TFF canını senin


Geçen babaannemle spor haberlerine bakıyoruz.
Mehmet Ali Aydınlar, Cornu’yu anlatıyor.

UEFA’dan yazı gelmiş de, o ona yalan atmış da, o onu tweet etmiş de, UEFA feys’den cevap vermemiş de…

Bir yandan da MAA, Ali Koç’a cevap veriyor.
8 değilmiş de, 18’inde göndermişler de, 25’inde PTT kapalıymış da, iadeli taahhütlü niye göndermemiş de…

Bir anda babaannem ayağa kalktı.
“Dumkof!” diye bağırdı.

Aman, babaannem dedim.
TFF başkanına dumkof denir mi?
6222 var dedim.
Sonra bizi 62den tavşan yaparlar dedim.

Yok be gülüm, dedi.
Gecelerdir düşünüyorum…
Adamı kime benzettiğimi buldum dedi.

Meğer, Cornu’yu Bizimkiler’deki dumkofa benzetmiş.

İşte, sporu siyasete karıştırırsan olacağı bu.

2 gr aklımız vardı, onu da 6222 yasası aldı gitti…
2 gr tahtamız vardı, o da sigorta yanınca kül oldu bitti gitti.

Can Arat’ı, listede ismi olmamasına rağmen dışarı atanlar mı dersin…
Vederson’u antrenmana alanlar, Sercan’ı almayanlar mı dersin…
Vetoya şeytani bakış açısı mı dersin…
Rıdvan’a 8 y’li “Eyyyyyyyamcı” diye bağıran sakallı ingotlar mı dersin…
“Cuma namazına yetişirim” diyen nitelikli dolandırıcılar mı dersin?
“Benim o listede ne işim var ulan” diye bağıranlar mı dersin?

Ama şunun hakkını vermem gerekir.
TFF bu krizi başından sonuna kadar çok iyi yönetti.

Tıpkı, Amerika’nın Irak’a girerken çıkartmadığımız tezkere gibi…
Tıpkı, yıllardır bitmeyen terör gibi…
Tıpkı, deprem öncesi ve sonrası krizler gibi…

Zaten dünyada sadece bir memleket “Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın” diye bir atasözüne sahiptir.

Yani atası böyle olan bir toplum, sence UEFA’ya, USA’ya, UFO’ya kafa tutabilir mi?
Sence atası böyle olan bir toplum, mert, net, dobra, dürüst olabilir mi?
Sence atası böyle olan bir toplum, değil 1 yıl, 100 yıl hapis yatsa, şike yatmadan, çalmadan, çırpmadan durabilir mi?

Bu arada bütün bu yukarıdaki sorular, sadece TFF için değil, tüm futbol camiası için geçerlidir. Başlığa bakılıp yanlış anlaşılmasın.

Toplumumuzun huyunun bu şekilde olduğunu, şu şekilde kanıtlayabiliriz.
Yarın sabah Ali Koç ile Mehmet Ali Aydınlar’ı yer değiştirirsiniz, söylemleri ve aksiyonları hiçbir şekilde değişmez.
Yine o ona “18 Kasım” der, o da ona “27 Haziran” der.
Veya o ona bu sefer “İsviçrece bilmiyorsun” der, o da “Kendimi ifade edebilecek kadar İsviçrece biliyorum” der.

Yahu bu yalan söyleyen insanlar geceleri nasıl uyuyor?
Yahu, bu kadar da rant kaygısı, para kazanma hırsı olur mu?
Yahu, cebinize ne kadar girdi ki, milletinizin, çocuklarınızın, eşinizin gözünün içine baka baka yalan söylüyorsunuz?
Yahu, Sırat köprüsünü mü satın alacaksınız, bu kadar parayı ne yapacaksanız?

Tövbe tövbe…

Bugün, Galatasaray – Fenerbahçe maçını yazacaktım.
Olmadı…

İnşallah, onu da maçtan sonra yazarım, inşallah.

Bu lig çok iyi gidiyor, maşallah.
Lig TV hala heyecanla maç anlatıyor, maşallah, maşallah.
Sanki Premier Lig anasını satayım, maşallah, maşallah.
Galatasaray – Fenerbahçe maçı dünyanın en iyi derbisi maşallah, maşallah.

Türk futbolunun içine ettiniz maşallah, maşallah.

, , , ,

1 Yorum

Deplasmanıma da, başkanıma da dokunma

 

Maçtan önce bir Fenerbahçeliye deseler ki…
Hatta bir Galatasaraylıya deseler ki…
Eskişehir karşısına çıkarabildiğin en kötü savunma kurgusunu çıkar, yemin ederiz böyle bir defans dörtlüsü kimsenin aklına gelmezdi. 

