Löw, Parreria, Del Bosque, Lucescu, Hagi, Daum, Zico, Aragones, Rijkaard, tekrar Daum, tekrar Hagi, Schuster ve tekrar Hiddink.
Yedekler;
Toshack, Thomas Doll, Feldkamp, Osieck, Gerets, Scala, Tigana.
Bunların ortalama Türkiye ömürleri 18 ay.
Adnan Sezgin 10 senedir burada, Aziz Yıldırım 20 senedir burada, Hülya Avşar 50 senedir orada, Deniz Baykal 100 senedir şurada, ama bunların ömrü 18 ay.
Peki bunlar neden devamlı kovuluyorlar?
Bilmiyorum, bakalım.
Bunların çoğunun olayı ne?
Total futbol.
Total futbol ne?
Kaleci hariç, herkes her yerde her an oynar.
O zaman total futbol için ilk önce ne lazım?
Kafa.
Peki kardeşim, bu adamlar niye devamlı kovuluyorlar?
Futbolcuya pardon deveye sormuşlar, neden boynun eğri, öyle dümdüz git demiş deve. Daha soruyu anlamamış deve.
Peki Türk futbolcusu bir türlü neden anlamıyor total futbolu?
Çünkü KPSS tüm Türkiye matematik ortalaması 2,5.
E hani KPSS’den 350 kişi tam puan almıştı?
Arda’yı da Madrid almıştı.
Peki, bizim futbolcu hangi futboldan anlar?
Totoş futbol.
Neden?
Bizde hile var, kendini atma var, küfür var, dedikodu var, arkadan konuşma var, kuyu kazma var, doping var, menajer-oyuncu var, komisyon var, rüşvet var, hizip var, adam kayırma var.
E onların hepsi var da, bu kovulan adamlar 1-2 sene sonra yine geliyor?
Dedik ya kardeşim.
Adı üstünde…
Totoş futbol.
Tarihte bugün
Emrah Öner tarafından, Genel kategorisi altında, 29 Ekim 2010 tarihinde gönderildi
29 Ekim 1923
Mustafa Kemal Paşa`nın tavsiyesi ile 27 Ekim 1923′te Ali Fethi (Okyar) Bey başkanlığındaki hükümetin istifası ve Cumhuriyet Halk Fırkası grubunun yeni hükûmet listesi üstünde anlaşmaya varamaması üzerine, Mustafa Kemal Paşa 28 Ekim gecesi arkadaşlarını toplayarak sorunun gerçek çözümüyle ilgili düşüncesini açıkladı. İsmet İnönü’yle o gece, devletin niteliğinin Cumhuriyet olduğunu öngören bir yasa tasarısı hazırladı. Ve 29 Ekim günü Türkiye Cumhuriyeti’ni ilan etti.
29 Ekim 1997
Trabzonspor Başkanı Mehmet Ali Yılmaz, ‘‘CINE 5 yetkilileri, eylül ve ekim taksitlerini ödemediler. Bu 2 taksiti ödemezlerse anlaşmayı yırtar atarız” dedi.
29 Ekim 1998
Transfer döneminin ardından bir kenara çekilip takıma müdahale etmeyen ancak Beşiktaş yenilgisinin ardından harekete geçen Yıldırım’ın bu tepkisi üzerine kaptan Rüştü, başkana söz verdi. Rüştü, ‘‘Sizi üzmeyeceğiz. Arkadaşlarım işin bilincinde. 8 maçımızı kazanıp, ilk yarıyı zirvede bitireceğiz’’ dedi.
29 Ekim 1999
Ogün daha önce hiç oynamadıkları 4-3-3 sistemini kısa sürede öğreneceklerini dile getirerek, ‘‘Bizler profesyonel futbolcularız. Zeman ne istiyorsa yapmalıyız. Taşlar yavaş yavaş yerine oturuyor. Şanssızlıklar yaşadık. Ama bunun sonu gelecek’’ diye konuştu.
29 Ekim 2000
Erzurum – Beşiktaş maçından sonra Erzurumspor futbolculardan Ömer ve Ergin maç bitiminde hakemlere büyük tepki gösterdi. İki futbolcu, ‘‘Federasyonundan hakemine kadar herkes bize cephe almış. Artık ne yapalım, İran liginde mi oynayalım? “ dedi.
