Türk Futbolu kategorisi arşivi

TFF canını senin


Geçen babaannemle spor haberlerine bakıyoruz.
Mehmet Ali Aydınlar, Cornu’yu anlatıyor.

UEFA’dan yazı gelmiş de, o ona yalan atmış da, o onu tweet etmiş de, UEFA feys’den cevap vermemiş de…

Bir yandan da MAA, Ali Koç’a cevap veriyor.
8 değilmiş de, 18’inde göndermişler de, 25’inde PTT kapalıymış da, iadeli taahhütlü niye göndermemiş de…

Bir anda babaannem ayağa kalktı.
“Dumkof!” diye bağırdı.

Aman, babaannem dedim.
TFF başkanına dumkof denir mi?
6222 var dedim.
Sonra bizi 62den tavşan yaparlar dedim.

Yok be gülüm, dedi.
Gecelerdir düşünüyorum…
Adamı kime benzettiğimi buldum dedi.

Meğer, Cornu’yu Bizimkiler’deki dumkofa benzetmiş.

İşte, sporu siyasete karıştırırsan olacağı bu.

2 gr aklımız vardı, onu da 6222 yasası aldı gitti…
2 gr tahtamız vardı, o da sigorta yanınca kül oldu bitti gitti.

Can Arat’ı, listede ismi olmamasına rağmen dışarı atanlar mı dersin…
Vederson’u antrenmana alanlar, Sercan’ı almayanlar mı dersin…
Vetoya şeytani bakış açısı mı dersin…
Rıdvan’a 8 y’li “Eyyyyyyyamcı” diye bağıran sakallı ingotlar mı dersin…
“Cuma namazına yetişirim” diyen nitelikli dolandırıcılar mı dersin?
“Benim o listede ne işim var ulan” diye bağıranlar mı dersin?

Ama şunun hakkını vermem gerekir.
TFF bu krizi başından sonuna kadar çok iyi yönetti.

Tıpkı, Amerika’nın Irak’a girerken çıkartmadığımız tezkere gibi…
Tıpkı, yıllardır bitmeyen terör gibi…
Tıpkı, deprem öncesi ve sonrası krizler gibi…

Zaten dünyada sadece bir memleket “Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın” diye bir atasözüne sahiptir.

Yani atası böyle olan bir toplum, sence UEFA’ya, USA’ya, UFO’ya kafa tutabilir mi?
Sence atası böyle olan bir toplum, mert, net, dobra, dürüst olabilir mi?
Sence atası böyle olan bir toplum, değil 1 yıl, 100 yıl hapis yatsa, şike yatmadan, çalmadan, çırpmadan durabilir mi?

Bu arada bütün bu yukarıdaki sorular, sadece TFF için değil, tüm futbol camiası için geçerlidir. Başlığa bakılıp yanlış anlaşılmasın.

Toplumumuzun huyunun bu şekilde olduğunu, şu şekilde kanıtlayabiliriz.
Yarın sabah Ali Koç ile Mehmet Ali Aydınlar’ı yer değiştirirsiniz, söylemleri ve aksiyonları hiçbir şekilde değişmez.
Yine o ona “18 Kasım” der, o da ona “27 Haziran” der.
Veya o ona bu sefer “İsviçrece bilmiyorsun” der, o da “Kendimi ifade edebilecek kadar İsviçrece biliyorum” der.

Yahu bu yalan söyleyen insanlar geceleri nasıl uyuyor?
Yahu, bu kadar da rant kaygısı, para kazanma hırsı olur mu?
Yahu, cebinize ne kadar girdi ki, milletinizin, çocuklarınızın, eşinizin gözünün içine baka baka yalan söylüyorsunuz?
Yahu, Sırat köprüsünü mü satın alacaksınız, bu kadar parayı ne yapacaksanız?

Tövbe tövbe…

Bugün, Galatasaray – Fenerbahçe maçını yazacaktım.
Olmadı…

İnşallah, onu da maçtan sonra yazarım, inşallah.