Aslında bu dörtlüye beşli de denebilirdi, zira sakatlıklar, formsuzluklar ve hastalıklar yüzünden Fenerbahçe çaresizdi. Milli Takım maçında Milli olmayan seyirciden şamar yemiş bir Volkan, sebebini bilemediğimiz formsuz bir Gökhan Gönül, asırlardır oynamayan Uğur Boral, Dos Bekir de Santos Bilica bu beşliyi oluşturuyordu. Bu beşliye Yüce Rabbim daha maç başlamadan yardım etti ve yukarıdan 13.dakikada Alex ve Bienvenu’yu gönderdi. Arkasından Bienveu bir de kırmızı kart getirdi. Böylece maç daha başlamadan, defans mefans derken bitti.

Bu arada gol Bienvenu’e yazıldı fakat gol aslında Alex’indi. Belki de şu an Türkiye Ligi’nde o kafa asistini hala ayağı ile yapamayan yüzlerce futbolcu var.

Bienvenu geldiği günden beri en iyi şeyi yaptı. Kafasını kaldırdı ve boş koşular yaptı. Bu arada ilk yarı da bir de ofsayt bayrağı yüzünden golden oldu.

63. dakikada Emre Belezoğlu baktı ki maç sıkıcı geçiyor, kavga edecek kimse yok, adamlar da 10 kişi, Gökhan Gönül’e carladı. Bunu Aykut Kocaman gördü ve sinirlendi. Ben hayatımda Aykut Kocaman’ı hiç böyle görmedim diyebilirim.

Ben dün yine Caner’i beğendim. Caner’i sevmem fakat bence Caner, Fenerbahçe’nin Tuncay’ı oldu. Ben Tuncay’ı da sevmem fakat stili aynı, hareketleri aynı, ayağı aynı ve faydalı. Caner, Tuncay’ın saçları biraz daha kuaför görmüş hali. Tuncay gol noktalarında daha çok kendini gösterirdi. O yüzden Caner’in de biraz daha ceza sahası içi ve dışı gol vuruşları çalışması gerekir.

Lig TV, dünkü maçta ay-fon uygulaması gibi bir şey yaptı, oyuncu değişikliğini seyirciye sordu. Seyirciden Uğur Boral – Stoch değişikliği geldi. 5 dakika sonra Uğur Boral çıktı, Stoch oyuna girdi. Bu ya şanstı, ya Aykut Kocaman cepten Lig TV seyrediyordu, ya da taraftar da teknik direktör olabileceğini kanıtladı. Zaten bu yıllardır beklediğimiz bir teknoloji idi. Böylece hem taraftarın istediği olur, hem de her sene teknik direktör kovulmazdı. Hatta ismi “Online Fenerbahçe” ya da “Oynayın Layn Fenerbahçe” olabilirdi.

Maçtan önce 10 dakika bir Fenerbahçe taraftar protestosu vardı. Deplasmanıma dokunma adı altında. Bu deplasman konusunda aslında en çok mağdur olan Fenerbahçeli taraftarı idi. Çünkü bundan 20 sene evvel deplasmanlarda stadı yarı yarıya doldurabilen tek taraftarı grubuydu. Beşiktaş ve Galatasaray, Kadıköy’deki maçlar için 1000 bilet talebi olurken, Fenerbahçe’nin İnönü ve Ali Sami Yen’den talebi min. 10000 olurdu. Ve gerçekten de doldururdu. Bu karar nasıl alındı bilmiyorum, fakat futbol adına üzücü.

Özetle, maç öncesi 10 dakika, iddianame öncesi de aylarca protesto eden Fenerbahçe taraftarı 3 puanı aldı, ve eve mutlu gitti.

Hep dediğimiz gibi Fenerbahçe taraftarı başka bir şeydir.
Anlatılmaz, yaşanır.

Hatta yaşanmaz, darağacında ölünür.

, , , , ,

1 Yorum

Avro’nu al da git

4 milyon Euro.

Bu sadece net aldığı rakam…
2 senede 8 milyon Euro.
Euro 2,5 olsa eder sana 20 trilyon.
Daha bunun menajerinin parası var, fizyocusunun parası var, Four Seasons’ın parası var, 50 tane uçak bileti var. Var oğlu var.

Ekstraları toplayamıyorum, çünkü ne yiyip ne içtiğini bilmiyorum.