29 Ekim 2001
Öte yandan uyuşturucu kullandığı gerekçesiyle hakkında dava açılan Daum, yarın başlayacak dava öncesi Alman basınına konuştu. Kendisine komplo kurulduğunu öne süren ünlü çalıştırıcı, ‘‘Hakkımdaki iddialar hayal ürünü ve düzmece. İddiaların hepsini tek tek çürütüp, suçsuzluğumu ispat edeceğim. “
29 Ekim 2002
Fenerbahçe Teknik Direktörü Lorant, G.Antep ve Malatya maçları sonrası istifa etmeyi düşündüğünü ancak başkanla konuştuktan sonra bu fikrinden vazgeçtiğini belirtirken, yorumcuların taktik vermesine kızdığını söyledi.
29 Ekim 2004
GALATASARAY Kulübü İkinci Başkanı Ergun Gürsoy, Fenerbahçe’den sözleşmesi karşılıklı olarak feshedilen eski oyuncuları Fatih Akyel’in yuvaya dönmesine yeşil ışık yaktı. Sezon başından bu yana genç oyuncuyla ilgilendiklerini belirten Gürsoy, ‘Fatih bizim evladımızdır. Ocak ayına daha iki ay var. Ne olur, olmaz bilemiyoruz’ dedi.
29 Ekim 2005
Deniz Barış’ın lisansı askıya alındıktan sonra Aziz Yıldırım, Kurul Başkan Vekili Erkan Vardar’ı telefonla arayıp, bu karardan hoşnut olmadığını söyleyip, Erkan Vardar ve Gürol Kaymak hakkında ağır sözler sarfetti.
29 Ekim 2007
Trabzon Başkan yardımcısı İbrahim Baturoğlu, “Bu saatten sonra takımı şaha kaldıracak olan tek insan evladı Ersun Yanal’dır. “ dedi.
29 Ekim 2008
Galatasaray Başkanı Adnan Polat, Eskişehirspor maçında alınan 4-2′lik yenilginin, Trabzonspor ve Olympiakos maçlarında harcanan yüksek eforun sonucu geldiğini ileri sürdü.
29 Ekim 2009
Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK), 1 hafta önce Fenerbahçe – Galatasaray maçında çıkan olaylar nedeniyle Fenerbahçe’ye 2 maç seyircisiz oynama, Galatasaray Kulübü’ne 20 bin TL para cezası, Bilica’ya ve Abdel Kader Keita’ya da 3 maç ceza verdi.
Günün fıkrası
Emrah Öner tarafından, Genel kategorisi altında, 20 Ağustos 2010 tarihinde gönderildi
Günün fıkrası Selanik’ten…
Aziz Yıldırım’ın biri, bir gün yolda yürüyor. Aaa bir bakmış, yerde bir lamba.
Hemen ovmuş lambayı, içinden cin çıkmış.
Cin demiş ki, “Beni kurtardın, ne dilerse dile benden…”
Aziz Yıldırım demiş ki;
“Her yeri baştan inşa etmek istiyorum. Her yer benim olsun. Her yeri yıkmak istiyorum. Her yere ruhsat istiyorum. 50 tane stat, 100 tane AVM istiyorum. 3000 tane tesis istiyorum. “
Cin; “O kadar betonu ben bile bulamam. Sen başka bir şey iste.”
“O zaman” demiş Aziz Yıldırım.
“Bir takım istiyorum.
Bu takım ısırsın istiyorum.
Her hafta bir kupadan elenmesin istiyorum.
Son dakikada anons yapılmasın istiyorum.
Son dakikada bir kerede biz kupa alalım istiyorum.
Orta sahada şaşı futbolcum olmasın istiyorum.
Bir Avrupa maçında da Yasin, Can, Bekir, İlhan, Ali Bilgin, Deniz olmasın istiyorum.
Artık Brezilyalı gelmesin istiyorum.
Her taraf Fransız zenci olsun istiyorum.
2 kere pas yapmak istiyorum.
2 gram pres yapmak istiyorum.
Seyircim kanser olmasın istiyorum.
17 şampiyonluğa 19 kere sevinmesinler istiyorum.
Türk antrenörüm bir kere de kovulmasın istiyorum.
Ben soyunma odasına inmeyeyim istiyorum.
Yanımdakiler istifa etmesin istiyorum.