Bu lig çok iyi gidiyor, maşallah.
Lig TV hala heyecanla maç anlatıyor, maşallah, maşallah.
Sanki Premier Lig anasını satayım, maşallah, maşallah.
Galatasaray – Fenerbahçe maçı dünyanın en iyi derbisi maşallah, maşallah.

Türk futbolunun içine ettiniz maşallah, maşallah.

, , , ,

1 Yorum

Neden olmuyor?

Neden olmuyor biliyor musun?
Ya da neden beceremiyoruz, neden mutlu değiliz, biliyor musun?
Ben sana açıklayayım.

Şu an Spor Toto Ligi’nin ilk 5’i kim?
Fenerbahçe, Galatasaray, İ.B.B, Beşiktaş, Mersin.

Peki, Metris Ligi’nin ilk 5’i kim?
Fenerbahçe, Trabzon, İ.B.B, Beşiktaş, Mersin.

Bir tek Galatasaray yok.
O da sadece bu sene yok.

Neden olmuyor biliyor musun?

Adamların futbolunun ismi ne?
Total Futbol.
Kolektivite var, yardımlaşma var, komün hareket var, zekâ var, disiplin var.

Seninkinin ne?
Totoş Futbol.
Sende hizipçilik var, sahtekârlık var, şike var, milli futbolcuya küfür var, adam kayırma var, adama kayma var, sende kadına bile yatarak girme var.
Senin futbolun, sponsorunun adından belli.
Spor Toto “ş” Futbol.

Neden olmuyor biliyor musun?
Adamlar profesyonelden futbolcu yapıyorlar.
Sen futbolcudan profesyonel yapmaya çalışıyorsun.

Mesela sen muslukçudan profesyonel yapmaya çalışıyorsun.
Sen klimacıdan profesyonel yaratmaya çalışıyorsun.
Sen askerden profesyonel yaratmaya çalışıyorsun.
Sen mankenden dizi oyuncusu yaratıyorsun.
Sen kıçı başı güzel olana albüm yapıyorsun.
Sen 70 milyonda 1 oyuncu yetiştiriyorsun, o da Atletico Madrid’e gidiyor;
Adam 10 milyondan 100lerce yetiştiriyor. 3’ünü Madrid’in Real olanına gönderiyor.

Neden olmuyor biliyor musun?
Adamlar fiziği, zekâyı, boyunu, posunu, omuz ölçüsünü, genetiğini, annesinin kimyasını, halasının embriyosunu, ne yediğini her şeyini araştırıyor, sonra sporcu yapıyor.

Ama sen çok koşuyor diye Tuncay’ı futbolcu yapıyorsun, adam İngiltere’de sağ beki geçemiyor.
Sen hızlı diye Sabri’yi futbolcu yapıyorsun, herif kendi gölgesine fake atıyor.
Sen yarma gibi diye Gökhan Zan’ı futbolcu yapıyorsun, her yerinden kırılıyor.
Sen çevik diye Recep Çetin’i futbolcu yapıyorsun, kendi kalesine röveşata gol atıyor.

Ve…
Neden olmuyor biliyor musun?
Geçen gün Digitürk’de seyrettim.
Sen Pulp Fiction filmini veriyorsun.
Filmde seks var, kokain var, kan var, silah var, küfür var, şiddet var, erkek erkeğe tecavüz bile var…

Sen sigarayı mozaikliyorsun.

Sen hala yaşadığına şükredeceğine neden olmuyor diye soruyorsun.

, ,

1 Yorum

Mesela

Türkiye, öyle bir yerdir ki…

Mesela…
Yıllarca Gökhan Gönül’ü, Semih’i, Volkan’ı ne doktorlar, ne Milanlar, ne bilmem ne Madridler istemiştir.
Ama resmi teklif sadece Tercüman Samet’e gelir.

Mesela…
Cüneyt Çakır, Galatasaray maçında kafasını eğdi diye Gökhan Gönül’e sarı kartını gösterir.
Çakır Cüneyt, İ.B.B. maçında topu elle kesen aynı Gökhan Gönül’e eyyamını gösterir.