Ama zannetmiyorum ki, Hiddink Pegasus’un kampanyalarını takip etsin.
Zannetmiyorum ki, Oğuz Çetin ona Grupanya’dan otel baksın.
Yine zannetmiyorum ki, Hiddink, guusana kadar Taksim’de ıslak yesin.

Hani derler ya, “Ben adamın parasında değilim.”
Ben parasındayım arkadaşım.

Ben o adamların da parasındaydım.

Ben Güiza’nın da parasındaydım, Amaral’ın da parasında oldum, 20 sene önceki Demir Hotiç’in de parasında oldum, Wagenhaus’un da, Ricardinho’nun da, Iorfa’nın da, Leo Franco’nun da, Cana’nın da, Kleberson’un da, Del Bosque’nin de…

İsterse Türkiye finalde Brezilya’yı madara etsin.
İsterse Beşiktaş 50 yıl tarih yazsın.
İsterse Galatasaray Kadıköy’de Fenerbahçe’yi yensin.
İsterse Fenerbahçe Türkiye Kupası’nı alsın.

Ben hep parasındaydım.

Şu ana kadar sadece 10 senede gâvura verdiğimiz parayı, sittin sene hesaplayamazsın.
İnan, geri kalmışlığın sebebi budur.
İnan, esas rant budur.
Ve inan, cari açığın sebebi budur.

Bir de manevi tarafı var.

Senin depremden kurtulan vatandaşın donarak ölüyor babacım.
Senin her ay ortalama 25 şehidin var.
Polis, asker, çoluk, çocuk…

Yahu geçen hafta Hırvatistan maçından önce şehitler için saygı duruşu yapıyoruz.
Bir önceki 2008 Hırvatistan maçını gösteriyor, yine saygı duruşu yapıyoruz.
Ya Hırvatlar sorsa, “Biz 3 sene öncede yapmıştık bunu. Yine ne oldu?”, nasıl anlatacaksın?
Anlattın diyelim, adam tekrar sormaz mı, “E siz savaşta mısınız? Bizim tarih kitapları öyle bir şey yazmıyor.”
Ne diyeceksin?

Ben bırak Guus Hiddink’in parasını, diş macununu ortadan sıkana bile kızarım.
Ama adama kızamazsın…
Adama bu paraları neden aldın diyemezsin…

Peki, bu paralar nereye gidiyor Başbakanım?
Her sene yabancı futbolcular, trilyonlar, UEFA’ya ödenen cezalar, bu paralar nereden geliyor, nereye gidiyor Bakanlar kurulum?
Bizim bu kadar paramız var mı Cumhurbaşkanım?
Bizim bu kadar çöpe atılacak euromuz, dolarımız var mı Sayın Ali Babacan?

Vatandaşımız taş yiyor, sayın milletvekilim.
Şu an donarak ölüyor.
5 lira için adam bıçaklıyor.
Kadınlarını dövüyor.

Yahu delirecem, sen Guus Hiddink’e nasıl 8 milyon Euro verirsin?

Ha diyeceksin ki, yeter ulan sana ne?
Adamla zorla mı anlaşılmış?
Adam gelmiş, imzalamış, parayı paşa paşa vermişiz.
Adam da Noel Baba gibi almış gitmiş.

Ama yemin ederim, bu memleket insanın dini bilgilerini bile sorgulatır.

Bu da bizim Noel babamız…
Herkesin Noel babası hediye getirir, bizimkine çorabın içinde trilyon veriyoruz.

Ama sen de haklısın…

Senin memleketinde tenis turnuvası oldu.
Dünyanın en iyi 8 tenisçisi gelecek diye her yere poster astın.
Posterde 9 kadın var.

Ne diyeyim, sen de haklısın.

Sana Guus bile az.
Sana Angus lazım, Angus.

, ,

Yorum yok

Biz duygusalız, onlar öküz

Evet, biz duygusalızdır.
Mesela, sadece bizim radyolarda “Sırada duygusal bir parça var” diye bir tanıtım duyarsınız.
Çünkü diğer bütün parçalar hayvani duygular içerir.

Evet, biz duygusalızdır.
Mesela, bizde küfür edilmez. Seyirci Milli futbolcusuna duygusal ilişki teklif eder, futbolcu da seyircisinin annesine duygusal yaklaşır.

Evet, biz duygusalızdır.
Mesela, sadece bizde depremden kurtulan donarak can verir, ama bir yere gidemeyen bir Milli takım 10 milyon Euro prim alırken yenilgisiz Almanya 5 milyon Euro prim alır.

