Her şey Habertürk için…

http://www.facebook.com/photo.php?pid=14909258&id=700105229&op=1&view=all&subj=133230486718894&aid=-1&oid=133230486718894&saved#!/photo.php?pid=14891978&id=700105229&fbid=10150250964145230&subject=133230486718894&ref=mf

, ,

2 Yorum

5 Aralık 2010

Karabük maçından sonra Zapotocny’e sormuşlar; oruç mu tutmak isterdin, Emenike’yi mi? “Orucu bırak, artık 5 vakti bile kaçırmam.” demiş.

Karabük – Beşiktaş maçı bize şunu gösterdi; 5 Aralık 2010 Fenerbahçe için çok önemli.

5 Aralık’ta ne mi var?
Cristian Baroni’nin 5000.geri pasının kutlaması o gün değil. O, hemen haftaya.
“Evet/Hayır/Belki/Dur bakalım/Allah büyük” Referandum’u da yok…
Lugano, Andre Santos, Bilica, Baroni’nin Noel’de kaçmasına da daha var.

5 Aralık’ta Fenerbahçe – Karabük maçı var.
Karabük’teki maç pek önemli değil, çünkü Emenike Kadıköy’e geliyor.

Ve Aykut Hoca’nın en büyük ikilemi o güne kadar çözülmemiş ise, o gün çözülecek.

Çünkü yeni sistemde;
Fenerbahçe, orta sahada pres yemediği 3 maçta 8 gol attı, 3 gol yedi, 2 galibiyeti var. (Antalya, Trabzon ve Manisa.)
Fenerbahçe, orta sahada pres yediği 4 maçta, 3 gol attı, 5 gol yedi, 0 galibiyeti var. (Young Boys ve PAOK.)

Özet şu;
1. Fenerbahçe açık oynarsa kesin gol atıyor, fakat muhakkak gol yiyor.
2. Bilica ve Lugano ne kadar ileride basarsa, o kadar gol pozisyonu veriyor. (Denklem şu; Lugano ve Bilica kendi yayından 5 metre ilerde oynarsa 1 gol pozisyonu veriyor. 10 metreye 5 pozisyon, 15 metreye 10 pozisyon gibi..)
3. Fakat Fenerbahçe’ye ortada pres yapılırsa, Lugano ve Bilica otomatik geriye yaslanıyor. Bu şekilde daha az gol yemiyor, fakat daha az gol atıyor. E, bu şekilde galibiyet gelmiyor, taraftar sıkılıyor, Kezman, Güiza, Kazım da küfür yiyor.
4. Eğer açık oynayıp, rakip takım ise orta sahada basmayıp, sadece kontrayı düşünürse akıllara ilk önce Fenerbahçe – Kayseri maçı (1-4, Aghahowa 3 gol, 2008), daha sonra Emenike geliyor.
5. 2 gün içinde Bilica ve Lugano’yu gönderip hızlı 2 stoper alamayacağınız için, yine akıllara hazır Okan diye birini bulunmuşken, Gökhan Gönül’ü stopere çekip, sağ tarafı Okan’a vermek geliyor.
6.  Ve hazır birilerine bir şey vermişken, aklıma Andre Santos’a da beş kardeş böreği vermek geliyor. Fakat çocukcağız 100 kilo olmuş, “onu da anlamaz, yer” korkusu da peşinden geliyor.
7. Bir sonraki yazı tabi ki Mardin’den Okan Alkan için geliyor.

http://www.hurriyet.com.tr/spor/yazarlar/15675320.asp

, , , , , , ,

3 Yorum

Her işte bir Hayır vardır

HAYIR!

“5 senede 1 şampiyonluğumuz var. Bu çok kötü” deyip, 5 maçta 1 galibiyet alanlara HAYIR!

Geçen sene Andre Santos ve Baroni’yi alıp Daum’un kuyusunu kazan, ama bu sene Stoch, Niang ve Dia’yı alan aynı adama HAYIR!

Şaşıdan ön libero, röveşatacıdan defans oyuncusu, Puff Daddy’den sol bek yaratanlara HAYIR!

Eski takımından abuk sabuk adam getiren her türlü teknik direktöre HAYIR!

Hayatında 4.Avrupa maçına çıkmış teknik direktöre Avrupa’da takım emanet edene HAYIR!

11 ay yatıp, 11 ayın sultanı her Ağustos ayının son günü transfer yapanlara HAYIR!