Mesela…
Avrupa’da kulübün forveti yoktur, kalecisi yoktur, küme düşer.
Burada kulübün başkanı yoktur, muhasebecisi yoktur, lider olur.

Mesela…
Sadece Milli maçlardan 4 gün önce bir tek Beşiktaş maç oynar.
Bir de onun en önemli rakipleri oynar; Kilimli Belediyespor, Brommapojkarna ve Baumit Jablonec gibi…

Mesela…
Pazartesi işten gelmişsindir, yorgunsundur, argınsındır, zaten Beşiktaş maçını seyredecek hiç halin yoktur.
Ama Lig TV ve TFF yine de Q7’i senden alır, İsmail’in Köybaşını verir.

Mesela…
Galatasaray’a sarı-lacivert fobi yetmez, 10 tane Kadıköy maçı yetmez, Johnson’un golü hiç yetmez.
Bir de müzede sarı-(açık)lacivert formayı nereye koyacağız tartışması çıkmıştır.

Mesela…
Avrupa’da 4 asırda 1 yasa değişir.
Bu ülkede 1 dakikada 4 yasa değişir.

Mesela…
Sadece bu ülkede bir federasyon, yayımcı kuruluşunu şikâyet eder.

Mesela…
Tüm dünyada sadece burada Kulüpler Birliği ve onun beyin ölümlü başkanları vardır.

Mesela…
Guti, sadece bu ülkede tweet atar, hava atar, bok atar, trip atar, yumruk atar.

Mesela…
Sadece bu ülkede havalimanından futbolcu çiçekle karşılanır, çivili sopa ile gönderilir.

Mesela…
Sadece bu ülkede Sercanlar, Volkan Şenler, Kazımlar, Enginler, Jajalar, Teofilolar, Tabatalar, Amarallar, Josicolar, Güizalar, Stancular, Culiolar, Pinolar, Jolar, Tarıklar, Sergiolar, Demir Hotiçler bir günde göklere çıkartılır, sonra havadan aşağı bırakılır.

Ve maalesef sadece bu ülkede futbolcuyu itin bir tarafına sokunca, adam oradan kral çıkar. Bunun en canlı örneği, daha sonraki günler bir net sayfa ayıracağım, Burak Yılmaz’dır.

Hemen kızma bilader..
Kızma…

Mesela dedik ya…

, ,

2 Yorum

İlk 4 hafta

Şimdi de televizyonunu yeni açanlar için Lig’in ilk 4 haftasının özeti…

A ne güzel yaz geldi, kış geldi. 1 hafta tatile çıkayım dediniz. İşte o zaman ayvayı trivela şeklinde yediniz.
Nereye çıkıyorsunuz? Artık haftada en az 10 maç var.
Eskiden validenizin veya eşinizin “Yahu yine mi maç var?” sorusu artık tarih oldu, çünkü artık Pazartesi, Salı, Çarşamba, arife, yatsı, bayram, İsa’dan önce, İsa’dan sonra her gün-her an maç var.
Tabi doğal olarak, haftada en az 8 Rıdvan Dilmen, 18 tane Ziya Şengül var.
Ben Mehmet Demirkol’u babamdan daha fazla görüyorum diyenler hiç üzülmesin, artık gece rüyanızda Ahmet Rasim’e Ozan Kütahyalı’ya Çakar var.

Artık müthiş bir sistemiz var. Play-ufff.
TFF ve LigTV ortak Sudoku programı.
Lakin o kadar sade ki, mesela şu an lig bitse İBB, FB, BJK ve MİY aynı puanlarla turnuvaya başlayacak. Yani Fenerbahçe’nin aldığı 1 puanın hiçbir önemi yok veya son saniyede verilmeyen golün önemi çok. Ulan bari lig bittiği zaman, bu 4 takımın sadece kendi aralarındaki puanlarla play-off yap. O da yok. Peki ne var? Mayıs ayında Digitürk’e o biçim zam var. Kutuyu şimdiden aldınız-aldınız. Yoksa kutunuzu açacaklar. Ya cebiniz ufff olacak, ya bir tarafınız.