Evet, biz duygusalızdır.
Mesela, sadece bizde Atlet Arda 238 bin Euro prim alır, Real Mesut 180 bin Euro alır.

Evet, biz duygusalızdır.
Mesela, biz profesyonel takım teknik sorumlusunun parasını vermeyiz, Guus Hiddink’in tazminatını centine kadar veririz.

Evet, biz duygusalızdır.
Mesela, Sabri Fenerbahçeli olarak sarı kart görse küfür ederiz, Volkan Galatasaraylı olarak 3 gol yese alkışlarız.

Evet, biz duygusalızdır.
Mesela, Galatasaray’lı Emre bilmem nenin evladı dediği zaman hırslı oyuncudur, Fenerbahçe’li Emre bilmem nenin evladı dediği zaman vatan hainidir.

Evet, biz duygusalızdır.
Mesela, UEFA kupasını kazanırken, Dünya 3.sü olurken, Avrupa’da yarı final oynarken sistemliyizdir, disiplinliyizdir, mantıklıyızdır. Sadece Kamboçya’ya, Laos’a, Sri Lanka’ya yenilirken duygusalızdır.

Evet, biz duygusalızdır.
O yüzden “tamamen duygusal” diye reklamlarımız vardır.

Evet, biz duygusalızdır.
O yüzden yaşlı başlı amcalara acıyıp teknik direktör yaparız.

Evet, biz çok ama çok duygusalızdır.
Zira Hırvatistan, Almanya, Azerbaycan, Belçika, Avusturya, Letonya öküzdür ve öküz kalacaktır.

, , , ,

2 Yorum

Alexsizsiniz

Her şeyden evvel, önce Federasyon’a, sonra Lig TV’e, bize böyle bir lig izlettiği için Kurban Bayramı arifesinde teşekkür ediyorum.

Ya öyle bir maç ki…

2 kulübün başkanı tutuklu.
Birinin muhasebecisi yok.
Diğerinin de kalecisi yok.
Öbürünün tek futbol izlenme sebebi olan Alex’i yok.
Geçen seneki son maç gölge yapmış…
Ve biz de maç yorumluyoruz.

Geçen hafta aslında bize şunu göstermişti, Karabük galibiyetinin mimarı ne Mehmet Topuz, ne Caner, ne de Baroni idi. Fenerbahçe’nin geçen haftaki müthiş oyununun tek sebebi Aytekin Durmaz’dı.

Bu bir gerçek ki, Aytekin Durmaz, Alex’i 5.dakikada atmasa idi, Fenerbahçe hiçbir şekilde o şekilde oynamayacaktı.
Belki de Aytekin Durmaz, Alex’i 60. dakikada atsaydı da Fenerbahçe hiçbir şekilde o şekilde oynamayacaktı.

Demek ki Fenerbahçe’yi hiç kızdırmayacaksın.
Hep suyuna gideceksin.
Sivas gibi…

Fenerbahçe’nin damarına basmayacaksın.
Cüneyt Çakır gibi…

Maç, Karabük maçı gibi olaylı başlamayınca ilk yarı çok vasat geçti. Bir tek farkı, geçen hafta sahada Aytekin Durmazdı, bu hafta Fenerbahçeli futbolcular sahada duramıyordu. Hem zeminden, hem de geçen haftaki fazla adrenalinden dolayı.

5. dakikada Kamil, pardon Grosicki, Volkan ile karşı karşıya kaldı. Haftalardır ayakta duramayan Gökhan Gönül, bu zeminde de hiç duramadı. 31.dakikada Bekir’in çizgiden nazikçe bir top çıkardı. Ve ilk yarının sonlarına doğru Eneramo’nun ofsayt golü geldi. “Hakem hatalarından sonraki hakem hataları” standardı uygulandı. Geçen hafta Aytekin Durmaz Alex’i atıp Emre’yi atamayınca, bu maçta da yardımcı hakem ofsaytı görmedi. Zaten bu çevrim, yıllarca bu şekilde devam edecekti. Ve ilk yarının en önemli anı, Ziegler’in sakatlanması idi. Keşke bu maçta Fenerbahçe 4 gol yese idi de, Ziegler sakatlanmasa idi. Caner yıllar sonra hafta içinde TV’e çıktı. “Bek oynamak istemiyorum” dedi, Ziegler sakatlandı. Gerisini siz düşünün…

Ziegler’in çıkması hem bu sahada olmayacak bir Stoch’un oyuna girmesine sebep oldu, hem de Caner’i geriye çekerek bitirdi. Fenerbahçe’nin ilk şutu 53.dakikada geldi. Stoch ve Mehmet Topuz’un “sıfır” ofansif katkısı, Bienvenu’yu ise başlamadan bitirdi. Fenerbahçe, 1000. pas hatasını yaparken, Kamil 2.golü attı. Fenerbahçe, pozisyonsuz, şutsuz, ortasız bir maç bitirdi. Belki de, Aykut Hoca Karabük maçının yorgunluğunu düşünüp A2 kadrosu ile bu maça çıksa 2-0 bitmezdi.