12 senede 12 teknik direktör, 122 yönetici, 1212 futbolcu ile çalışana HAYIR!

Her hafta bir kupadan elenenlere HAYIR!

17 kupa – 19 şampiyonluk sevincine HAYIR!

Hala kombine, forma, atkı, bilet, anahtarlık, yorgan, don, sutyen alanlara HAYIR!

Trabzon’un 34 maç x25 sene şampiyonluk özlemi ile dalga geçip, 8 maç x 25 senede Federasyon Kupası’nı alamayanlara HAYIR!

“Ben şimdi Aykut’u nasıl eleştireceğim?” diyen Şeytanlara HAYIR!

CEO’yu CEYO terlik gibi kovanlara HAYIR!

Sadece R değil, diğer 28 harfi de konuşamayanlara HAYIR!

“Ben sizi dövdüm mü? Ha, söyleyin yahu, ben sizi dövdüm mü? Söylesenize ulan! Şimdi dövücem ulan!” diye basın toplantısı yapanlara HAYIR!

Atilla Kıyat’tan, Uğur Dündar’a, çimcisinden masörüne, rakip başkanlardan Digitürk kablolarına kadar herkesle kavga etme enerjisini bulabilenlere HAYIR!

2 milyar insanın tanıdığı Beyaz Pele’nin kardeşinin gırtlağına sarılanlara HAYIR!

Rüştü’yü dövdürtüp, bunları dövdürtmeyenlere HAYIR!

Hala bu futbolu Hayır’a yoranlara HAYIR!

Ve Genç Oğlanlar’a, PAOK’a ve her türlü POK’a yenilirken  “Her işte bir Hayır vardır” diyenlere de HAYIR!

Herşeye HAYIR ulan işte!
HAYIR!

 http://www.hurriyet.com.tr/spor/yazarlar/15648333.asp

, , , , , , , , ,

4 Yorum

Genç Osman vs. Genç Semih

Tarih’de iki genç vardı…

Biri, Osman Gazi’den sonraki II.Osman idi,
Biri, Semih Bayülgen’den sonraki 2.Semih idi.

Biri, 14 yaşında padişah oldu,
Biri, 14 yaşında Fenerbahçe’ye transfer oldu.

Biri, Osmanlı’nın 16. Padişahı oldu,
Biri, Fenerbahçe’nin 1600. Forveti oldu.

Biri’nin annesi, Mahfiruz Haseki Sultan, Rum’du,
Biri, İzmir doğumluydu.

Biri, onlarca öğretmen gördü, Arapça, Farsça, Latince, Yunanca ve İtalyanca konuştu,
Biri, onlarca forvet gördü, Portekizce, İspanyolca, Rusça, Felemenkçe, Sırpça, Senegalce duydu.

Biri, hiçbir zaman kendine uygun bir sadrazam bulamadı,
Biri, hiçbir zaman kendine uygun bir teknik direktör bulamadı.

Biri, ona sahip çıkacak akıllı ve sadık bir dost bulamadı,
Biri, Alex’i yanına aldı, yine de kimse ona sahip çıkmadı.

Birinin yerine amcası Sultan Birinci Mustafa getirildi,
Birinin yerine dayısı Mamadou Niang getirildi.

Biri, hacca gitmek istedi, gidemedi,
Biri, opsiyonunu kullandı, gidemedi.

Biri, heybetli, yüksek himmet sahibi, yiğit, fevkalede bir binici idi.
Biri, kambur, zayıf, fevkalede bir sırtı dönük forvet idi.

Biri, Kapıkulu Ocakları’nı reddetti.
Biri, Fenerbahçe kaptanlığını reddetti.

Biri, Yeniçerilerin ayaklanmasında öldü.
Biri, Taraftar ayaklanmasında doğdu.

Bunların ikisi de genç idi.
Bunların ikisi de bir şeyler yapmaya çalıştı….

“Bir şah-ı âli şan iken şah-ı cihana kıydılar,
Gayretli, genç bir aslan iken şah-ı cihana kıydılar.”

http://www.hurriyet.com.tr/spor/yazarlar/15630335.asp

, , , ,

1 Yorum

Günün fıkrası

Günün fıkrası Selanik’ten…

Aziz Yıldırım’ın biri, bir gün yolda yürüyor. Aaa bir bakmış, yerde bir lamba.
Hemen ovmuş lambayı, içinden cin çıkmış.