Yıllarca “Artık Türk futbolcusu Çarşamba – Pazar maçlarına alışmalı” dedik, TFF en sonunda bizi dinledi ve play-ooooof-of fikstürü hazırladı.
TFF, Galatasaray ile 15 günde 4 maç rekoru kırdı, Fenerbahçe’nin 11 günde 4 maçı ile rekoru paramparça etti. Takımlarda çaycılar bile sakat. Peki Türk Futbolu bundan ne kazandı? Acıbadem’de bir MR 10000 TL. Haftalık 50 futbolcu x 10000 TL. İşte nah bunu kazandı.

Fenerbahçe, yıkılmadı, ayakta kaldı ve 10 puan ile 2.liğe yerleşti.
Az daha Genç Kompozitler Birleşik Vakfı ve Fenerbahçeli Ötektoidler Derneği camiayı ele geçirecekti, Fenerbahçe çetin ceviz çıktı, bunlara kulak asmadı, daha da kaynaştı.
42 bin ana, avrat, bacı maça gitti. Sarışın, esmer, buğday ten gövde gösterisi yaptı.
Fenerbahçe’nin 2.liği bu kaynaşmadan mı, Alex’den mi, yoksa Anadolu Kulüplerinin halsizliğinden mi kaynaklanıyor, araştırılıyor.

TFF, “Bakın hakemler şikenin içinde yok” dedi. Dediği doğru çıktı.
Hakemler, 4 haftada bir tek oradan çıkmadı.
Kartlar, penaltılar, gole gidiyorum derken herkes hakemlere dümdüz gitti.
Bayanlar Manisa maçında tam ofsaytı anlamışken, yardımcı hakem daha da kafaları karıştırdı. Sırf bu yüzden Fenerbahçeli bayan seyirciler 2-1’den sonra timsah yürüyüşü yaptı.
Telegol, kale arkasına hakem, topa sensör, hakemlerin ağzına mikrofondan sonra gözlerine de mikro-kamera koyalım dedi. Böylece tuvalete bile gitse, nereye bakıp ne gördüklerini görürüz dedi.

Burak Yılmaz ile dalga geçildi, her maç gol attı.
Çocuğa küfür edildi, Karabük maçında 3 sayılık attı.
Trabzon fark yer dendi, Inter’i Skippe attı.
Bursa iyi yolda dendi, Sivas 3 attı.
Antep şampiyon olur dendi, Tolunay havlu attı.
Kobe Galatasaray’a antrenmana geldi, Beşiktaş’a kıç attı.
Aurelio pas attı, Sydney kafa attı, Guti 2 tek attı.
Ümit Özat 10 yıl sağ dış ile orta yaptı, Quaresma 2 yılda sadece hava attı.
Platini bizi sever dendi, herif fırça attı.
Messi – Arda kapıştı, Arjantinli fark attı.
Hıncal Uluç geri döndü, Galatasaray’a gübre attı.

Daha fazla yazamayacağım.
Gerçekten tepem attı.

, ,

2 Yorum

Türk-üç-üç


Rahmetli Kenan Onuk’un çok güzel bir lafı vardır;
“Basketbol, ilk 3 periyodu izlenmesine gerek olmayan, son periyodu muhakkak izlenmesi gereken bir spor dalıdır.”
Bu açılım Türk Basketbolu için daha bir geçerlidir, ama başka bir spor dalı için daha da ve daha da geçerlidir.
O da 1923’den beri Türk Futbolu’dur.

Ben de buna istinaden Salı akşamı yemeğimi yedim, saatimi kurdum, 7 gibi yattım, maçın bitmesine 10 dakika kala kalktım, penaltımı seyrettim, top direkten döndü onu seyrettim, Arda’nın klasikleşmiş röportajını seyrettim, dişimi fırçaladım ve yattım.