Bu maçta Alex yoktu.
Ve bütün hafta Alex’in yokluğu tartışıldı.

Bu maç da bana 3-4 şey öğretti.

Bir, Alex’in veliahtı ne Sezer, ne Özer, ne de Baroni olur. Olsa olsa belki Mehmet Topuz veya Emre Buldozer olur.
İki, Aykut Hoca’nın Alex takıntısını hepimiz biliyoruz. Peki neden Alex’in yokluğunda yine Alex’in taktiği ile oynuyor?
Üç, Alex cezalı ama kafilede. Özer cezalı değil ama kafilede yok. Sakın bana veliaht meliaht demeyin artık.

Dört…

Alex’in yokluğu Fenerbahçe’nin yokluğuna armağan oldu.
Hatta Aziz Yıldırım’a doğum gününde verilebilecek en kötü armağan da buydu.

, , , , ,

Yorum yok

Memleketim

Bir memleket dusunun ki, dunyadaki tum dizi filmleri bir araya getirseniz bile, o memleketi sollayamasin.

Yahu bir memlekette hersey olabilir mi?

Memlekette, ulkeyi bolmek isteyen terrorist var, dogal afet var, parasizlik var, Ferrari var, issizlik var, şike var, her turlu sahtekarlik var, kadin cinayetleri var, geri kafa var, mafya var, entrika var, Bodrum var, lufer var, palamut var, raki var, eglence var, yemek var, hava var, toprak var, aile diye birsey var, misafirlik var, guzel insanlar var.

Peki, bunlarin hepsi baska memleketlerde de var diyelim.
Kaldi ki yok.

Yahu bunlarin hepsi her an ve her saniye karsimiza cikabilir mi? Bir memlekette gundem bu kadar hizli degisebilir mi?
Degisebilir.

Mesela, Amerika’da gecen yilin en buyuk haberi, kedisi agaca kacmis bir vatandasken, bu memlekette sabahki haber 24 sehittir, 10 dakika beklerseniz, yuzlerce insanin vefat ettigi depremdir.

Mesela, sadece bu memlekette gundem ultra hizli degisir, futbolcularin kollarinda siyah bant takacak yer kalmaz.

Mesela, sadece bu memlekette lise kitaplarinda Turkiye’yi tanitirken 3 tarafi denizlerle cevrili der, ama en pahali sey ya baliktir, ya da deniz ulasimidir.

Mesela, yine sadece bu memlekette lise kitaplarinda komsularimizdan bahseder. Bizde de “ev alma, komsu al” denir, halbuki basimiza ne geldiyse komsularimizdan gelmistir. Aslinda Turkiye, Avusturalya gibi olsa, belki dunyanin en guclu ulkesi olacaktir.

Mesela, sadece bu memlekette Burak Yilmaz insanlari aldatarak penalti yaptirir, sonra sehitleri dusunerek asker selami verir. Zaten Burak Yilmaz hayatinda bir kere bile bot giymeyecektir.

Mesela, sadece bu memlekette Persembe gunu derbi mac oynanir.

Mesela, sadece bu memlekette bir kulubun baskani ve muhasebecisi olmadan sampiyonluga kosar.

Ve Manchester derbisinde 7 gol varken, sadece bu memlekette tum maclarda insanlarin 7 kere uykusu gelir. Ve o memlekette nasil olduysa futbol 400 milyon dolardir.

Bu yazida Besiktas – Fenerbahce macini yazacaktim.
Allah korusun, sel-yangin falan olur diye yazmadim.
Ne zaman futbol yazmaya calissak bir problem oluyor diye yazmadim.
Bir de nasil olsa 15.dakikada uyuyacaksiniz diye yazmadim.

 

 

 

, ,

5 Yorum

Kalbim çok ağrıyor, öp de geçsin anne

 

Adamın evladı ölmüş, biz hala Fenerbahçe yazıyoruz, Galatasaray yazıyoruz.
Teyzemin 19 yaşında yiğidi ölmüş, biz hala UEFA bizi niye almadı diyoruz.
Kızcağız körpe nişanlısını gömmüş, biz ofsaydı, penaltıyı tartışıyoruz.
Adamın, bırak asker evladını, 4 yaşındaki bebeği ölmüş, biz hala tam arkadan müdahale değildi sanki diyoruz.