Cin demiş ki, “Beni kurtardın, ne dilerse dile benden…”

Aziz Yıldırım demiş ki;

“Her yeri baştan inşa etmek istiyorum. Her yer benim olsun. Her yeri yıkmak istiyorum. Her yere ruhsat istiyorum. 50 tane stat, 100 tane AVM istiyorum. 3000 tane tesis istiyorum. “

Cin; “O kadar betonu ben bile bulamam. Sen başka bir şey iste.”

“O zaman” demiş Aziz Yıldırım.

“Bir takım istiyorum.
Bu takım ısırsın istiyorum.
Her hafta bir kupadan elenmesin istiyorum.
Son dakikada anons yapılmasın istiyorum.
Son dakikada bir kerede biz kupa alalım istiyorum.
Orta sahada şaşı futbolcum olmasın istiyorum.
Bir Avrupa maçında da Yasin, Can, Bekir, İlhan, Ali Bilgin, Deniz olmasın istiyorum.
Artık Brezilyalı gelmesin istiyorum.
Her taraf Fransız zenci olsun istiyorum.
2 kere pas yapmak istiyorum.
2 gram pres yapmak istiyorum.
Seyircim kanser olmasın istiyorum.
17 şampiyonluğa 19 kere sevinmesinler istiyorum.
Türk antrenörüm bir kere de kovulmasın istiyorum.
Ben soyunma odasına inmeyeyim istiyorum.
Yanımdakiler istifa etmesin istiyorum.

Cin bakmış, bakmış, bakmış…
Düşünmüş…

“Tesisler normal çim mi olsun, suni çim mi?”

http://www.hurriyet.com.tr/spor/yazarlar/15596046.asp

, , , ,

Yorum yok

Beşiktaş’ın kabuğu

Beşiktaş kabuk değiştiriyor…

Beşiktaş iyi yolda mı, kötü yolda mı, ben bilmem.
Ama isterseniz size dünkü maçı özetleyeyim…

Yıllarca Digitürk’e tonla para ödedim.
Dedim ki hep kendi kendime…

Yahu ben sadece Fenerbahçe’yi seyrediyorum…
Hadi biraz da Galatasaray’ı seyrediyorum…
Hadi çok az da Bursa’yı severim…
Ulan Beşiktaş’a niye para ödüyorum?

Öyle ya…

Dünyanın en zevksiz maçı Beşiktaş – Rize maçıdır.
Ondan daha zevksiz maç “seyircisiz” Beşiktaş – Rize maçıdır.
Bundan daha da zevksizi “İbrahim Üzülmez’li seyircisiz” Beşiktaş – Rize maçıdır.

Bir baktım, en sonunda Digitürk beni duymuş.
Kampanya yapmış. Hemen aradım.
Dedim ki,

“Sadece Fener ne kadar?”
“Şu kadar.”

“3 büyüklerin maçları ne kadar?”
“Aynı.”

“Beşiktaş’ı çıkartırsak?”
“Aynı.”

O sırada Guti’nin ara pasında Bobo golü attı.

“Yahu ben Beşiktaş’ı seyretmek istemiyorum.”
“Aynı, beyefendi.”

O sırada Quaresma 3 kişiyi geçti.

“Yahu ben Beşiktaş’a niye para ödeyeyim?”
“Aynı, beyefendi.”

O sırada Quaresma, topu aldı, sektirdi, döndü, bir çaktı.
Hem Helsinki’ye, hem bana, hem benim gibi düşünenlere çaktı.

Ahize de bir tarafıma girmiş…
Telefon da kendiliğinden kapandı…

http://www.hurriyet.com.tr/spor/yazarlar/15578923.asp

, , , , , ,

8 Yorum

İnsepşın


Müthiş bir film.

Altan ağabey (Tanrıkulu) da seyretmiş.

Hemen atladım, gittim.
Ama Türk yapımına…

Kadro müthiş;
Aziz Di Caprio, Nihat Caine, Şekip Gordon-Levitt, Aykut Qcaman…
Konu daha da müthiş.

Bir adam var.
Kafanda bir rüya yaratıyor.
Orjinalinde mimar var, burada inşaat mühendisi.
Diyor ki; 3 sene üst üste şampiyon olacağız.
Sen heyecanlanıyorsun falan…
Yetmiyor, rüyanın içine bir rüya daha sokuyor.
Diyor ki; Fenerbahçe’nin artık Manchester gibi sportif direktörü var.
Ama rüyadasın ya; görev tanımı tam belli değil.