Ve maç sonunda Hiddink’in demecini de seyrettim.
Guus, bizim total futbol, kolektif yapı, teamwork, 4-4-1-1, 4-3-3 gibi detaylarla falan uğraşamayacağımızı, anlasak da uygulayamayacağımızı, uygulasak da zevk alamayacağımızı gördüğünü ve “Türk Tipi Futbol” lafını telaffuz ettiğini duydum.

Çünkü artık o da biliyor ki, Avusturya maçında 80 dakika kulübeden çıkmasına gerek yoktur, zira ne olacaksa son 10 dakika olacaktır.
Çünkü yine biliyor ki, Türkler doğalgaz faturasını saat 16:59’da yatırmaya çalışır, toplantıya, cenazeye, düğüne, gerdeğe herkesten sonra girer, sınava son anda çalışır, ameliyata doktordan sonra gelir yatar, uzay mekiğine bile en son biner.
Hatta bizi o kadar anlamıştır ki, bu maçta bile sevinmez, çünkü önünde 2 maç daha vardır. 2 maç oynanmadan ne olacağı hiç belli değildir.
Fakat bu demek değildir ki önünde 180 dakika vardır.
Önünde sadece her maçtan bir 10 dakika, yani 20 dakika vardır. Belki de 2 maçta sadece 2 dakika vardır. Bunu Yüce Rabbim bile bilemez, Guus Hiddink hiç bilemez.

Guus Hiddink yine anlamıştır ki, bizler Rusya, Kore, Hollanda gibi sistem insanları değilizdir.
Bizlerin lügatinde X,Y,Z, Co2, H20, mc2 gibi bilimsel hiçbir şey yoktur.
Kaldı ki bunların gereği de yoktur.
Bizlerin lügatinde gaz, teşvik, iteleme, rica, minnet, kin, nefret, vefa, hırs, çekememezlik, aşırı özgüven daha önemli yer kaplamaktadır.

İşte o yüzden bizler 4-3-3’den değil, Türk-üç-üç’den anlarız.
İşte o yüzden Türk’ün olduğu yerde sayı olmaz, rakam olmaz, formül olmaz, istatistik olmaz.
İşte o yüzden Türk’ün olduğu yerde çark olmaz, disiplin olmaz, sistem olmaz.
İşte o yüzden dünyanın başka hiçbir yerinde “disiplinin olmadığı yerde kan ve gözyaşı vardır” vecizesi yoktur.

İşte o yüzden bir penaltıcımız bile yoktur.
Ama çok iyi bir frikikçimiz vardır.

Ekranda Mehmet Ali Erbil’den bile çok görünen, her gübreye bir yorumu olan, Türkiye’den gidince ekranlarda sanki daha çok frikik atan, 1-2 aya Kürt sorununa İspanyolca yorum yapacak olan Arda’mız vardır.

Bu herhalde size bütün bunları özetlemiştir.

,

1 Yorum

Acıbadem hastalarını böyle mi ameliyat ediyor?

Ne Aziz Yıldırım, ne Fenerbahçeli Rambo, ne sahaya rakı şişesi atan hayvan, ne de polise pala çeken seyirci. Bu 2 ay bize göstermiştir ki, Mehmet Ali Aydınlar tüm Türkiye Ligi’nin anasını tek başına bellemiştir.

Ne 5 dakikada onaylanmış Play-off’tan, ne hiç alakası yokken çıkan sınırsız yabancı kararından, ne Bursaspor’un cezasının iptalinden, ne çelişkili demeçlerden, ne kılıbık kararlardan, ne de mıy mıy mıy basın toplantılarından bahsedeceğim

Şu an zaten PKK’a desen ki, kardeşim bırak dağı, gel Türkiye Ligi’ni sabote et, yemin ederim bu hale getiremezdi.

Sayın Mehmet Ali Aydınlar…
Şunu anlamıyorum.

Her şeyden evvel Trabzon şampiyonlar ligine gönderiyorsun, ama kupayı Fenerbahçe’den almıyorsun.
Yani sen diyorsun ki benim 2 şampiyonum var.
Bir de her senenin gönüllerin şampiyonu var. Beşiktaş.
Etti 3.