Bacım 1 aylık sonra evlenecek, müstakbel kocasını toprağa vermiş, biz hala Arena’nın toprağı ne kadar kötü diyoruz.
Adamlar mecliste neler diyor, neler yazıyor, biz hala Aziz Yıldırım bu sabah ne yedi diye yazıyoruz.
Gencecik çocukların hayatları ile bahis oynuyorlar, biz hala iddia diyoruz, 0dan 1 olur diyoruz.
Anam oğlunun tabutunun üstüne bayrağı asıyor, biz de feysbuk’taki resmimize bayrak asıyoruz.

Ya 33 senede 33000 ölü vermişiz, biz protestomuz bu kadar; maçları 3 dakika geç başlatıyoruz.
Adamın 3 oğlu var, üçü de gazi olmuş, hepimiz hala 3 puan derdindeyiz.
Bir kanalda ailelerin gözyaşı var, bir kanalda Fatmagül’ün gözyaşı var.
Bir kanalda cenaze var, tabut var, bir kanalda çarkına sıçtığımının Mehmet Ali Erbil’i var.
Bir kanalda şehit annesi konuşuyor, bir kanalda Rasim Ozan Kütahyalı konuşuyor.

Ya biz eğlence için futbol oynuyoruz, kardeşimizi öldürüyoruz.
Biz Türk-Kürt’ü bırak, bu daha Fenerli, bu daha az Fenerli diye birbirimizi bıçaklıyoruz.
Biz sevinirken balkondaki çocukları vuruyoruz.
Biz eğlenirken küçük çocukların kafatasını çatlatıyoruz.

Benim vekilim, bakanım, başbakanım kınamaktan yoruldu, ama bu adamlar insan öldürmekten yorulmadı.

Herkes diyor ki…
Allah onların belalarını versin.

Vermiyor işte babacım.
İşte Tanrı’nın olmadığının tek kanıtı.

Allah, onların belalarını vermiyor.

Adam 4 yaşındaki çocuğu öldürüyor ve hala yanımızda, otobüste, mecliste, nefes alıyor.

Ne PKK’ın, ne İmralı’dakinin…
Bizi bu hale getirenlerin Allah belasını versin.

Bizi korkak, pısırık, işgüzar, kaypak, apolitik, bir yere bağımlı yapan herkesin Allah belasını versin.

Günde 24 şehit versek de biz çıkar bıçak kemiğe dayandı deriz.
Günü bırak, biz saatte 24 şehit versek sabah fondöteni sürer, milletin altına yatar, işimize bakarız.

Bu memlekette çocuğu ölmesine rağmen “Vatan sağolsun” diyen var.
Bu memlekette hala askerle, polisle evlenen gençler var.
Nokta kadar menfaat için, virgül kadar eğilen şerefsizlerin dolduğu bu memlekette, hala askere evlat gönderen aile var.

Neyse…

Burak Yılmaz’ı yazacaktım. İçim daraldı.
CAS – UEFA ilişkisi var, onu yazayım dedim. Küfür yerim diye korktum.
Trabzon’dan, Beşiktaş’tan bahsedeyim dedim, canım istemedi.

Kapatın babacım, ne varsa.
Futbol, sinema, müzik, eğlence.

Bu iş çözülene kadar da açmayın anasını satayım.

, , ,

2 Yorum

Neden olmuyor?

Neden olmuyor biliyor musun?
Ya da neden beceremiyoruz, neden mutlu değiliz, biliyor musun?
Ben sana açıklayayım.

Şu an Spor Toto Ligi’nin ilk 5’i kim?
Fenerbahçe, Galatasaray, İ.B.B, Beşiktaş, Mersin.

Peki, Metris Ligi’nin ilk 5’i kim?
Fenerbahçe, Trabzon, İ.B.B, Beşiktaş, Mersin.

Bir tek Galatasaray yok.
O da sadece bu sene yok.

Neden olmuyor biliyor musun?

Adamların futbolunun ismi ne?
Total Futbol.
Kolektivite var, yardımlaşma var, komün hareket var, zekâ var, disiplin var.

Seninkinin ne?
Totoş Futbol.
Sende hizipçilik var, sahtekârlık var, şike var, milli futbolcuya küfür var, adam kayırma var, adama kayma var, sende kadına bile yatarak girme var.
Senin futbolun, sponsorunun adından belli.
Spor Toto “ş” Futbol.