Cin bakmış, bakmış, bakmış…
Düşünmüş…
“Tesisler normal çim mi olsun, suni çim mi?”
I could Co-ja Man
Emrah Öner tarafından, Genel kategorisi altında, 04 Haziran 2010 tarihinde gönderildi
Fenerbahçeliler, Rıdvan ve Oğuz’dan sonra, Aykut’un da Fenerbahçe’deki kariyerini belirledi. Aykut Kocaman, Hürriyet’in anketinde %88.5 oyla Fenerbahçe’nin teknik direktörü seçildi. Başın sağolsun Türk Futbolu, Aykut devri de başlamadan bitti.

Flaş…Flaş…
Fenerbahçe Leonel Marshall ile anlaştı.
Son dakika haberi….
Fenerbahçe’de Ewa Skowronska imzaladı.
Bomba….
Christiane Fürst’de işlem tamam.
O da ne??
Lioubov Chachkova da imzaladı. Güzel yıldız, “Fenerbeahça güzeal, rakı güzeal, kebap güzeal” dedi.
Bunlar son 1 haftada çıkan Fenerbahçe haberleri.
Hepsi tabi ki voleybol temalı.
Düşünün…
Bu transferler iki Lig’i de domine etmelerine, Avrupa’da final oynamalarına rağmen yapılan transferler.
Hızlı okuyunca insanın göğsü kabarıyor.
Peki 1 aydır Fenerbahçe futbol takımı haberlerine tıklayınca ne çıkıyor?
daumaykutkocamangüizadaumaykutkocamangüizadaumaykutkocamangüizadaumaykutkocamangüiza daumaykutkocamangüizadaumaykutkocamangüizadaumaykutkocamangüiza….
Hızlı okuyunca şöyle oluyor…
Damdaki yakutlu koca, Mengü İza.
Daum’a gitsin diye milyon dolarlar…
Güiza’ya trilyarlar…
Aragones’e katrilyarlar..
Josico’ya bile milyon dolarlar…
Fenerbahçe, basketbolda, voleybolda, orada, burada niye başarılı oluyor biliyor musunuz?
Çünkü Aziz Yıldırım karışmıyor.
Fenerbahçe, futbolda niye kaybediyor biliyor musunuz?
Çünkü Aziz Yıldırım sadece futbola karışıyor.
Van minut in Israel
Emrah Öner tarafından, Genel kategorisi altında, 02 Haziran 2010 tarihinde gönderildi
Öncelikle tüm futbolseverlere Ömer Üründül’süz ful HD bir Dünya Kupası diliyorum, Aziz Yıldırım 2 sene şampiyonluk ve yıldız sözü vermiş, ben de Fenerli arkadaşlara kombine+xanax veriyorum, ha bir de İsrail’in Allah bin kere belasını versin diyorum.
10 gündür yazmıyorum…
Bu 10 günde bin tane şey olmuş.
Öyle bir memleket ki, bir gidip gelseniz, memlekete zenci Cumhurbaşkanı gelmiş, Türkiye Lost adası gibi kaybolmuş, Fenerbahçe iyi futbol oynuyor olabilir.
Öyle bir memleket ki, 10 gün bırakmaya gelmiyor.
Mesela bu 10 günde Türkiye, Euro 2016’da ikinci oldu.
Yazmıştım demeyi severim, buyrun yazmıştım.
http://www.hurriyet.com.tr/spor/yazarlar/13415877.asp
Türkiye, Örovizyon’da da ikinci oldu.
Bunu da yazmıştım demek isterim, fakat yazmamışım.
Fakat bu 10 günlük iznimde TV’de bir film seyrettim.
Müthişti….
Böyle komandolar gemilere atlıyor, elinde sopa olan insanlara füze atıyorlar, yaralılara kelepçe takıyorlar falan…
Herşey 1 dakikada oluyor…
Filmdeki limanın ismi de ya Aşdod ya da Arschloch gibi birşey…
Fakat filmin ismini unuttum.
Rambo değil. Onu seyrettim.
Platoon değil. Onu da seyretmiştim.
Apocalypse Now da değil. Onu da biliyorum.
Ya hani Murat Saraçoğlu yönetmişti.
Sarp Apak, Demet Akbağ falan oynamıştı..
Aha, buldum.
O… çocukları.
http://www.hurriyet.com.tr/spor/yazarlar/14910464.asp







Son Yorumlar