Hadi UEFA senin hazbınt’ın…
Ne dese yapıyorsun.
Ya hala Fenerbahçe’yi niye düşüremiyorsun babacım?
Fenerbahçe neden hala orada?
Ya Norveç’in somonu ünlü, Japon’un suşisi ünlü, bizim sadece kaypak karakterimiz mi ünlü?
Neden bizim her kararımızda kaypaklık var, eyyam var?

Sözlüğe bakıyorum.
Eyyamın İngilizcesi yok. Kaypaklığın da Almancası yok.
Ulan bu kelimeler sadece bizde mi var?

Ya neden bu kadar tırsıyorsun?
Adam hapiste.
Sen neden dik duramıyorsun?
Sen hastanende insanları böyle mi ameliyat ediyorsun?
Sen “Ben kesemem orasını. Şu an neşter yok. Bana tam hasta gibi gelmedi. Yurtdışındaki doktorlara sormam lazım” mı diyorsun?

Eğer sende hala %1 şüphe varsa, adamları niye düşürmüyorsun?
Eğer sende hala %100 kanıt yok ise, adamları niye şampiyonlar ligine göndermedin?
Neden Bursa şampiyonlar ligine gitmiyor?
Beşiktaş niye hala kupa maçı yapıyor?
Beşiktaş ve İ.B.B’nin yarı finalde elediği takımların suçu ne?
Antep’in suçu ne?

Ya Allah aşkına kaldırın şu gizlilik kararını.
Neyse açıklayın şu belgeyi, delili.
Aziz Yıldırım parayı ağzına sokarken mi görülmüş, Emre Belezoğlu paralara yatarak mı girmiş açıklayın artık.

Millet geberecek tansiyondan.
Siz hala iddianame diyorsunuz.

Biliyorsunuz, milletin başına sadece meraktan bir şey gelmiyor.
Eğer siz bir şeyleri açıklamazsanız, Fenerbahçe – Galatasaray ve özellikle Fenerbahçe – Trabzon maçından sonra, başınıza meraktan değil de, daha başka bir şeyden bir şey geleceğini çok iyi biliyorsunuz.

,

7 Yorum

Metrisspor

Diyorlar ki…
Tarihi fırsatı kaçırmışız.

Neyin fırsatı, anam…
Neyin fırsatı?
Zannedersin TFF, PKK’yı elinden kaçırdı.

Tamam, Aziz Başkan içeride.
Babaannenle konuşuyorsun. Aziz Başkan içeride diyorsun, “İyi olmuş. Hak etti.” diyor.
Babaanne, ne yaptı ki adam?
“Bilmem. Hak etti o, hak etti.”
E gördün mü bir şey yaparken? Belge yok, delil yok. Artı gizlilik var.
“Hak etti o, hak etti.”

Diyelim ki, Aziz Başkan suçlu.
Şekip’den Bülent’e, Korcan’dan Lukovcan’a kadar bir sürü de adam attın içeri.
Ellerine sağlık.
E geriye kalanlar?
Adnanlar, Sinanlar, Canlar, Fikretler?

Ben dün gibi hatırlıyorum, Sadri Şener’e soruyorlar, son maç Fenerbahçe maçı ne olacak başkan diye,
“Ne olacak, çıkıp yenilecez” diyor.
Bu ne şimdi?
13 Nisan 23:59’da şaka, 00:01’de kaka mı?

Yani Mehmet Ali Aydınlar, “Düşürün bunları küme” dese, Türk Futbolu temizlenmiş mi olacaktı?
Yani Fenerbahçe, Beşiktaş, Trabzon pis, Galatasaray, Samsunspor, Keçiörengücü temiz, lige başlayın please mi?
Yani bir daha hiç şike olmayacak, amigolara hiç bilet verilmeyecek, oteller kuşatılmayacak, adam dövülmeyecek, peşkeş çekilmeyecek, eyyam olmayacak mı?

Yani sonuç olarak sen diyorsun ki,
MHK, Kulüpler Birliği, İddia tertemiz,
Belediyeler, müdürlükler, şirketler, vakıflar onlardan da temiz.