Neden olmuyor biliyor musun?
Adamlar profesyonelden futbolcu yapıyorlar.
Sen futbolcudan profesyonel yapmaya çalışıyorsun.

Mesela sen muslukçudan profesyonel yapmaya çalışıyorsun.
Sen klimacıdan profesyonel yaratmaya çalışıyorsun.
Sen askerden profesyonel yaratmaya çalışıyorsun.
Sen mankenden dizi oyuncusu yaratıyorsun.
Sen kıçı başı güzel olana albüm yapıyorsun.
Sen 70 milyonda 1 oyuncu yetiştiriyorsun, o da Atletico Madrid’e gidiyor;
Adam 10 milyondan 100lerce yetiştiriyor. 3’ünü Madrid’in Real olanına gönderiyor.

Neden olmuyor biliyor musun?
Adamlar fiziği, zekâyı, boyunu, posunu, omuz ölçüsünü, genetiğini, annesinin kimyasını, halasının embriyosunu, ne yediğini her şeyini araştırıyor, sonra sporcu yapıyor.

Ama sen çok koşuyor diye Tuncay’ı futbolcu yapıyorsun, adam İngiltere’de sağ beki geçemiyor.
Sen hızlı diye Sabri’yi futbolcu yapıyorsun, herif kendi gölgesine fake atıyor.
Sen yarma gibi diye Gökhan Zan’ı futbolcu yapıyorsun, her yerinden kırılıyor.
Sen çevik diye Recep Çetin’i futbolcu yapıyorsun, kendi kalesine röveşata gol atıyor.

Ve…
Neden olmuyor biliyor musun?
Geçen gün Digitürk’de seyrettim.
Sen Pulp Fiction filmini veriyorsun.
Filmde seks var, kokain var, kan var, silah var, küfür var, şiddet var, erkek erkeğe tecavüz bile var…

Sen sigarayı mozaikliyorsun.

Sen hala yaşadığına şükredeceğine neden olmuyor diye soruyorsun.

, ,

1 Yorum

Artık Guus’ucam!

 

 

Türkiye, bugün tarihinin 273673. final maçına çıkıyor.

Bu maçta Türkiye Almanya’yı yener, Belçika Kazakistan’a takılır, Slovakya Tunus ile beraber kalır, Mezopotamya Aztekler deplasmanında puan kaybeder, Eskimolar da maça çıkmaz ise, Türkiye 2.lik için play-off oynama şansını yakalama ihtimaline girmiş gibi oluyora dönük bir durum çıkabilir.

Yani şansımız Yüce efendi Arda’nın dediği gibi %51 değil…
%100.
Fakat tam net kesin değil gibi.

Ya sizin anlayacağınız, akşam gerdeğe gireceğiz, bize başka bir takım lazım olabilir.

Bak Guus Amcacım,
Amca diyorum, yanlış anlama, çünkü benim yaşım 34.
34 diyorum, fakat nedense annem 33’sün diyor.
Ben Şubat doğumluyum, hâlbuki 2011 Şubat’ta ben bu dünyada tam 33 sene yaşamış oldum.
Fakat anneme anlatamıyorum.
En kötü şu an 33.75 yaşındayım diyelim.

33.75 senede ben daha 1 tane Türkiye maçı bilmiyorum ki, o maçı kaybetsek dahi biz diğer maçlara bakmadan bir yere gitmiş olalım.
Veya ben daha 1 tane Türkiye maçı seyretmedim ki, yenilsek de play-off veya mlay-off oynamadan, en iyi ikinci olarak bir yerlere gitmiş olalım.
Ben daha 1 tane Türkiye maçı duymadım ki, final maçı oynamadan, kilit maç oynamadan bir yerlere gitmiş olalım.
Ben daha 1 tane Türkiye maçı görmedim ki, ulan bari Almanya’yı yenince bir yerlere direkt gitmiş olalım!

Bak Guus Enişteciğim,
Biz zaten şu an en iyi ikinci olamıyoruz.
Play-off oynarsak sudoku gibi bir kura bizi bekliyor.
Euro 2008’in bilmem nesini Fifa 2010’un bilmem nesi ile çarpıp, bir katsayı bulup ona göre torbaya yerleştirip seri başı belirleyecekler.
Fakat sen Türkiye’de bu tür abuk sabuk hesaplara alıştın sanırım, burada pek problem yok.
 