Rüyadan uyanman için dürtülmen lazım.
Trabzon hem kupada, hem ligde son maçta dürtüyor.
Seyirci bir türlü uyanmıyor.

Sonra bir rüya daha sokuyor. Diyor ki; o sportif direktörü, çok başarılı ya, teknik direktör yaptım.
Adam gidiyor, Avrupa’dan futbolcu alıyor.
Halbuki adam geçen rüyada Andre Santos ve Baroni’yi almış.

Acaba Daum’u sabote mi ettiler derken, bir rüya daha sokuyorlar.
Diyorlar ki; “Krasic Fener’de.”
Halbuki Güiza, Önder, Selçuk Fener’de.
Fakat seyirci uyanmak bilmiyor.

Ulan yetmiyor, bir rüya daha sokuyorlar.
Diyor ki, bu sene Şampiyonlar Ligi’ndeyiz.
Young Boys seni dürtüyor.
Seyirci yine uyanmıyor.
Ve en son rüyan Avrupa Ligi.
Sana PAOK çıkıyor.

Fakat filmin sonu güzel.
Son rüyada ölürsen Araf’a gönderiyorlar.

Tam anlatamadım galiba…

Burada ölürsen Araf’a gönderiyorlar, Araf’a…
Karşı tarafa değil…

http://www.hurriyet.com.tr/spor/yazarlar/15538251.asp

, , , , ,

4 Yorum

A.Q.

Binlerce şey yazdılar…Binlerce şey söylediler…Oysa ki Fenerbahçe için yazılacak tek şey vardı…Onu da taraftarlar maç çıkışı söyledi. O da A.Q. idi.

A.Q.

Bu iki harfi;
İster Adaptive Quantization (Uyarlanabilir Niceleme) olarak algılayın…
İster Audi Quattro olarak algılayın…

İster Al Qaeda (El Kaide) olarak varsayın,
İster Alliance Quebec (İngilizce konuşan Quebec’liler Lobisi) olarak varsayın…

İster Australian Quarterly (Avusturalya’da bir dergi) olarak okuyun,
İster Automatic Qualifier (Otomatik olarak bir üst tura çıkan) olarak okuyun…

İster Ahn Quiraj (World of Warcraft’tan bir terim) olarak düşünün,
İster Advanced Queuing (Oracle’de bir mesaj sağlayıcısı) olarak düşünün…

İster Attitude Quotient (Zeka ölçüm katsayısı) olarak bilin,
İster Autism Quotient (Otizm katsayısı) olarak bilin…

İster Andrade Quaresma olarak anlayın…
İster Aykut Qocaman olarak anlayın…

İsterseniz de o manada anlayın.

Ben bilmem.
Bilemem…

Ama şunu bilirim.

Ünlü ozan Duran Duran demiş ki ;
Young Boys never lose it, (Young Boys hiç kaybetmez.)
Young Boys never chose this way, (Young Boys böyle gerizekalı bir futbolu seçmez.)
Young Boys never close your eyes, (Young Boys gözünün yaşına bakmaz.)
Young Boys always shine. (Young Boys seni her zaman paralar ve parıldatır.)

http://www.hurriyet.com.tr/spor/yazarlar/15498125.asp

, , ,

9 Yorum

Kralın dönüşü

Ne Fenerbahçe, ne Beşiktaş, ne Galatasaray, ne de Gandalf. Sadece onun dönüşü muhteşem oldu. Evet, ailenizin sopalık yazarı geri döndü. Kral geri döndü. 

2-2, 1-1, 2-2.

Emrah Öner bunu beğendi.

Emrah Öner, Miroslav Stoch, Volkan Demirel, Guti, ve Guti kurtaran Hakan Arıkan ile arkadaş oldu.

Emrah Öner, 10 milyon tıka ulaşınca, Türk futbolu kapanacak grubuna katıldı.

Emrah Öner, Başkanlara 5 liralık oyuncuyu 50 milyona futbolcu sat, arada komisyon ver, sonra Rıdvan & Sergen çıksın iki takım arasında kalite farkı var, bu futbol nasıl oluyor desin etkinliğine katılıyor.