E peki bu kararı verirken Mehmet Ali Aydınlar tırstı diyelim.
Veya topu taca attı.
E bizim hükümetimiz değil miydi, Amerika Irak’a girerken teskereyi oyalayan?

Hadi Mehmet Ali Aydınlar Aziz Yıldırım’ın adamı.
Ulan Platini’ye de mi cip gönderdi bu adam?
İsviçre’de çantalar mı dolaştı?
Hani UEFA acımasızdı?
Hani belge melge hiç fark etmez en ufak şüpheden bitirin demişti?

Ya bak babacım.

Farkındaysan artık Lig TV değil, Metris TV seyrediyoruz.
Ayriyeten, Metris’te çaktırmadan ufak bir kulüp de kuruldu.
Metrisspor’un başkanı var, antrenörü var, futbol şube sorumlusu var, kalecisi bile var.
Diyeceksin ki, ona bakarsan Silivri’de içeride ufak bir ordu var.

Ama kime söylüyorsun ki?
Yemin ederim memleketi düşman işgal etse kimsenin haberi olmaz.
2 tane futbol adamı içeri girdi diye, herkes savcı, herkes hâkim.
Herkes bütün kanunu yutmuş.
Nasıl atıyor.
Hâlbuki Ergenekon ne diye sorsan, “ne Sergenekon mu” diyecek öküz.

Tarihi fırsatı kaçırmışız.
Ulan neyin fırsatı.
Adamın gencecik oğlu ölüyor mayına basıp.
Kadının 1 aylık kocası kurşunlanıyor.
Sen hala tarihi fırsat diyorsun.
Sanki Apo’yu yakaladık.

Sahi…
Şike, şaibe, teşvik primi tamam da…

Aslında biz Apo’yu yakalasak bütün bu işler biter de…
Neyse…

,

3 Yorum

Euro, kredi notu, Fenerbahçe

Diyorlar ki…
Bu takımlar küme düşerse, Türk Futbolu’nun değeri düşer…

Bak babacım.
Sana neden düşmeyeceğini anlatayım.

78. kanalı açıyorsun.
Geçen senenin en iyi maçlarını veriyor.
Blekpul – Porsumut.

O sırada 77 de bizim müthiş tarihimizin unutulmaz maçlarını veriyor.
Galatasaray – Fenerbahçe.

Blekpul maçına bakıyorum.
Dakika 15.
Maç 2-0.

Galatasaray – Fenerbahçe maçına bakıyorum.
Dakika 35.
0-0.

Blekpul maçına bakıyorum.
Dakika 65.
2-2.

Galatasaray maçına dönüyorum.
Dakika 80.
0-0.

Blekpul, dakika 93.
4-3.

Galatasaray.
Dakika 113.
0-0.

Misal…

Burak Yılmaz’ın Top 10 golünü gösteriyor.
En uzak golü penaltı noktasından…
İtalya’nın ilk 100 golünü gösteriyor.
Ceza sahası içinden gol yok.

Futbolculara quiz yapıyorlar.
Zannedersin, debil yerleştirme sınavı.
Ha bu adamlara şike yaptırmışsın, ha Dünya Kupasını kazandırmışsın.

Bülent Arınç, Bursa maçını vermedi diye TRT’nin kulağını çekeceğim diyor.
Baransu 5.dalga geliyor diyor, demek ki Emenike geri geliyor.
Bülent Tulun, 1 milyon doları Song’un yaşını küçültmek için nüfus memuruna mı verdiniz diye mektup atıyor.
Real Madrid, 109 tane çocukla maç yapıyor, bizde çoluk çocuk spor mahkemesi izliyor.
Teoman müziği bırakıyor, dağın haberi olmuyor.

Kusura bakma da…
Bu kadar abuk sabuk şeyin olduğu yerde Türk Futbolun düşecek bir değeri var mıdır?

O yüzden;
Euro düşer, Amerika’nın kredi notu düşer, Fenerbahçe nah düşer.

Pardon…pardon…
Türk Futbolu nah düşer.

, ,

8 Yorum