Bak Guus Dayıcım,
Senin için Milli Takım’ı yeniden kuracak dediler, ben daha bir şey görmedim.
Sen hala takıma Gökhan Zan’ı, Aurelio’yu, Kazım’ı falan çağırıyorsun, ağzımı açmıyorum.
Sen bir ara Milli Takım’ı İsviçre’den takip ederim dedin, yine bir şey demedim.
Sen Chelsea’e gidiyordun, sonra geri geldin, ikisini bir yönetsem diye olta attın, ona da bir şey demedim.
İmparator diye bir adam var, yanında devamlı gölge gibi tın tın ediyor, ne iş yapıyor, sana yararı var mı, yok mu bilemedim.
En son Ersun Yenal da kovulmuş, tüm Milli Takımları sana bağlamışlar, ona hiç bir şey diyemedim…

Guus Dedem benim,
Senin suratın genelde kırmızıdır.
Büyük ihtimalle alkolü, baconu seviyorsun, ondan kırmızı.
Ne tesadüftür ki, bizim de formamız kırmızı.
Fakat bizim içimizde akan kan, normalden de kırmızıdır.

Biz bıktık artık, gidemediğimiz turnuvalardan, şampiyonalardan, dedecim.
Biz bıktık artık, yazları Türkiye yerine Burkino Faso’yu, Slovakya’yı seyretmekten.
Biz bıktık artık, seneleri, ayları, günleri boşa geçirmekten.

Biz Euro 2012’e gitmek istiyoruz, Guus’cum Hiddink’cim..
Uzun lafın kısası bu.

Bu maçı al, bize de kan Guus’turma…
Hadi tonton babacım benim.

Hadi.

, , ,

2 Yorum

Mesela

Türkiye, öyle bir yerdir ki…

Mesela…
Yıllarca Gökhan Gönül’ü, Semih’i, Volkan’ı ne doktorlar, ne Milanlar, ne bilmem ne Madridler istemiştir.
Ama resmi teklif sadece Tercüman Samet’e gelir.

Mesela…
Cüneyt Çakır, Galatasaray maçında kafasını eğdi diye Gökhan Gönül’e sarı kartını gösterir.
Çakır Cüneyt, İ.B.B. maçında topu elle kesen aynı Gökhan Gönül’e eyyamını gösterir.

Mesela…
Avrupa’da kulübün forveti yoktur, kalecisi yoktur, küme düşer.
Burada kulübün başkanı yoktur, muhasebecisi yoktur, lider olur.

Mesela…
Sadece Milli maçlardan 4 gün önce bir tek Beşiktaş maç oynar.
Bir de onun en önemli rakipleri oynar; Kilimli Belediyespor, Brommapojkarna ve Baumit Jablonec gibi…

Mesela…
Pazartesi işten gelmişsindir, yorgunsundur, argınsındır, zaten Beşiktaş maçını seyredecek hiç halin yoktur.
Ama Lig TV ve TFF yine de Q7’i senden alır, İsmail’in Köybaşını verir.

Mesela…
Galatasaray’a sarı-lacivert fobi yetmez, 10 tane Kadıköy maçı yetmez, Johnson’un golü hiç yetmez.
Bir de müzede sarı-(açık)lacivert formayı nereye koyacağız tartışması çıkmıştır.

Mesela…
Avrupa’da 4 asırda 1 yasa değişir.
Bu ülkede 1 dakikada 4 yasa değişir.

Mesela…
Sadece bu ülkede bir federasyon, yayımcı kuruluşunu şikâyet eder.

Mesela…
Tüm dünyada sadece burada Kulüpler Birliği ve onun beyin ölümlü başkanları vardır.

Mesela…
Guti, sadece bu ülkede tweet atar, hava atar, bok atar, trip atar, yumruk atar.

Mesela…
Sadece bu ülkede havalimanından futbolcu çiçekle karşılanır, çivili sopa ile gönderilir.

Mesela…
Sadece bu ülkede Sercanlar, Volkan Şenler, Kazımlar, Enginler, Jajalar, Teofilolar, Tabatalar, Amarallar, Josicolar, Güizalar, Stancular, Culiolar, Pinolar, Jolar, Tarıklar, Sergiolar, Demir Hotiçler bir günde göklere çıkartılır, sonra havadan aşağı bırakılır.

Ve maalesef sadece bu ülkede futbolcuyu itin bir tarafına sokunca, adam oradan kral çıkar. Bunun en canlı örneği, daha sonraki günler bir net sayfa ayıracağım, Burak Yılmaz’dır.

Hemen kızma bilader..
Kızma…

Mesela dedik ya…

, ,

2 Yorum