Emrah Öner, Annemizin Ligi adlı albümde etiketlendi.

Emrah Öner’in Ömer Üründül ile ilişkisi var.

Emrah Öner, Aykut Kocaman’ı dürttü.

Emrah Öner, Colin Kazım’ı en sonunda başka bir şeyle dürtecek.

Emrah Öner, Lise’deki din hocası, dünyanın en asabi adamı Sakin Yavaş aracılığıyla:
“Ulan Colin Kazım, he ol, she ol, it olma!”

Emrah Öner, Baroni’yi transfer edenin Duvarına işedi, pardon bir şeyler yazdı.

Emrah Öner, Güiza’nın durumuna yorum yaptı. 70 milyon yorumun tümünü gör.

Emrah Öner @Hürriyet.

Emrah Öner, Selçuk Şahin’in penaltı vidyosunda etiketlendi.

Emrah Öner, Selçuk Şahin’in hakeme çelme vidyosunda etiketlendi.

Emrah Öner, Selçuk Şahin’in herhangi bir vidyosunda etiketlendi.

Emrah Öner, Young Boys / Genç Oğlanlar -  3 direk, 20 pozisyon, 50 şut sayfasına hayran oldu.

Emrah Öner,  Fenerbahçe’yi yıllardır dürtüyordu, yine dürttü.

Emrah Öner, yazarlık camiasını pok etti.

Emrah Öner, Şampiyonlar Ligi’nde Bursaspor’u merak ediyor.

http://www.hurriyet.com.tr/spor/yazarlar/15449425.asp

, , , , , , , , , , , , , ,

8 Yorum

Futbol enteresan

Maradona:“Pele’yi fazla izleyemedim. Belki benden daha iyiydi. Ama annem benim daha iyi olduğumu söylüyor.”


2010 Dünya Kupası bana şunu gösterdi;
Biz futbolu seviyoruz arkadaşım!

Bakma sen, biz Ömer Üründül’ü de seviyoruz.
Ahmet Çakar’ı da, Sergen’in patlayacak gömleğini de seviyoruz.
Kuzey Kore’yi seviyoruz, Yunanistan’ı bile seviyoruz.
Ronaldo’yu, Maradona’yı, Aygün’ü, K.Orhan’ı, Şenol 3’ü, Mourinho’yu, Hakan Şükür’ü, Guti’yi, Lugano’yu, Hagi’yi, Cantona’yı, Milne’nin tercümanı Ali Emeç’i, Şevket Belgin’i, Ali Şen’i de seviyoruz.

Fakat bu mereti niye seviyoruz?
Adamlar bilimsel olarak açıklamışlar.

Dünyada el dışındaki uzuvla oynanan tek spor, futbol.
Düşünün, bir çöpü çöp kutusuna elle mi atmak zor, ayakla mı?
Bir kere bilinç altında çok dolaylı yoldan bu zorluk cezbediyor.

Peki bu zorluk niye cezbediyor?
Çünkü biz biliyoruz ki, Boston Celtics – Trabzonspor ile basket maçı yapsa, %0 şans var.
Ama Brezilya – Keçiörengücü ile futbol maçı yapsa, %0.001 bile ihtimal olsa, o maç 0-0 bitebilir.
İşte o ihtimali bekliyoruz.

Bu maddelerden sadece biri.

Peki biz seviyoruz.
Kadınlar niye sevmiyor?
Niye 1 kadın, 4 senede bir yapılan bir şölene, 1 ay dayanamıyor?

Çünkü kadınların sinir sistemi ile seninki farklı.
Kadınların ayak ile çoğu şeye tepkisi yok.
Kadınlarda ayakla oynanan hiçbir şey, beyinde bir etki yaratmıyor.

Aynı adamlar, kadınların niye araba kullanamadığını da böyle açıklıyor.
Çünkü, sen araba kullanırken ayak hareketlerin ile beynini ayırabiliyorsun.
O ayıramıyor.

Bunda kızacak birşey yok, hanımlar.
Malesef bilim bu.

Size sadece roka ye, tere ye, kuzu kulağı ye diyen de bilim,
Bunu söyleyen de.

Ama isterseniz şöyle toparlayayım.

Biz futbolu seviyoruz.
Çünkü biz Burcu Esmersoy’u seviyoruz.

http://www.hurriyet.com.tr/spor/yazarlar/15332065.asp

, , , , , , ,

2 Yorum